YAYGIN 7 EBEVEYN TUTUMU

1.Şiddetli Reddedici Ebeveyn Tutumu

  • Reddetme, bir anlamda çocuğun bedensel ve ruhsal gereksinmelerini karşılamayı aksatacak kadar, çocuğa karşı düşmanca duygular beslenilmesidir.
    Şiddetli reddedici tutumu olan ailelerde, çocuğa karşı düşmanmış gibi davranılır. Şefkat, sevgi ve sıcaklık verilmez. Öz evlatları olduğu halde çocuk, anne baba tarafından üvey evlat muamelesi görmektedir. Bazen sadece anne bazen de sadece baba çocuğu reddeder. Ama genelde aile içinde çocuğa soğuk davranılır.
  • Beğenilmez ve her yaptığı devamlı eleştirilir. Çocuğun eksik ve yanlış davranışları araştırılır. Çocuğa baskı yapmak için her türlü fırsat kollanır. Çocuğun iyi yönleri değil de devamlı kötü yönleri su yüzüne çıkarılır. Her türlü angarya bu çocuğa yıkılır. Bazen diğer çocuklar da bu muameleden nasiplerini almaktadırlar. Ama genelde günah keçisi olarak bir çocuk seçilir. Reddedilen çocuğa evdeki diğer çocuklardan farklı davranılır.
  • Aile; sıcak, sosyal ve güven verici havadan kesinlikle yoksundur. Aile içi yaşam; gerilim, çatışma ve kavgalarla doludur.
  • Anne baba çocuğu sevmemekte, anlamamakta ve onu diktatörce yönetmeye çalışmaktadır.

2.Kayıtsız ve Pasif Ebeveyn Tutumu

  • Pasif ve kayıtsız ebeveyn, çocuğun davranışları karşısında “ilgisiz ve kayıtsız” davranışlar sergileyen anne babadır. Onlar için çocuğun varlığı ve yokluğu belli değildir. Bu gruba giren anne babalar, hoşgörü ile boş vermeyi birbirine karıştırmaktadırlar.
  • Anne baba, çocuğa karşı çocuğun kendisini rahatsız hissedeceği kadar kayıtsız kalabilmektedir. Çocuğu ihmal eden anne baba, zorunlu hallerde çocukla yüzeysel bir ilişki kurabilmektedir.
  • Çocuk, anne babayı rahatsız etmediği müddetçe, görünürde çocukla ilgili pek bir problem yoktur. Eğer çocuk anne babayı rahatsız eder ve onların yollarına çıkıp engel teşkil ederse, anne baba çocuğa karşı düşmanca bir tutum ve tavır takınır. Çocuğu düşman kuvvet ilan ederler. Daha sonra ise çocuğa karşı yine kayıtsız bir tutum sergilerler.
  • Anne babaların kişilik yapıları değişkendir. Rahat, sessiz, vurdumduymaz ve pasif oldukları gibi saldırgan da olabilirler.

3.Baskıcı, Otoriter, Katı ve Sıkı Ebeveyn Tutumu

  • Çocuğunu, kendi ideallerinde yaşattığı kalıplara uygun küçük bir yetişkin yapma çabasıyla yola çıkan ana babaların çoğunlukla katı, baskıcı ve hoşgörüsüz bir tutum içinde olduklarını görürüz. Çocuğumuz bizden yaşça, bedence ve ruhça küçük olabilir fakat bu, çocuğumuzun bizim bir model küçüğümüz olması anlamına gelmez. O henüz bir çocuktur. Evet çocuktur. Yaramazlık ve hatalar yapması kadar daha doğal ne olabilir ki?

4.Dengesiz, Kararsız ve Tutarsız Ebeveyn Tutumu

  • Çocuk eğitiminde tutarsızlık çok yönlüdür. Çocuğun belli bir davranışı, kimi zaman hoş görülmesi, kimi zaman da aynı davranış yüzünden ceza alması, çocukta cezanın anlamı ve suçun niteliği hakkında kuşkular uyanmasına neden olur. Acaba çocuğun bu davranışı, anne babanın belirli bir anında, örneğin; işten yorgun argın geldiklerinde, sinirli olduklarında veya evde misafir olduğunda mı yanlıştır, sakıncalıdır? Yoksa her zaman mı sakıncalı ve uygun değildir?

