Ülserin 9 Doğal Tedavisi

Ülser vücudun farklı bölgelerinde gelişen yaralardır. En yaygın ülser olan mide ülseri mide zarında gelişir. Çeşitli faktörler mide ülserine neden olabilir. Ancak en yaygın sebep Helicobacter pylori bakterilerinin neden olduğu bir enfeksiyondur. Diğer yaygın nedenler arasında stres, sigara, alkol ve anti-enflamatuar ilaçların aşırı kullanımı yer alır.

Bilimsel olarak faydaları kanıtlanan 9 doğal ülser ilacı;

Lahana Suyu

Lahana popüler bir doğal ülser ilacıdır. Geleneksel tıpta çok kullanılan lahana, antibiyotiklerin mevcudiyetinden önce doktorlar tarafından da kullanıldı.

Mide ülserinin en yaygın nedeni olan “helicobacter pylori” enfeksiyonlarını önlemeye ve tedavi etmeye yardımcı olan C vitamini bakımından zengindir . 

Hayvanlar üzerinde yapılan bazı çalışmalarda, lahana suyunun; mideyi etkileyen çeşitli sindirim ülserlerinin tedavisinde ve önlenmesinde etkili olduğu tespit edildi.

Mide ve üst sindirim sistemi ülseri olan 13 katılımcıya gün boyunca bir litre (946 ml) taze lahana suyu verildi. Bu katılımcıların ülseri 7-10 günlük tedaviden sonra iyileştiği görüldü. 

Diğer bir çalışmada, başarısız ülser tedavisi gören 100 katılımcıya günde 1 litre taze lahana suyu verildi. % 81’inin bir hafta içinde semptomlarının yok olduğu görüldü.

Meyan Kökü

Meyan kökü, Asya ve Akdeniz bölgesine özgü bir baharattır. Glycyrrhiza glabra bitkisinin kurutulmuş kökleridir. Birçok sağlık problemini tedavi etmek için kullanılan geleneksel ve popüler bir bitkisel ilaçtır.

Bazı çalışmalar meyan kökünün ülser önleyici ve ülseri tedavi edici özelliklerine sahip olduğunu bildirmektedir. Meyan kökü mideyi ve bağırsakları daha fazla mukus üretecek şekilde uyarabilir ve buda midenin iç yüzeyinin korunmasına yardımcı olur. Ekstra mukus da iyileşme sürecini hızlandırmaya ve ülserle ilişkili ağrıları azaltmaya yardımcı olabilir.

Meyan kökünün içinde bulunan bazı bileşiklerin H. pylori’nin büyümesini engelleyebileceğini bildirmiştir. Bununla birlikte, yapılan çalışmalar genel olarak bu bileşiklerin takviye formunda kullanılmasına dayanmaktadır. Bu nedenle, bir kişinin aynı faydalı etkileri yaşamak için ne kadar kurutulmuş meyan kökü tüketmesi gerektiği belirsizdir.

Kurutulmuş meyan kökü, meyan aromalı tatlılar veya şeker ile karıştırılmamalıdır. Meyan kökü şekerinin aynı etkiyi üretme olasılığı düşüktür ve genellikle şeker içeriği çok yüksektir.

Meyan kökü, bazı ilaçlara etki edebilir ve ekstremitelerde kas ağrısı veya uyuşukluk gibi yan etkilere neden olabilir. 

Bal

Bal, antioksidan bakımından çok zengin bir besindir. Bu antioksidanlar göz problemleri, kalp hastalığı, felç, bazı kanser türleri ve diğer birçok hastalık riskinin azalmasına yardımcı olur. Ayrıca, ülser de dahil olmak üzere birçok yaranın iyileşmesini ve oluşumunu önlemeye yardımcı olur. Dahası, bilim adamları balın antibakteriyel özelliklerinin, mide ülserlerinin en yaygın nedenlerinden biri olan H. pylori ile savaştığını ifade ediyor.

Sarımsak

Sarımsak, antimikrobiyal ve antibakteriyel özelliklere sahip başka bir besindir.

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda, sarımsak ekstraktlarının ülseri tedavi edebileceği hatta ilk etapta gelişme olasılığını azaltabileceği gözlemlenmiştir. Ayrıca bu ekstreler H. pylori bakterisi ile de ciddi savaş vermektedir.

Üç gün boyunca, günde iki diş çiğ sarımsak yemek, H. Pylori enfeksiyonundan muzdarip hastaların mide astarındaki bakteriyel aktiviteyi önemli ölçüde azaltır.

Zerdeçal

Zerdeçalda bulunan curcumin bileşiği kan damarlarının işlevini arttırır; iltihaplanma ve kalp hastalığı riskini azaltır. Ayrıca curcumin’in ülser önleme potansiyeli bazı çalışmalarda incelenmiştir. Özellikle H. pylori enfeksiyonlarının neden olduğu hasarı önlemede muazzam terapötik potansiyele sahip olduğu görülmektedir. Ayrıca, mideyi tahriş edici maddelere karşı koruyan, mukus salgısının artmasına yardımcı olur.

