V. Murad

Genel Bakış

V. Murad, 21 Eylül 1840 tarihinde Sultan Abdülmecit’in ve Megrelli Şevkefza Kadın Efendi’nin oğlu olarak İstanbul’da dünyaya geldi. Küçük yaşlardan itibaren dönemin ileri gelen hocalarından dersler alan V. Murat, Arapça ve Fransızcaya hakimdi. İnce ruhlu ve sanata düşkündü; resim, şiir, müzik (piyano, flüt, keman ve ud çalardı) ve mimarlıkla ilgilenirdi.

Kardeşi Vahideddin: “Biz sekiz biraderdik; içimizde en değerlisi Murad idi; onu terazinin bir tarafına ve bizleri diğer tarafına koysalar onun bulunduğu taraf ağır çeker.” diyerek onun donanımına ve kabiliyetine vurgu yapmıştır.

V. Murad, amcası Sultan Abdülaziz’in, 30 Mayıs 1876’da gerçekleşen hükümet darbesiyle, hal edilmesinden sonra Osmanlı Devletinin 33. Hükümdarı olarak tahta çıkarıldı. Ancak akli dengesinin bozuk olduğu gerekçesiyle 3 ay sonra tahttan indirildi ve yerine II. Abdulhamid geçirildi. Kendisini destekleyenlerin onu tekrar tahta çıkarma girişimleri ve Mason locasına üye olduğuna dair bilgiler II. Abdulhamid’in onu göz hapsinde tutmasına neden oldu. Çırağan sarayında ikamete zorlanan V. Murad, Yirmi sekiz yıl boyunca bir nevi hapis hayatı yaşadı. 29 Ağustos 1904’te şeker hastalığından öldü.

Yeni Osmanlılar ile Münasebetler

Osmanlı aydınlarının oluşturduğu muhalif gruplar Yeni Osmanlılar olarak tanımlandı. Yeni Osmanlılar genel anlamda mevcut yönetim biçimine alternatif olarak meclisin kurulması ve yönetimin demokratikleşmesini savunuyordu. Ancak bu gruplar felsefi ve ideolojik olarak birbirlerinden farklılık arz ediyordu.

Avrupa medeniyetine karşı olan sempatisi bilinen V. Murat bu gruplarla iletişime geçerek ilişkilerini kuvvetlendirdi. Yeni Osmanlıların önde gelen simaları olan Namık Kemal, Ziya Paşa ve Şinasi ile gizli toplantılarda görüşerek “meşrutiyet, demokrasi ve hürriyet” hususunda istişare etmiştir.

Meşrutiyet düşüncesine yakınlık gösteren ve Osmanlı yönetim tarzını değiştireceği düşünülen V. Murad, Yeni Osmanlılar için umut oldu. Abdulaziz’in devrilmesine yönelik ciddi bir kamuoyu oluşturan bu gruplar “softalar hareketi” ile yönetimi sarstı ve nihayetinde darbe yaşandı.

Mason Olduğuna Dair Görüşler

Masonluk Avrupa’da baskıcı akım ve düzenlere (dini, siyasi) karşı hür düşünceyi savunmak ve kendi çözüm önerisini getirmek adına gizli toplantılar yapma ihtiyacından doğmuştur. İhtilalci özellik taşımayan bu birliktelikler zamanla iç dayanışmayı ve gizliliği önemli hale getirmiştir.(1)

Yeni Osmanlıların ileri gelenleri olan Mustafa Fazıl Paşa, Namık Kemal, Ali Suavi gibiler Mason Localarına girerek siyaset yapıyorlardı. Bu kişilerle sıkça görüşen V. Murad’ın kendisine destekçi bulma isteği bu locaya girmesini sağlamıştır.

Kaynakça

  • Orhan Koloğlu; “II. Abdülhamid ve Masonluk”, Devr-i Hamid Sultan II. Abdülhamid, Haz. M. Metin Hülagü vd., C. IV, EÜ Yayınları, Kayseri 2011, s. 299.
  • https://dosya.kmu.edu.tr/sbe/userfiles/file/tezler/Tarih/ibrahimsati.pdf