Tüp Bebek Tedavisi İle İlgili 12 Gerçek

Bir çocuk sahibi olmak ve hamile kalmak istemek ve uzun yıllar deneyip bunu başaramamak kesinlikle çok üzücü ve stresli bir sorundur. Ancak günümüzde doğal yolla gebe kalamayan ebeveyn adaylarının birçok tedavi seçeneği bulunmaktadır. Özellikle de tüp bebek tedavisi ile çok ileri kısırlık vakalarında bile gebelik elde edilebilmekte ve de eve kucağında sağlıklı bir bebekle gidebilme imkanı doğabilmektedir.

Tüp bebek tedavisi çok başarılı sonuçlar veren ve bebek sahibi olmak isteyen çiftlerin yüzünü güldüren bir tedavi olmakla birlikte, çok sık yaşanmasa da birtakım riskler bulunmakta, bir de ebeveyn adaylarına pek bahsedilmeyen olumsuzluklar da olabilmektedir. Prof. Dr. Bülent Tıraş’ın Tüp Bebek İle İlgili Kimsenin Söylemeyeceği 12 Gerçek yazısında aşağıdaki maddeler listelenmektedir.

1.Tüp bebek tedavisinde başarı garantisi yoktur!

Tüp bebek tedavisinin çoğu zaman kısırlık nedeni bakımından gebelik elde etmenin imkansıza yakın olduğu vakalarda bile başarılı sonuçlar verebildiği bir gerçektir. Bu sebeple de tedaviye başvuran birçok çift mümkün olan en yakın zamanda bebeklerini kucağına alacağını düşünür. Ancak tüp bebek tedavisinde hamilelik için %100 garantiden bahsedilemez. Çünkü tüp bebek tedavisinde hamilelik ve özellikle de canlı doğum şansı, başta kadının yumurtalarının sayısı ve kalitesi olmak üzere çift için özel birçok faktöre bağlıdır. Bu sebeple ortalama olarak, 35 yaşın altındaki kadınlar için tüp bebek tedavilerinin yaklaşık %40’ı ilk denemede gebelik ve doğum elde edebilmekte ve bu şans da yaşla birlikte azalmaktadır.

2.Tüp bebek tedavisi uzun zaman alabilir!

Tüp bebek tedavisine başvuran her çift tüm koşulların mümkün olan en olumlu şekilde seyretmesini ve de ilk denemede başarılı bir sonuç alabilmeyi umut eder. Ancak yaşı 35’in altında olan ve ciddi bir üreme problemi olmayan kadınların ilk denemede gebelik elde edebilme şansı yaklaşık %40 iken, yaş ilerledikçe bu şans düşmekte, ikinci, hatta üçüncü denemeler gerekebilmektedir. Yani kadınların adet döngüsü normalde yaklaşık 28 gün sürerken, bir tüp bebek tedavisi döngüsü bundan daha uzun sürebilir.

  • Adetin ilk günü klinik aranır!

Kadının adet dönemin ilk gününde klinik aranır, ikinci veya üçüncü günde kadının kan testleri ve ultrason için kliniğe gitmesi gerekir.

  • Yumurtlama ilaçları alınır!

Kadının 10 – 12 gün boyunca her gün yumurtlama ilaçlarını kullanması gerekir.

  • Yumurtalar toplanır ve döllenme olur!

Yumurtalar döllenme için yeterli olgunluğa eriştiğinde toplanır ve aynı gün baba adayından alınan sperm hücreleri ile laboratuvarda bir araya getirilerek döllenme gerçekleştirilir. Bu şekilde de embriyo oluşumu sağlanır.

  • Embriyo transfer edilir!

Embriyoların en uygun olanlarından bir ya da iki tanesi anne adayının rahmine transfer edilir. Bu aşamada, transfer öncesinde genetik tarama gerekiyorsa, genetik kusurlar bakımından taranan embriyolar gebeliğe uygun olacak şekilde en sorunsuz olanları seçilerek rahme yerleştirilir.

  • Gebelik testi yapılır!

Embriyo transferinden 12 gün sonra kanda gebelik testi yapılır ve gebeliğin oluşup oluşmadığı tespit edilir.

Yukarıda sıralanan tüm bu aşamalar göz önünde bulundurulduğunda tek bir tüp bebek denemesinin bile bir aydan daha uzun sürdüğünü söylemek doğru olacaktır.

3.Tüp bebek tedavisi strese yol açabilir!

Kısırlık başlı başına bir stres sebebi iken, tüp bebek tedavisi süreci de çoğunlukla kadınlar için stresli ve gergin olabiliyor. Tüp bebek tedavisi sürecinin bazı kadınlarda yeni ruhsal sorunlara yol açabilmesi veya önceden var olan psikolojik sorunların daha şiddetli hale gelebilmesi, kötüleşebilmesi bile söz konusu olabiliyor. Bu bağlamda uzmanlar, gerekiyorsa tedaviye başlamadan önce ve de tedavi sürecinde bir psikiyatristten yardım almayı doğru bulmaktadır.

4.İkincil kısırlık söz konusu olabilir!

