Kilitli Kapıların Ardındaki Çığlık: Vajinismus

Dil söylemese de beden konuşur; zihin unuttuğunu sansa da beden unutmaz. Ondandır bedenimizin verdiği tepkiler. Bize anlatmak, bize duyurmak istedikleri vardır aslında. Kah baş ağrısıyla kendisini gösterir kah bunun adı vajinismus olur.

Cinselliğin konuşulmasının oldukça güç olduğu bir toplum içerisinde yaşamaktayız. Kulaktan dolma bilgiler ya da internetten edinilen yalan yanlış bilgilerle cinselliğe dair doğru bilgiler edindiğimizi varsayarız. Çeşitli mitleri içselleştirerek bunları gerçeğimiz gibi yaşayıp kaderimiz belleriz. Esas olan gerçek ise cinselliğin zaman içerisinde öğrenilebilen, keyif ve haz veren, güzel sevişme sanatından ibaret olduğudur.

Günümüzde dahi çiftlerin çeşitli cinsel sorunlarla psikiyatriye başvurduğunu bilmekteyiz. Bu sorunlar; cinsel isteksizlik, erken boşalma, ereksiyon problemi, vajinismus, disparoni şeklinde seyredebilmektedir. Cinsel sorunlar nedeni ile gelen kadınlarda ise Vajinismusun yaygın bir sorun olduğu gözlenmiştir. Ülkemizde yapılan bir çalışmada, Vajinismusun görülme sıklığının %15.3 olduğu görülmüştür (Yılmaz 2007). Cinsel işlev bozuklukları polikliniklerinde yapılan araştırmalarda ise vajinismus sıklığının %66-75.9 olduğu saptanmıştır (Şimşek ve ark. 2003, Doğan 2009).

Vajinismus Nedir?

Oldukça yaygın olduğu bilinmekte olan vajinismus, DSM-IV-TR’de cinsel fonksiyon bozukluğu olarak tanımlanmıştır. Cinsel ağrı bozukluklarının bir alt kategorisi olarak sınıflandırılmıştır. Vajinismus için temel tanı kriteri ise “vajinanın dış üçte birindeki kaslarda cinsel birleşmeyi engelleyecek, yineleyici bir biçimde ya da istem dışı kasılmanın olması”dır.

Kasılmanın şiddeti; çok az gerginlik ve rahatsızlık oluşturmaktan cinsel birleşmeyi tamamen engellemeye kadar değişebilmektedir (Amerikan Psikiyatri Birliği, 2000). DSM-IV-TR tanı kriterlerinde ağrı, vajinismus için temel bir özellik olarak belirtilmese de sıklıkla vajinismus sorunu ile gelenlerde görülebilmektedir (Reissing ve ark. 2004, de Kruiff ve ark. 2000). DSM V’te ise vajinismus ve disparoni aynı alt başlıkta ele alınmış olup “cinsel organlarda ve pelviste ağrı ve içe girme bozukluğu” olarak isimlendirilmiştir.

Vajinismus, beden bütünlüğünü korumak adına geliştirilen bir nevi fobik refleksif bir tepkidir. Seks yapma korkusudur. Şiddet algısına cevap olarak, bir bakıma koruyucu işlev görme amacıyla gelişir ancak kişinin hayatında, işlevselliğinde belirgin bir bozulmaya yol açmaktadır.

Çiftler Nasıl Etkilenir?

Kadınlar için bu durum panik atak benzeri bir bozukluktur. Vajinada veya bazen bedenin tümünde kasılmalar, terleme, kalp çarpıntısı, aşırı korku ve heyecan, eşi itme, kendini geri çekme, ölüm hissi, tiksinti, bulantı, kusma vb. tepkiler gelişebilir. Zamanla kadın kendini yetersiz, değersiz görmeye başlayabilir. Depresyon, konsantrasyon kaybı, özgüven eksikliği, cinsel isteksizlik bu belirtilere eşlik edebilir.

Erkekler için ise bu durum bir duvara çarpmak gibidir. Duygusal tepkiler; şaşkınlık, gerginlik, öfke, üzüntü, kabullenme veya görmezden gelme şeklinde görülebilir. Zaman içerisinde cinsel isteksizlik, erken boşalma, ereksiyon sorunları görülebilmekle birlikte şiddet uygulama, eşini aşağılama, aldatma ya da boşanma ile de sonuçlanabilir.

