Taberi

İslam bilgini ve tarihçisi.

Hayatı

Tam adıyla Ebu Cafer Muhammed ibn Cerir et-Taberi. Fıkıh, hadis, tarih, dil, tefsir ve kıraat ilimlerinde otorite olmuş bir alimdir. Taberistan’ın Mul kentinde 838 yılı sonlarında dünyaya geldi. İlk tahsilini burada yaptı. Yedi yaşında hafız oldu, dokuz yaşında ise
hadis ezberlemeye başladı. İlim tahsili için Rey, Basra, Küfe, Medine, Suriye ve Mısır gibi kentleri ve ülkeleri dolaştıktan sonra, hilafet merkezi olan Bağdat’a yerleşti. Kaynaklar, onun hocaları ve talebeleri için uzun bir liste vermektedir. Zamanında hadis, fıkıh (Hanefi, Şafii ve Maliki fıkıhları), kıraat, tarih ve edebiyat sahalarında ünlü olan bir çok alimden ders aldı, yetiştikten sonra da bütün bu ilimlerde eserler verdi.

Kırk yıl süreyle, her gün kırk varak yazmak suretiyle son derece hacimli eserler meydana getirdi. Fıkıhta önceleri Şafii mezhebine mensupken, sonradan mutlak müctehidlik mertebesine ulaşmıştır. Kaynaklar, onun “Cerriyye” adında, sonraları ortadan kalkmış olan bir mezhebin imamı olduğunu kaydeder. Kaynaklar, Taberi’nin, Ahmed İbn Hanbeli’den ilim almak üzere Bağdat’a geldiğini, ancak bu kente onun vefatından sonra ulaşabildiğini, bunun üzerine memleketine dönmeyerek Basra’da tahsiline devam ettiğini belirtir.
Taberi, 923 yılında Bağdat’da vefat etmiş ve muhaliflerinin çokluğu sebebiyle ölümü gizli tutularak, geceleyin vefat ettiği eve defnedilmiştir.

İmam Taberi’nin te’lif ettiği eserlerin birçoğu kaybolmuş ve zamanımıza kadar ulaşamamıştır. Fakat bize kadar ulaşan eserlerinin bile bir ömre sığdırılması zordur ve Taberi’nin büyüklüğünün en büyük delilidir.

Eserleri

  1. Târîhu’l-Umem ve’l-Mülûk (Melikler ve Resuller Tarihi): Taberi’nin doğuda ve batıda haklı bir üne ulaşmasına ve kendisine “Tarihin Babası” unvanı verilmesine sebep olan genel tarihidir. Taberi bu eserinde yaratılıştan kendi zamanına kadar olan olayları rivayet senetleriyle birlikte kaydetmiştir. Tarih ilminde en önemli kaynaklardan biri olarak kabul edilir. Daha sonra gelen tarihçiler onun verdiği bilgileri ya aynen almış ya da özetleyerek vermişlerdir. Söz konusu eser bir çok dile ve bu arada Türkçe’ye de tercüme edilmiş, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Şark İslam Klasikleri serisi içinde yayımlanmıştır.
  2. İhtilafu’l-Fukaha: Bu eser İḫtilâfü ʿulemâʾi’l-emṣâr fî aḥkâmi şerâʾiʿi’l-İslâm adıyla 1939 de yayımlanmıştır. Bu eserinde Ebu Hanife, Malik b. Enes, Evzai, Hasan-ı Basri, İbn Ebu Leyla, Şafii gibi fakihlerin görüşlerini ve ihtilâf ettikleri noktaları ele almıştır.
  3. Letâifu’l-Kavl Ahkâmi Seraii’l-İslam: Usûl-i Fıkha dair yazdığı bir eserdir.
  4. Kitâbu’l-Kırâât ve Tenzilu’l-Kur’an
  5. Kitâbu Serhi’s-Sünne: Mezhebi ve itikadi konuları ihtiva eder.
  6. Kitâbu Adâbi Manâsikl’l-Hacc
  7. Kitâbu’l Muciz fi’l-Usul
  8. Kitâbu’l-Garib ve’t-Tenzil ve’l-Aded
  9. Kitâbu Adâbı’l-Kudât
  10. Câmiʿu’l-beyân ʿan teʾvîli âyi’l-Ḳurʾân: 883 yılında tamamladığı bu eseri “Taberi Tefsiri” olarak da bilinir. Camiu’l-Beyan, rivayet tefsirlerinin ilki ve en önemlisi sayılır. Kendinden sonraki rivayet tefsirlerinin kaynağı durumundadır. Ancak dirayet tefsiri yönünden de küçümsenmeyecek derecede bilgiler ihtiva eder. Taberi, eserine “Tefsir” değil de “Te’vil” adını vermiştir. Ayetleri tefsire başlarken de aynı isimlendirmeyi sürdürür ve “el-kavluf te’vli kavlihî Teâlâ” diyerek ayeti zikrederek, sonra o ayeti tefsir eder. O ayetin tefsiri ile ilgili olarak kendisine ulaşan muhtelif rivayetlerden birbirini destekleyenleri, aynı anlamda olan ya da birbirini tamamlayan rivayetleri peş peşe -senetlerini de zikrederek- serdeder. Bu rivayetlerde “merfu, mevkuf, maktü hadis” (Hz. Peygamber’den, sahabeden, tabiundan nakledilenler) sırasına riayet eder.