Yaş Dönemlerine Göre Cinsel Gelişim

Cinsel kimlik gelişimi yaşamın ilk yıllarında oluşmaya başlar. Çalışmalar, cinsel gelişim sürecindeki çocukların kendi cinsiyetlerini ortalama 30 aylıkken anlamaya başladıklarını göstermiştir. Fakat son çalışmalar, bebeklerin ve çocukların cinsel kimliği ve cinsiyete özgü tanımları anlama yaşlarının daha küçük olduğunu göstermiştir.

Quinn ve arkadaşlarının (2002) yaptığı deneysel bir çalışmada; bebeklerin kadın yüzlerini tercih ettikleri, 3 – 4 aylıkken bile erkek ve kadın ayrımı yapabildikleri görülmektedir. 6 aylıkken yüzleri ve sesleri cinsiyetlere göre ayırt edebilmekte, yüzler ve sesler arasında ilişki kurabilmektedirler. 10 aylık bebeklerin cinsiyete özgü nesneler ile kadın ve erkek yüzleri arasında ilişki kurabildikleri gösterilmiştir.

1 – 3 yaş arasında genital bölgedeki farkındalık; alt ıslatma, değiştirme ve tuvalet eğitimi ile artış gösterebilir. Sonrasında çocuğun motor hareketlerindeki becerilerinin artışı ile vücuda dokunma, ilgi, merak ve keşif devam eder. 2 – 3 yaşlarında çocukların bu konuda soru sormalarında artış gözlenebilir.

Dört yaşına gelen bir çocuk, toplumda kadın erkek ayrımını yapabilir. Kendini kız ya da erkek olarak tarif edebilir. Okul dönemine başlayan çocuklarda ise kızlar kızlarla, erkekler ise erkeklerle birlikte vakit geçirmeye başlarlar.

Ruh sağlığı alanında yaşanan sorunları sınıflayan DSM-5’e göre, cinsel gelişim sürecinde bir çocukta aşağıdaki 8 maddenin 6’sı olduğunda cinsel kimliğinden hoşnut olmama durumundan söz edilebilmektedir.

  • Karşı cinsten olmayı çok isteme ya da karşı cinsten olduğu konusunda diretme.
  • Erkeklerde, karşı cinsin giysilerini giymek isteme ya da kadınsı giyime ileri derecede öykünme vardır; kızlarda, yalnızca erkek giysilerini giymek isteme, kadınsı giysiler giymeme konusunda çok diretme vardır.
  • İmgesel ve düşlemsel oyunlarda karşı cinsin yerine geçmeyi çok ister.
  • Genelde karşı cinsin oynadığı oyuncakları, oyunları ya da etkinlikleri oynamayı çok ister.
  • Oyun arkadaşlarını karşı cinsten seçmeyi çok ister.
  • Erkeklerde, erkeksi oyuncaklara, oyunlara ve etkinliklere karşı çıkma ve itiş – kakış oyunlardan belirgin kaçınma vardır; kızlarda, kızların oynadığı oyuncaklara, oyunlara ve etkinliklere belirgin karşı çıkma vardır.
  • Cinsel anatomisinden hiç hoşlanmama.
  • Kişinin yaşadığı cinsel kimlikle eşlesen birincil ve/veya ikincil cinsel özelikleri çok isteme.

Cinsel Eğitim Konusunda Ailelere Öneriler

  • Çocuk bu konu ile ilgili soru sormaya başladığında, kime sorduğu fark etmeksizin -anne ya da baba- çocuğun kafasının karışmayacağı, sade bir şekilde anlatılmalıdır.
  • Çocuk soru sorduğunda yaşına uygun ve anlayacağı şekilde cevaplar verilmelidir. Eğer anne – baba nasıl anlatacağını bilmiyorsa açıklama yapabilmek için çocuktan süre isteyebilir.
  • Cinsel eğitim; çocuğun cinsiyet algısına sahip olması, hem kendisinin hem de başkasının bedenine saygı duyması, bedenini tanıması ve cinsiyet sınırlarını öğrenmesi açısından önemlidir. Bu sebeple, çocuğa açıklama yapmaktan kaçınmamak gerekir. Anne – baba cevap vermekten kaçındıkça çocuk daha çok merak etmeye başlayabilir veya farklı kişilerden, araçlardan sorularının cevabını öğrenmeye çalışabilir.
  • Çocuğun izleyeceği şeylerin aile tarafından önceden izlenmesi, içerik olarak çocuğa uygun olduğu görüldükten sonra çocuğun izlemesine müsaade edilmesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
  • 4 – 5 yaşlarından itibaren çocuğa mahremiyet bilinci aşılanmalıdır. (Çocuk; anne veya baba ile birlikte banyoya girmemeli veya çıplak dolaşmamalıdır).

Psikolog Kübra DURSUN‘un yazıları için tıklayınız…


Cinsel Gelişim ve Eğitimle İlgili, İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

two × 2 =