Vajinismusun Nedenleri

  • Cinsel Mitler: İlk cinsel deneyimin çok ağrılı ve sancılı olacağı, aşırı kanama olacağı, kızlık zarının yırtılıp parçalanacağı, penisin vajinanın içinde kalıp kilitleneceği, bayılma/ölme korkusu, pisleneceğine dair inanış ve cinselliğin iğrenç olduğu algısıdır. Kızlık zarının tıpkı bir soğan zarı gibi olduğu ve vajina girişini tamamen kapattığı şeklindeki algı parçalanma, yırtılma, aşırı acı duyma ve kanama korkularını pekiştirmektedir. Halbuki kızlık zarı tıpkı bir lastik tokası gibidir. Oldukça esnek yapıya sahiptir ve vajina girişini tamamen kapatan bir yapı değildir. Cinsel uyarılmalarla ıslanan, genişleyen ve uzanan vajina, penisi içine almak için hazır beklemektedir. Bu bakımdan acı yerine zevk veren bir süreçtir.
  • Sosyokültürel Etkenler: Özellikle ataerkil toplumlarda dayatılan cinselliğin sadece üreme amaçlı olup, kadınların erkekleri memnun etmek için katlandıkları ve cinsellikten zevk almadıkları bilgisinin kadınların cinselliğe dair olumsuz bakış açısı geliştirmelerinde önemli bir yeri olduğu düşünülmektedir. Geleneksel toplumlarda yaygın olduğu gözlenen yeni evlenecek çiftlerde, ailenin daha büyük büyük kadın üyesinin kendi ilk gece deneyimini geline anlattığı bilinmektedir. Klinik gözlemler, paylaşılan bu bilginin genellikle cinsel birleşmenin kadında dayanılmaz bir acıya yol açtığı ve birkaç gün sürdüğü gibi gerçekçi olmayan felaketleştirici tarzda olduğu yönündedir. Bu bilgi ise ilk gece korkusunu daha da artırmakta ve kişinin ağrılı bir ilişki beklentisine girmesine ve korku duymasına yol açabilmektedir.
  • Bilgi ve Tecrübe Eksikliği: Cinsel konulardaki bilgisizlik ya da yanlış bilgilenme sonucu oluşan önyargılar; cinsellikten aşırı kaygı duyma, suçluluk duyguları, gerçekçi olmayan beklentiler gibi sorunlara yol açarak cinsel işlev bozukluklarının oluşumunda önemli yer tutmaktadır. Cinsel eğitimsizlik nedeniyle kadınların kendi cinsel organlarını tanımamaları, bekaret kavramına verilen abartılı önem, cinsel deneyimin aşamalı gelişmeyip doğrudan cinsel birleşme ile başlaması ve genel cinsellik anlayışındaki tabular, vajinismusun gelişiminde ve sürdürülmesinde oldukça etkilidir.
  • Kişilik Yapısı: Mükemmeliyetçi ve kontrolcü kişilik yapısına sahip olanların cinsellik sırasında kendilerini daha çok izlediği ve cinselliğe kendilerini bırakmada güçlük yaşadıkları belirlenmiştir.
  • Cinsel Travmalar
  • Eşle İlgili veya İlişkisel Sorunlar
  • Organik Nedenler: Esnek olmayan, yüksek kenarlı hymen(kızlık zarı), vulvar vestibulit, vajinal enfeksiyonlar gibi nedenler.

Kader midir? Tedavisi Mümkün mü?

Vajinismus kader değildir. Bireye ve çifte özgü cinsel terapi yöntemleri ile vajinismus sorunu kısa bir sürede çözüme kavuşabilmektedir. Çiftler bu sorunu çözmek için bazen uygun olmayan yollara başvurabilmektedir. Epidural anestezi altında cinsel ilişki, kas gevşetici ilaçlar, sıcak oturma banyoları, alkol alıp ilişkiye girme gibi yöntemler kullanabilmektedirler. Ancak bunlar kesinlikle önerilmeyen yöntemlerdir. Vajinismusun altında yatan psikolojik nedenlerin belirlenmesi ve ortadan kaldırılması, cinsel terapiyle mümkün olmaktadır. Bu sayede cinselliğin zevkli ve renkli dünyasına adım atarak mutlu bir cinsel hayata kavuşmak mümkündür. Böyle durumlarda alanında uzman cinsel terapiste başvurulması en uygun ve etkili yol olacaktır. Cinselliğin haz ve keyif veren dünyasına kilitlenen kapıların açılması dileğiyle.

Sevgilerimle…

Kaynaklar

  • Özdel, K., Yılmaz, A., Çeri, Ö. & Kumbasar, H. (2012). Vajinismus tedavisinde tedavinin tamamlanmasını yordayan etmenler, Türk Psikiyatri Dergisi, 23(4), 248-254.
  • Yargıç, İ. & Kayır, A. (1996). Vajinismus: bir grup psikoterapisi sunumu, Düşünen Adam, 9(1), 31-34.
  • Torun, F. (2010). Vajinismusun EMDR yöntemi ile tedavisi: iki olgu sunumu, Türk Psikiyatri Dergisi, 1-6.
  • Er, O., Özdel, K. & Özpolat, A.G.Y. (2010). Vajinismus, Kriz Dergisi, 18(3), 37-45.
  • Keçe, C. (2017). Cinselliğin Dayanılmaz Ağırlığı, (4. Baskı). Pusula Yayınevi: Ankara.