Genellikle bir kez doğal yolla gebe kalabilen kadınların sonraki süreçte yeniden doğal yolla gebe kalabileceği düşünülür. Ancak her zaman öyle olmayabilir. Zira daha önceden doğal yolla gebe kalabildiği halde, sonradan çeşitli sorunlar dolayısıyla gebe kalamamak da sık rastlanan sorunlardandır. İkincil kısırlık olarak adlandırılan bu sorun; yaşın ilerlemesi ve sağlık sorunlarının ortaya çıkması gibi değişikliklerden kaynaklanabiliyor. Bu türden bir sorun yaşayan kadınların da vakit kaybetmeden tüp bebek tedavisine başvurması doğru bir seçenektir.

5.Çok sayıda embriyo oluşursa bir karar vermek gerekir!

Tüp bebek tedavisinde, aralarından seçim yapılabilecek çok sayıda sağlıklı embriyoya sahip olmak önemlidir ve de avantajdır. Çünkü çok sayıda embriyo; bu embriyoların rahme tutunma, hamile kalma ve canlı doğum yapma şansının artması anlamına gelebilir. Döllenme ile çok sayıda embriyo elde edilen durumda doğru kararı vermek gerekir. O denemede kullanılacak olan embriyolar dışında, kalan embriyoların gelecekte olası bir gebelik için dondurularak saklanması en doğru yoldur. Tüp bebek denemesinin %100 başarı garantisi yoktur ve gelecekte yeni bir deneme isteyip istemeyeceğini de kimse tam olarak bilemez.

6.Bir ergen gibi hissetmek söz konusu olabilir!

Tüp bebek tedavisinde yumurtlamayı desteklemek için vücuda dışarıdan hormon takviyesi yapılır. Bu hormonlar da kadını daha sinirli, şişkin ve hatta duygusal etkilere daha açık hale getirebilir. Ayrıca hormonlardan kaynaklı olarak daha çok seks yapma isteği ya da seksten tamamen kaçma isteği ortaya çıkabilir. Tedavi sürecinde bu tür değişimleri normal karşılamak ve geçici olduklarını bilmek gerekir.

7.Çocuk sahibi olmayı ertelemek çok da doğru olmayabilir!

Kadınların yumurtalarının kalitesi yaşla birlikte azalır, bu da gebe kalmayı ve hamileliği zorlaştırabilir. Günümüzde kısırlık o kadar yaygın bir sorun haline gelmiş durumda ki, otuzlu yaşlarının ortalarında üreme sorunu yaşayan kadınların sayısı hiç de az değil. Bu bakımdan daha erken dönemlerde basit testler yaptırarak ilerleyen dönemlerde gebe kalma sorunu yaşayıp yaşamayacaklarını tahmin edebilirler. Eğer bir risk söz konusu ise de ona göre önlem alınabilir.

8.Kısırlık aslında zannedildiğinden daha yaygın bir sorun!

Kısırlık tüm dünyada zannedildiğinden çok daha yaygın bir sorun olduğundan, dünya genelinde sekiz çiftten yaklaşık biri doğal yolla bebek sahibi olamamaktadır. Bu sebeple de gebe kalabilmek için tedaviye ihtiyacı olan çiftler yalnız olmadıklarını bilmeli ve bu konuda daha ümitli olmalıdırlar.

9.Bazen her şeye gülmek iyi gelebilir!

Psikolojik, ruhsal açıdan sağlıklı olmayan kişinin üreme sisteminin sağlıklı çalışması, tedavilere olumlu yanıt vermesi zordur. Tüp bebek tedavisi de kimi zaman sinir bozucu ve stresli olsa da ümidi yitirmemek, yüzünden gülümsemeyi eksik etmemek başarılı bir sonuç almaya yardımcı olabilir.

10.Tüp bebek tedavisi babaları da etkiler!

Tüp bebek tedavisinde en çok anne adaylarının uğraşması, koşturması ve özen göstermesi gerekmektedir. Ancak bu süreç, bebek isteyen babalar için de zorlu olabiliyor. Tüp tedavisi sürecinde erkekler hem kendi sperm hücrelerinin yumurtayı dölleyip dölleyemeyeceği hem yeterli spermi olup olmadığı hem de tedavi sonucunun nasıl sonuçlanacağı konusunda endişe duyar. Ayrıca erkekler, hamilelik kaybı durumunda en az kadınlar kadar acı çekmekte, mutsuzluk yaşamaktalar. Tüp bebek tedavisinde babaların psikolojisini de unutmamakta fayda vardır.

11.Gebelik testi pozitif sonuçlandığında tamamen rahatlama olmaz!

Gebelik testinin olumlu sonuç vermesi elbette ki çok önemlidir. Ancak tüp bebek tedavisinde sağlıklı bir bebeği kucağına alıncaya kadar rahatlamak yoktur.

12.Sonunda her şeye değer!

Evet, bebek sağlıklı bir şekilde doğduğunda muhtemelen her şey mükemmel olacaktır. Tüp bebek süreci kimi zaman korkutucu, pahalı ve duygusal olarak zorlu olmasına rağmen, beklenen “aile olma” isteğinin gerçekleşmesi düşünüldüğünde her şeye değer.