Gerçek Tarih ve Doğru Bilinen Yanlışlar

Tarih kitaplarında okuduklarınıza ve size söylenenlere inanmak için acele etmeyin. Yıllar boyunca doğru bilinen pek çok bilginin yanlış olduğu kanıtlanmıştır. Bazı bilgiler gerçek olaylardan gelir, sağlam kanıtlara dayanır ve bunların yanlış olma olasılığı çok azdır. Ancak bazı bilgiler kulaktan kulağa söylene söylene gelmiştir ve kesinliği konusunda şüpheyle yaklaşılmalıdır.

Şimdi sizlere gerçekte hiç yaşanmamış olan ya da yanlış bilinen 5 tarihi olayı paylaşacağız. Birçoğunuz okuyunca çok şaşıracak…

1. Roma Yanarken Nero’nun Lir Çalması ve Aryalar Söylemesi

Roma yanarken kim lir çaldı, aryalar söyledi? sorusuna “Nero” cevabını verirseniz alacağınız puan (0) olacaktır. Efsaneye göre, M.S.64’te İmparator Nero, yangını başlatmış ve Maecenas Kulesi’ne tırmanarak yangını izlerken lir çalıp aryalar söylemiştir.
Ancak dönemin tarihçilerinden Tacitus’a göre, Roma yandığında Nero Roma’dan 30 km uzakta bulunan Antium köşkündeydi. Gerçekten de Nero iyi biri değildi (annesini kendine metres olarak almış ve ölüme yollamıştır). Buna rağmen tarihçiler Roma’yı Nero’nun siyasi rakiplerinin yaktığını ve suçu Nero’ya yüklediğini düşünmektedir. Aslında Nero, yangını söndürmeye çabalayan, evsiz kalanlara barınak ve yiyecek sağlayarak yeni şehri tasarlayan bir kahramandı.

2. Çin Seddi Aydan Görülebilir!

Ay’da durup dünyaya baktığınızda pek çok şey görebilirsiniz ancak Çin Seddi bunların arasında yer almaz. Richard Halliburton 1938 yılında Marvel’in İkinci Kitabı’nda Çin Seddi’nin aydan görülen tek insan yapımı nesne olduğu ifadesine yer vermişti ve yıllarca uzaydan görüldüğü söylenmişti.
Çin Seddi 9 metreden biraz daha geniştir ve çevresiyle çok yakın bir renge sahiptir ve bu nedenle dünya yörüngesinden ideal koşullarda bile görülmesi oldukça zordur. Aydan görülmesi ise ancak teleskopla mümkün olabilir. Çıplak gözle görülmesi imkansızdır.

3. Ekmek Bulamıyorlarsa Pasta Yesinler!

Marie Antoinette, muhtemelen söylediği pek çok şey için pişman olmuştur ama hiçbir zaman fakir Fransızlar için “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler.” dememiştir.
1766 yılında Jean Jacques Rousseau Confessions’ı yazarken kitabında ünlü bir prensesin bu ifadeyi kullandığına yer vermişti ve bu ifade Fransa Kraliçesi ve Louis XVI’in eşi Marie Antoinette’ye atfedildi. Ancak Marie Antoinette böyle bir ifade kullanmamıştı, zaten 1766 yılında sadece 11 yaşında bir çocuktu. Tarihçiler Rousseau’nun prensesinin Louis XVI’dan ve Marie Antoinette’den 75 yıl önce hüküm sürmüş olan Louis XIV’in eşi Marie Thérèse olabileceğini düşünmektedirler.

4. Sindirella’nın Cam Ayakkabıları

Kime sorsanız Sindirella’nın baloya cam ayakkabılarla gittiğini söyler. Ama tarihçiler masalın bu bölümünün yanlış olduğuna inanıyor. Bu peri masalının, bazıları dokuzuncu yüzyıla kadar uzanan 500’ün üzerinde versiyonu bulunmaktadır. Bu masallarda Sindirella; büyülü altın, gümüş veya başka nadir metallerle, bazıları mücevherlerle kaplı ayakkabılara sahip olarak görülür ancak hiçbirinde ayakkabısı cam değildir.
İlk Fransız versiyonlarında Sindirella, sincap kürkünden ayakkabılar giyer. 1697 yılında Fransız yazar Charles Perrault kendi versiyonu olan Cendrillon’u yazdı ve bu versiyonda Fransızca bir kelime olan “vair” bulunmuyordu. Büyük ihtimalle Perrault bu kelimenin okunuşunun Fransızca’da “vair” ile aynı olan ve cam anlamına gelen “verre” olduğunu düşünmüştü. Cendrillon’dan sonra yazarın yaptığı bu kelime hatası nedeniyle Sindirella, cam ayakkabılar giymeye mahkum oldu. Tarih

5. Baltacı ve Katerina

Sadrazam ve Serdar-ı Ekrem (Osmanlı İmparatorluğu Başbakanı ve Başkomutan) Osmancıklı Baltacı Mehmed Paşa, 20 Temmuz 1711 günü, Çar Büyük Petro’nun yönetimindeki Rus ordusunu Prut’ta (Moldova) çepeçevre kuşattı. Petro’nun çadırında 27 yaşındaki metresi Katerina da bulunuyordu ki Çar’la nikahlanıp 1725’te Petro ölünce hükümran imparatoriçe olarak yerine tahta geçmiştir(Prut’ta Çar 39 ve Baltacı 51 yaşlarında idiler). Katerina’nın o gece Baltacı’nın otağına gidip geceyi geçirmesi ve mücevherlerini vermesi, masaldan ibarettir. Katerina, mücevherlerini Mareşal Şeremetiev’le göndermiş, ne gece ne gündüz Baltacı ile asla yüz yüze gelmemiştir. Bu gerçeği bugün, bütün tafsilatı ile biliyoruz. Tarih