Sultan İbrahim

Giriş

İbrahim, 5 Kasım 1615’de İstanbul’da I. Ahmed’in ve Mahpeyker Kösem Sultan’ın oğlu olarak dünyaya geldi. Genç Osman (II. Osman) tahta geçtiğinde Şehzade İbrahim’i yönetimin başına geçmemesi için iki yaşındayken saray hapsine kapattırdı. Ölüm korkusu ile büyüyen Şehzade İbrahim psikolojik sorunlara sahipti.

Abisi Sultan IV. Murad’ın 8 Şubat 1640’ta vefat etmesinin akabinde, yirmi beş yaşında, Osmanlı Devleti’nin on sekizinci hükümdarı olarak tahta çıkmıştır. Kardeşlerinin IV. Murad tarafından öldürülmesi hasebiyle taht mücadelesi vermek zorunda kalmamıştır. IV. Murad ölüm döşeğinde iken Şehzade İbrahim’in de ölüm emrini vermişti. Ancak Kösem Sultan bu buyruğa itiraz ederek İbrahim’in katlini durdurdu.

Saltanatı

Şehzade İbrahim tahta geçtiğinde sadrazamlık mevkisinde Kemankeş Kara Mustafa Paşa bulunuyordu. Mustafa Paşa, IV. Murad döneminde de başarılı bir devlet adamı olarak görevini ifa etmişti. Sultan İbrahim zamanında da bu görevi layığıyla sürdürmeye devam etti. Psikolojik olarak padişahlığa hazır olmayan İbrahim, Mustafa Paşa sayesinde geçiş sürecini atlattı.

Geçiş sürecini atlatan Sultan İbrahim, devlet işleriyle bizzat ilgilenmeye başlamıştı. İbrahim’in ilk sınavı IV. Murad’ın Revan Kalesi üzerine düzenlediği seferde kale komutanı olan Emirguneoğlu Yusuf Paşa olayı oldu. IV. Murad tarafından affedilen ve İstanbul’a yerleşmesine müsade edilen Emirguneoğlu Yusuf Paşa, IV. Murad’ın hayatını kaybetmesinden sonra olumsuz propaganda yürütmeye başlamıştı. Sultan İbrahim devlet otoritesinde meydana gelebilecek zayıflıkları engellemek amacıyla Emirguneoğlu’nun idam emrini verdi. Bu karar zıt görüşlü kişilerin ortaya çıkmasına sebep oldu.

Sultan İbrahim’in ilk dönemi padişahın içinde bulunduğu durama göre nispeten başarılı geçmiştir. İç işlerinde Mustafa Paşa’nın dirayeti sayesinde başarı yakalayan Sultan İbrahim, dış işlerde karşılaştığı ilk ciddi problem Malta Şövalyeleriydi.

1070’li yıllarda kurulmuş olan Malta Şövalyeleri tarikatı, Osmanlı gemilerini sürekli taciz ediyordu. Bu sebeple Sultan İbrahim Girit Adası’nın ele geçirilmesi talimatını verdi. Osmanlı Devleti’nin deniz kuvvetleri bugün Yunanistan’ın egemenliği altında bulunan Sakız Adası’nı 20 Haziran’da, Girit Adasını ise 17 Temmuz 1645’te hakimiyeti altına aldı. Hanya, 54 gün kuşatma altında kaldıktan sonra 17 Ağustos’ta fethedildi. Tam hakimiyet kurulduktan sonra da yönetim yeri haline getirildi. Aralıksız ve başarı ile sonuçlanan fetihlerin devam etmesi Avrupa’daki bazı devletler tarafından tepki ile karşılandı. İtalya ve Almanya Venedik’e yardım amaçlı askeri birlik gönderdi. Ancak Osmanlı Ordusunun başarılı ilerleyişi devam etti. Kaptan-ı Deryalık görevini yerine getiren Deli Hüseyin Paşa komutasındaki Osmanlı deniz kuvvetleri, Girit’in büyük şehirlerinden biri olan Resmo’yu Osmanlı topraklarına kazandırdı. Kısa bir süre sonra Resmo Sancak ilan edildi.

Sultan İbrahim başarı ile sürdürdüğü saltanatında istikrarı bozan bir olay yaşandı. Bu olay, başarılı bir devlet adamı olan Kemankeş Mustafa Paşa’nın idamıydı. Sadrazam Mustafa Paşa, saray içi güç çekişmeleri ve Kösem Sultan’ın etkisiyle idam edildi. Bu idam sonrası görev alan sadrazamlar Mustafa Paşa’nın yerini dolduramadı. Bu durum asayişi etkiledi ve devlet otoritesi sarsıldı. Sultan İbrahim’in saltanatının son yıllarında Osmanlı kaynaklarını israfa başlaması ise kargaşaya katkı sağladı.

Sultan İbrahim’in Ölümü

Kadınlara düşkün olan Sultan İbrahim, özellikle padişahlığının son döneminde pahalı ve gösterişli bir yaşam sürdü. Samur kürkü merakı olan Sultan’ın bu uğurda ek vergi talep etmesi ciddi tepkilere yol açtı. Annesi Mahpeyker Kösem Sultan, Padişah İbrahim’i harcamaların gereksiz ve fazla olduğu konusunda kendisini ikaz etti. Sultan İbrahim, Kösem Sultan’ın uyarısından sonra onu saraydan attırdı ve İstanbul’un başka bir semtine sürgün edilmesi komutunu verdi. 7 Ağustos 1648 tarihinde kapıkulu ocaklarının ağaları ve yeniçeri ağası bir araya gelerek başkaldırı planlarını yaptılar. Ertesi sabah kuşanmış kapıkulu askerleri ayaklanmayı resmen başlatmış oldu.

Saraya giren isyancılar Sultan İbrahim’i tahttan indirerek 8 Ağustos 1648’de 6 yaşındaki IV. Mehmed’i padişah ilan ettiler. İbrahim’in yönetime geri dönmesini isteyenlerin ortaya çıkması sonucunda İbrahim, 18 Ağustos 1648’de devlet adamlarının ve Kösem Sultan’ın emirleri ile boğularak öldürüldü.

Kaynakça

  • İlhan Tekeli, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi Cilt (3) (s. 120), Kültür ve Tarih Bakanlığının Ortak Yayını.
  • Zuhuri Danışman (1965), Osmanlı İmparatorluğu (s. 211), Yeni Matbaa.
  • M. Çağatay, Harem II (s. 49), Türk Tarihi Kurumu Yayınları.
  • İlhan Tekeli, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi Cilt (3) (s. 187), Kültür Bakanlığı ve Tarih Vakfı.