Yaz Mevsiminin Vazgeçilmez İkilisi: Karpuz – Peynir

Türk olarak tarih sahnesinde rol almaya başladığımızdan beri beslenme, kültürümüzün bir parçası olarak bizlerle bugüne kadar gelmiş ve Türkler bu anlamda da dünya çapında adını duyurmuştur. Dünyada bulunan en ünlü mutfaklardan biri olan Türk mutfağının ünlenmesindeki temel faktörlerden biri de atalarımızın öncelikle halkını aç ve çıplak bırakmamaya dikkat etmesi ile temellenmiştir. Atalarımız kendi coğrafyalarında olmayan besinleri dahi halkına sağlamak için sosyal, siyasi, iktisadi ilişkiler kurmanın yanında gerektiğinde bunun için savaşmışlardır.

1.yüzyıldan itibaren yerleşik hayat düzenine geçen Türk topluluklarında et ve süt başta olmak üzere hayvansal ürünlerin tüketimi söz konusudur. Örnek verecek olursak Kaşgar Türklerinin temel beslenmesine buğday ve un yer alırken, hayvansal besinlerin tüketimi daha baskın haldedir.

Kaşgarlı Mahmut’un 1072-1074 yıllarında kaleme aldığı Divanü Lügat-it Türk adlı eserinde ‘udma’ ve ‘udhıtma’ kelimeleri ile geçen sütü uyutmak olarak betimlenen taze peynir geçmektedir. 12 -13. yüzyıllarda yazıldığı bilinen Dede Korkut eserinde ise ilk kez ‘peynir’ sözcüğü ile karşılaşılmaktadır. Göç sistemi ile yaşayan atalarımız sayesinde peynir sözcüğü Orta Asya’dan dilimize geçmiştir.

Ekmeğini taştan çıkaran Anadolu halkı peynir grubuna asla yabancı durmamış ve sütten üretilebilecek her türlü peynir çeşidini üretmiştir. Çökelek, lor, kurut, beyaz peynir bunlardan birkaçıdır.

Türkiye’de en çok tüketilen peynir çeşidi ise kuşkusuz beyaz peynirdir. Peynir üretiminde peynir mayasının süte eklenmesi ile sütün kesilmesi sonucunda peynir elde edilir. Yaklaşık olarak yarım kilogram peynir için 4 litre kadar süt kullanılmaktadır. Peynir tüketimi her yaş grubu bireyleri ilgilendiren, günlük olarak tüketilmesi gereken bir besindir. Ancak bazı peynir çeşitlerinde bireylere özgü hassasiyetler gelişebilmekte, sonucunda ise migren ve alerjik durumlar görülebilmektedir.

Peynir protein ve kalsiyum açısından oldukça zengin, iyi bir fosfor ve B12 vitamini kaynağıdır.

Yüksek kolesterolü ve kilo problemi olan bireyler peynir tüketimi için az yağlı olan gruplardan tercih etmeli ve günlük alması gereken miktarın dışına çıkmamaya özen göstermelidir.

Vejetaryen bireyleri için iyi bir protein kaynağıdır.

Laktoz intoleransı olan kişiler tüketebileceği bir süt ürünüdür.

Penisiline karşı duyarlılık gösteren kişiler rokfor ve penisilin kullanılarak yapılan peynir çeşitlerinden uzak durmalıdır.

100 gramı 309 kaloriye karşılık gelen beyaz peynirin yanına toplum olarak en çok yakıştırdığımız meyve ise karpuz efendim. Sıcak yaz günlerinin sonlarını yaşadığımız şu günlerde çok geç olmadan bi karpuz-peynir ikilisini afiyetle tüketin derim.

Karpuz ise tüketildikten sonra hızla dolaşım sistemine katılan bir karbonhidrattır yani glisemik indeksi yüksek olan bir meyvedir. Antrenman dönemlerinde de tüketilebilecek bir meyve olan karpuz tüketimi için antrenman süreci ve sonrası tüketim için uygun zamanlardır.

Aynı zamanda antioksidan özelliğinden dolayı kalp damar sağlığını korumakta,  prostat kanseri gelişimini de engellemektedir. Karpuz içeriğindeki  %90 oranında su miktarı ile toksik maddeleri vücuttan uzaklaştırır.

Yüksek potasyum içeriği ile böbrek koruyucudur.

C ve A vitamini içeriği ile de bağışıklık sistemi ve görme fonksiyonları üzerine olumlu etkiler gösterir. Tansiyonu düzenlemekte rol oynar.

100 gramı 30 kaloriye karşılık gelen karpuz, kilo problemi olan bireylerin tercih edebileceği bir meyvedir.

Karpuz ve peyniri, şeker rahatsızlığı olan bireyler de bir arada tüketebilir. İyi bir ara öğün örneği olan karpuz-peynir ikilisini yaz aylarında ferahlamak için kontrollü olarak tüketmek sağlığımız için faydalı olacaktır.

Ancak bu ikiliyi ana öğün haline getirmemek gerekir. Aksi halde kilo alımı gözlenmekle beraber, yüksek glisemik indeksli olan karpuzun, tüketilmesi sonucunda kan şekeri kontrolü sağlanamaz.(Yaz Bitmeden)

Kaynakça

  • İlhan ŞEN, Y. Ö. (2003). BESİNLERİN GLİSEMİK İNDEKSİ VE SPORCULARIN BESLENMESİ. Beden Eğilimı ve Spor Bilımlerı Dergisi, 1-4.
  • TALAS, M. (tarih yok). Tarihi Süreçte Türk Beslenme Kültürü ve Mehmet Eröz’e Göre Türk Yemekleri. TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DERGİSİ, 274-283.
  • Türkeri, L. (tarih yok). Prostat kanseri için koruyucu beslenme özellikleri ‘chemoprevention-gıda’. ÜROONKOLOJİ BÜLTENİ, 16-21.
  • ÜNSAL, A. (1998). TÜRKİYE PEYNİRLERİ. SKY LIFE, 57-67.(Yaz Bitmeden)