Tuz Hakkında Bilinmeyenler

Tuz, varolduğumuzdan bu yana sandığımızın ötesinde önemli olaylarda etkili oldu. Bunlar ne mi ? Yeri geldi paradan kıymetli oldu, maaş olarak verildi. Yeri geldi uğruna savaşlar çıktı hatta dünyaca bilinen bir liderin yürüyüşüne sebep oldu. Şimdi şöyle bir bakalım tuz hikayelerine.

Mısırlılar M.Ö. 2800’lü yıllarda ölülerini gömerken üzerlerine ve yanlarına tuz bırakıyorlardı. Birçok dinde ve kültürde tuzun kullanım alanı çeşitlenmiştir. Baharatlar ile birlikte tuzlanan etler uzun süre saklanıyor, bozulmaktan kurtarılıyordu. Örneğin; Tevrat’ta, tanrıya yakılarak kurban edilen hayvanlara tuz atılması söylenir. İncil’de ‘sen dünyanın tuzusun’ cümlesiyle Hz. İsa kastedilir. Kuran-ı Kerim’de ise çeşitli ayetlerde geçer ve bir hadiste ‘’yasaklanması yasaklanan şey tuzdur ‘’ibaresi vardır. Budizm’e göre, tuzun kötü ruhları uzaklaştırdığı inancı vardır ve bu sebeple sumo güreşçileri ringe tuz serper. Bizim ülkemizde ve çoğu kültürde yere dökmemeye özen gösterilir.

Geçmişte ,üretimi çok daha meşakkatli olduğundan en az altın kadar değerliydi. Şuan yılda 210 milyon ton tuz üretildiği için değerinde düşme yaşanmaktadır. Tuz; deniz, tuz gölü ve kaya tuzu yataklarından üretilir. Kaya tuzu; geçmiş, var olan ve bugün kurumuş tuzlu göl tabanlarıdır. Yer altında da derin tuz yatakları vardır. Neolitik dönemde etin tuzlandığında çürümekten kurtulması gözlenmiş ve bunun da av dönemi dışında da et tüketme imkanı sağladığı keşfedilmiştir. Bir nevi buzdolabı ihtiyacı doğal yolla sağlanmış oldu. Şimdi gelelim tuzun tarihteki en can alıcı rollerine.

Gandhi’nin Bağımsızlığa Giden Tuz Yürüyüşü

İngiliz sömürgesi olan Hindistan, 1930’da bağımsızlık talep ediyor. İngiltere reddediyor. İngilizler, Hindistan’daki tuz vergisini kaybetmemek için halkın tuz üretimini yasaklıyor. Gandhi Hindistan’ın bağımsızlık mücadelesini başlatmak amaçlı tuz yasağını bozmaya karar veriyor. Yaşadığı yerden, 390 km uzakta olan deniz kenarındaki Dandi köyüne bir yürüyüş başlatıyor. Ve bu protesto yürüyüşüne 100 bine yakın destekçi eşlik ediyor. 6 Nisan 1930’da denize ulaşan Gandhi ve destekçileri denize ulaşınca yerden bir avuç tuzlu çamur alıyor ve deniz suyunda kaynatarak tuz elde ediyor. Hindistan’ın çok sayıda kentinde destekçileri bu şekilde tuz üretiyor.

Gandhi, yola devam ederken geçtiği her kasabadan kaçak tuz üretmeye devam ediyor. Halkın desteğini aldığını gören İngilizler Gandhi’yi 4 Mayıs’ta tutuklatıyor. Gandhi ve onu destekleyen halkın tuz protestosu, dünyada bu şekilde gündem oluyor ve davası yankı buluyor. 80 bine yakın Hindistanlı tutuklanınca dünya ülkeleri Hindistan’ın bu ilginç protestolu bağımsızlık yarışına dikkatini vermeye başlıyor. Öyle ki İngilizler yakaladıkları destekçi halkı 1931 de serbest bırakırken, Gandhi’yi de Londra’ya davet ediyor. Böylelikle 1947’de imzalanan bağımsızlık antlaşmasında tuzun da katkısı oldu.

Peki ya İngilizcedeki maaş kelime karşılığının tuz kelimesinden geldiğini biliyor muydunuz ?

Evet tam da bu şekilde. ‘’Salary’’ Latince tuz kelimesinden türemiş bir kelime ve İngilizcede de maaş kelimesini karşılıyor. Tuz, günümüzdeki altın değerindeydi ve Roma İmparatorluğu’nda tuzdan hatırı sayılır oranda vergi elde ediliyordu. Askerlere maaş olarak veriliyordu. Savaş zamanı tuz vergisi arttırılıyor barış dönemlerinde ise tekrar düşürülüyordu. Yine M.Ö. 523’te Habeşistan’da da, para yerine kullanılmıştır.