Yaz Geliyorsa Gelsin!

Yaz aylarına ve Ramazan ayına günler kala hepimizi bir telaş sardı. Kış aylarında fark etmeden aldığımız kiloları vermek için kolları sıvadık. Zafere ulaşmak için her yol mubahtır dediğinizi duyar gibiyim. Hemen bilgisayarlarınıza, akıllı telefonlarınıza sarılıp internetten size en kısa zamanda en fazla kilo kaybını sağlayacak diyeti buldunuz. Ölümüne bu diyete başladınız ve gece gündüz ne yemeniz gerektiğini veya daha çok yemek isteyip de neleri yemediğinizi düşünüp mutsuz olmaya başladınız. Üstelik işler istediğiniz gibi de gitmiyordu. Eskisi kadar kısa sürede kilo veremediğinizi ve aslında kaç yazdır aynı yöntemle 3 kilo verip sonrasında 5 kilo aldığınızı fark ettiniz.

Daha sonrasında bu işin sadece diyetle çözülemeyeceğine karar verip  “Galiba artık biraz spor yapmalıyım.” düşüncesi ile spor salonu arayışına girdiniz. Ama dile kolay tam 9 aydır hiç spor yapmıyordunuz. Her yaz denediğiniz ve beğendiğiniz spor salonu üyeliğini yenilettiniz. Veya eşinize, kardeşinize ve en yakın arkadaşınıza durumu anlatıp onları her akşam sizinle yürümeye güç bela ikna ettiniz. “İlk haftalar her zaman diyete alışma haftasıdır.” dediniz, ikinci haftayı beklediniz, sonra 3. haftayı… Akşam yapılan organizasyonları, iş-ev yorgunluklarını bahane ederek daha seyrek spor yapmaya başladınız ve özel derslerinizi ekmeye başladınız.

Spor yapmamak için birçok sebep bulurken yapmak için sadece tek bir sebep vardı. Diyet derseniz kaçamaklar zaten 2. haftadan başlamıştı ve sonunda vazgeçtiniz. Sürecin sonunda kilo vermediğinizi, aksine kilo bile aldığınızı fark ederek kendinize olan inancınızı kaybettiniz. Yazlığa veya bir sene beklediğiniz yıllık izninize, istemediğiniz bir vücutla gitmek durumundasınız artık. İşin kötü yanı, sağlığınızı her yaz biraz daha fazla bozduğunuzun farkında bile değilsiniz.

Filmi başa saracak olursak, sağlıklı bir kiloya ve zinde sportif bir bedene sahip olmak için yaz aylarının gelmesini beklememek gerekiyor. Yaşadığınız her gün, her ay ve her mevsim sizin için aynı değerde olmalı yani aslında bedeniniz her zaman bu ilgiyi hak ediyor. Çok ciddi açlık çektiğiniz ve size suni kilo kayıpları yaşatacak diyetler, sağlığınızı bozmaktan başka hiçbir işe yaramıyor. Bedeninizi dinleyip ona en iyi gelecek beslenme modelini belirlemek ve bunu bir yaşam şekline dönüştürmek sizin elinizde.

Tavsiyeler

  • Her öğününüzde mutlaka 4 temel besin grubu olan et, sebze-meyve, tahıl ve süt grubuna yer verin.
  • Düzenli fiziksel aktivite yapın. Ve bu aktivite hayatınız boyunca sürdürebileceğiniz bir şey olsun.
  • Günde en az 1,5 litre su için.
  • Fazla şeker, yağ ve tuzdan uzak durun.
  • Alkol tüketiyorsanız azaltın.
  • Sigara içiyorsanız azaltmayı hatta bırakmayı deneyin.

Son olarak, sağlıklı beslenmeyi ve hareket etmeyi belli bir süre içinde yapılması gereken bir görevmiş gibi yapmayın. Bu sistemi hayatınıza entegre edin; bedeninizle barışın ve mutlu olun.