İnsanlarla yapılan sınırlı çalışmalardan birinde 25 katılımcıya günde beş kez 600 mg zerdeçal verildi. Dört hafta sonra, ülseri olan katılımcıların % 48’inde, on iki hafta sonra, % 76’sında iyileşme görüldü.

Diğer bir çalışmada, H. pylori bakterisi tespit edilen bireylere günde dört kez 500 mg zerdeçal verildi. Dört haftalık tedaviden sonra, katılımcıların % 63’ünde, sekiz hafta sonra ise % 87’sinde ülser belirtisi kayboldu.

Damla Sakızı

Damla sakızı, sakız ağacı olarak bilinen Pistacia lentiscus ağacından elde edilen bir reçinedir.

Damla sakızı, tarihte; mide ülseri ve crohn hastalığı gibi çeşitli bağırsak hastalıklarını tedavi etmek için kullanıldı. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda, damla sakızının doğal bir ülser ilacı olarak etkili olabileceği tespit edildi.

Ülserlerden muzdarip 38 katılımcının dahil olduğu araştırmada, günlük 1 gram damla sakızının, ülser semptomlarında; plaseboya oranla % 30 daha etkili olduğu gözlemlendi. İki hafta sonundaysa damla sakızı alanların % 70’inde, plasebo alanların % 22’sinde iyileşme görüldü.

Biber

Acı biberin ülser hastaları için riskli olduğu bilinmektedir. Ülser hastalarının acı biberi az tüketmeleri hatta uzak durmaları önerilmektedir.

Yapılan son araştırmalarda, biberin ülsere neden olma ihtimalinin düşük olduğu, aksine ülser tedavisi için etkili olabileceği görüldü. Biberin içinde mide asidi üretimini azaltan ve mide zarına kan akışını arttıran kapsaisin bulunmaktadır. Bu faktörlerin her ikisinin de ülserin önlenmesine veya iyileşmesine yardımcı olduğu düşünülmektedir.

Biberlerde bulunan kapsaisin, mide astarını kaplayıp yaralanmadan koruyabilen mukus üretimini artırmaya da yardımcı olabilir.

Aloe Vera

Aloe vera; kozmetik, ilaç ve gıda endüstrilerinde yaygın olarak kullanılan bir bitkidir. Antibakteriyel ve cilt iyileştirici özellikleri bilinmektedir. Yapılan çalışmalarda aloe vera’nın ülsere karşıda etkili olduğu tespit edildi.

Fareler üzerinde yapılan çalışmalarda aloe vera’nın mide asidi miktarını önemli ölçüde azalttığı ve anti-ülser ilacı olan omeprazol ile aynı iyileştirici güce sahip olduğu görüldü.

Probiyotikler

Probiyotikler, sağlığa ciddi faydaları olan canlı mikro organizmalardır. Zihin sağlığından başlayarak bağırsak sağlığına kadar birçok faydası vardır.

Daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmakla birlikte probiyotiklerin mideyi kaplayarak koruyan mukus üretimini uyardığı görülmüştür. Probiyotikler, iyileştirici bileşiklerin ülser bölgesine taşınmasını kolaylaştıran ve iyileşme sürecini hızlandıran yeni kan damarlarının oluşmasına ve H. pylori enfeksiyonlarının önlenmesine etki eder. Ayrıca bu bakteriler ishal ve diğer antibiyotiklerle ilişkili yan etkileri % 47’ye kadar azaltırken, geleneksel tedavi verimliliğini de % 150 civarında arttırdığı görülmektedir.

Kaçınılması Gereken Yiyecekler

  • Süt: Mide asidini azaltmak ve ağrıyı hafifletmek için tavsiye edilmesine rağmen, son dönemlerde yapılan çalışmalarda, sütün; mide asidinin salgılanmasını arttırdığı ve ülser için risk oluşturduğu görülmüştür.
  • Alkol: Alkol tüketimi, mide ve sindirim sistemine zarar verir ve ülser olasılığını artırır.
  • Kahve ve alkolsüz içecekler: Kahve ve alkolsüz içecekler, kafeinsiz olsalar bile, mide zarını tahriş eder ve mide asidi üretimini artırır.
  • Baharatlı ve yağlı yiyecekler: Aşırı baharatlı veya yağlı yiyecekler bazı insanlarda tahriş hissi yaratabilir. 

Yukarıdaki yiyeceklerden uzak durmanın haricinde, çok fazla yememek, düzenli bir şekilde küçük öğünlerle gün boyu beslenmek , yavaş yemek ve yiyeceklerinizi iyi çiğnemek ağrıyı azaltır ve tedaviye yardımcı olur. Ayrıca, sigara içmemek ve stresi azaltmak ülserle mücadelede önem arz ediyor.