5.Amaçsız Hoşgörülü Ebeveyn Tutumu

  • Anne babanın çocuklarına karşı hoşgörü sahibi olmaları, çocukların bazı kısıtlamalar dışında, arzularını diledikleri biçimde gerçekleştirebilmelerine izin vermeleri anlamına gelmektedir. Düzeyli hoşgörü sahibi olan anne babaların çocukları, evlerine yönelik olumlu bireyler olurlar. Hoşgörü normal düzeyde ise, çocuk kendine güvenen, yaratıcı ve toplumsal birey olarak karşımıza çıkar. Amaçsız hoşgörüdeki durum ise yukarıda anlatmaya çalıştıklarımdan biraz farklıdır.
  • Anne baba ev içinde ve dışında, çocuğun kendilerini rahatsız etmemesi şartıyla, çocuğu tüm davranışlarında serbest bırakır. Çocuk bir müddet sonra “Anne babamı rahatsız etmezsem, her şeyi yapabilirim.” demeye başlar.
  • Böyle anne babalar, hoşgörülü tutumlarından kolay kolay ayrılmak istemezler. Çünkü çocuğa dilediğini vermenin ona karşı koymaktan daha kolay olduğu düşüncesine inanmışlardır. Çocuğu en kolay metotla büyütmektedirler. Çocuğun istekleri “Bırak ver de ağlamasın, çocuk üzülmesin.” veya “Çocuktur yapar, siz hiç çocuk olmadınız mı?” denilerek yerine getirilmeye çalışılır. Kendi yaşamadıkları çocukluklarının, çocukları tarafından yaşanmasını isterler. Böyle bir tutum, çoğunlukla çocuğu cezalandırmaktan korkmanın ve çocuğa bebek muamelesi yapmanın bir dönüşümü olarak ortaya çıkmaktadır.

6.Mükemmeliyetçi Ebeveyn Tutumu

  • Mükemmeliyetçi anne baba, her şeyin en iyisini çocuğundan bekler. Kendi gerçekleştiremediği yaşantıları çocuklarının gerçekleştirmesini ister. Mükemmeliyetçi anne babanın çocuğu sınıfın birincisi ve hatta okulun birincisi olmalıdır. Ayrıca çok iyi resim yapmalı, şarkı söylemeli, iyi konuşmalı, lider olmalı, iyi yüzmeli, koşmalı ve herkesin parmakla göstereceği, örnek davranışlar sergileyen bir çocuk olmalıdır. Hayır! Böyle ailelerde, çocuk asla çocuk olmaz. Çocukluğunu yaşayamaz.

7.Kabul Edici, Güven Verici, Hoşgörülü ve Demokratik Ebeveyn Tutumu

  • Anne babanın çocuğu kabulü, sevgi ve sevecenlikle ele alması, çocukla ilgilenmesi şeklinde davranışa yansımaktadır. Kabul eden anne baba, çocuğun ilgilerini göz önünde tutarak onun yeteneklerini geliştirecek ortamı hazırlar. Kabul gören çocuk, genellikle sosyalleşmiş, işbirliğine hazır, arkadaş canlısı, duygusal ve sosyal açıdan dengeli ve mutlu bir bireydir.
  • Anne baba, birbirlerine ve çocuklarına karşı olan duygularında net ve açıktır. Aile içinde güven ve şeffaflık vardır. Aile huzurludur. Problemlerle nasıl baş edebileceklerini birlikte araştırırlar. Bu ortamda yetişen çocuğa, kişilik özellikleri de aynen yansır.
  • Ana babaların çocuklarına karşı hoşgörülü olmaları; çocuklarını desteklemeleri, bazı kısıtlamaların dışında çocuğun istek ve arzularını yerine getirmeleri anlamına gelmektedir.

Anne-Baba Davranışlarının Çocuk Üzerindeki Etkileri

Çocuğun zeka ve kişilik gelişiminin temelinde annenin ve babanın davranışlarını buluyoruz. Onların tek tek kişilikleri, birbirlerine olan davranış ve tutumları ve çocuklarına gösterdikleri ilgi ve davranış biçimleri gerçekten çok önemlidir. Çocuğun zeka ve kişilik gelişiminde, özellikle anne ve baba davranışlarının büyük rolü vardır.

Bazı çocuklar ileriki yaşamında tıpkı anne ve babası gibi davranır.

Bazı çocuklar öyle zorlanmıştır ki, reaksiyon olarak, kendisine yöneltilen davranış ve eğitim tarzının tam tersini seçer. Doğru ya da yanlış olduğunu gözetmeden… İçinde birikmiş acı ve sorunlar nedeniyle…

Bazıları da, kendi anne ve baba davranışlarını bilinçli bir yorum süzgecinden geçirir ve en iyisini, en doğrusunu uygulamaya çalışır.

  • “Benim doktor olmamı isterdi annem… Olamadım… Bari oğlum doktor olsun. Bunu sağlamak zorundayım…”

Ya da

  • “Okutmak için boşuna zorladılar beni… Zamanım boş yere harcandı. Ben çocuğumu okutmayacağım. Bir an önce hayata atılsın ve para kazansın.”

Ya da

  • “Onun annesi ve babası olarak görevimizi seve seve yapacağız. Neye yeteneği varsa ve ne olmak isterse öyle olsun. Eğitmek, yetiştirmek, mutlu ve verimli olmasına yardım etmek en büyük görevimiz bizim…”

Bu ve benzeri davranışlara çok sık rastlamaktayız. Genellikle çocukların öğrenim ve eğitimlerinde anne ve babanın idealleri büyük rol oynamaktadır. Çocuklarında adeta kendilerini gerçekleştirmek istemektedirler. Kişilik özellikleri tam gelişmemiş olan “BÜYÜK ÇOCUKLAR”dır bunlar… Kendi geçmişlerinden, kendi çocukluk sorunlarından sıyrılamamış olan büyük çocuklardır..


Uzman Psikolog Abdulkadir ILGAZ’ın yazıları için tıklayınız…


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

two + 9 =