Ayrılma Sonrası Çocuğun Gelişimi

Cevaplandı
1
0

Merhaba hocam,
Esimle tatsiz bir ayrilik asamasindayiz, aylarca 2,5 yasindaki oğlumu göstermedi ve mahkeme karariyla ayda 2 gun oğlum bende kalıyor. Cumartesi sabah alıp pazar aksamı götürüyorum. Kaliteli vakit geçirmek için elimden geleni yapıyorum. Ancak oğlumun bu durumdan etkilenmekte oldugunu gözlemliyorum ve bir şeyler yapmak için çabalıyorum. Mahkemeden psikolog destegi istedigimde cocugun psikoloji bozuk degilse karisamayiz diyorlar. Ben bir destek almayi dusunuyorum ama esimin burda da zorluk cikaracagini dusunuyorum, zira iletisimimiz hic yok, sirf cocuk icin iletisim kuralim diye teklif ettim onu da kabul etmedi. Oğlumu sağlıklı bir şekilde yetiştirmek için tavsiyeleriniz nelerdir? Değişik tepkiler verdiği durumlar oluyor, ne yapacağımı bilemiyorum. 2,5 yaşındaki çocuk Ben hep burada kalacağım diyor bana geldiğinde, daha sadece 2 kere görüştük.
Bu durumu anne katkısı olmadan çözmemin zor olduğunu biliyorum, bunun için mahkemeden destek istedim ancak psikolojisi bozulmadan karışamayız dediler 🙁 ( direk o şekilde söylemeseler de Ben bu şekilde sorduğumda doğrudur dediler)
Tavsiyeleriniz için şimdiden teşekkürler.

  • Bilal Günay sordu 3 ay önce
  • son düzenleme 2 ay önce
  • Yorum yapabilmek için yapmanız gerekli
En iyi Cevap
1
0

Merhaba,

Boşanma, bu yaş dönemindeki çocuk için anlamlandırılabilen bir süreç değildir. Anneden ya da babadan birinin evden ayrıldığını hisseder ve bunun farkına varır. Ancak bunun sebebinin ne olduğunu kestiremez. Bebeklik döneminde boşanmaya karşı oluşabilecek tepkiler:

Sık sık ağlama nöbetleri
Endişe ve kaygı hissetme
Öfke patlamaları
Isırma ya da rahatsız edici davranışlar sergileme
Uyku sorunları gibi noktalar gözlemlenebilir.

Eşinizin tepkilerini, çocuğu ile arasındaki bağı vs bilemem ancak bu süreci en iyi şekilde yönetebilmeniz için elimden geldiğince şu önerileri sunabilirim:

Çocuklara asıl travmayı yaşatan durumlar; boşanma sürecini iyi yönetememek, çocuktan taraf tutmasını istemek, çocuğun duygularını sömürmek, boşanmanın suçlusunu kendisiymiş gibi hissettirmek, çocuğu dolduruşa getirmek ve buna benzer bilinçsiz ebeveyn tutumlarının olmasıdır.

Peki bu dönemi en iyi şekilde yönetebilmek için neler yapılmalıdır?

Eski düzen mümkün olduğunca devam ettirilmelidir. Günlük yaşamın ritmi aynı ölçüde ilerletilmelidir.
Ebeveynin sürekli olarak endişeli gibi görünmemesi önemli bir kıstastır. Çocuğun en çok ihtiyacı olan güven duygusunun sarsılmasına neden olabilecek kaygıdan her iki ebeveynin de uzak kalması gerekir.
Çocuklar ile baş başa zaman geçirilmelidir. Anne ile özel zamanlar, baba ile özel zamanlar planlanmalı ve yapılan planlar uygulanmalıdır.
Çocuk, evden ayrılan ebeveyni istediği zaman görebilmelidir. Birebir görüşme imkanı yoksa bile telefon ile görüşme sağlanmalıdır.
Ebeveynlerin özel zaman diliminde çocukları ile iletişimlerini güçlendirmeye yönelik adımlar atması gerekir. Kesinlikle karşı taraf suçlanmamalı ve çocuk doldurulmamalıdır. İletişimi güçlendirebilmek için sinema, tiyatro, lunaparka gitmek ve piknik gibi etkinlikler düzenlenebilir.
Çocuğun duygularını ifade etmesine izin verilmelidir. Sorduğu sorulara içtenlikle yanıt verilmelidir. Bol bol dinlenmeli ve sosyal alanlara yönlendirilmesi sağlanmalıdır. Bu sosyal alanlarda ilk başlarda ebeveynin refakatçi olarak yanında durması önemlidir.
Boşanma sebebinin kendisi olmadığı çocuğa söylenmelidir. Bunun yanı sıra çocuğa, duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarının aynı düzende ve aynı oranda karşılanacağı; asla yalnız bırakılmayacağı söylenmelidir. Anne baba, verdikleri bu sözleri davranışları ile doğrulamalıdır.
Anne baba, bu süreçte kendi psikolojisini de iyi bir düzeyde tutmalıdır. Gerekirse bir uzmandan yardım almalı ve yüz ifadelerinde bile gergin olduğunu çocuğa hissettirmemelidir. Çünkü bu yüz ifadeleri çocuğun kendini suçlu hissetmesine sebeptir.

Çift olarak boşanmış olunsa bile anne babalıktan boşanılmayacağı hiçbir zaman unutulmamalıdır. Yapılan en büyük hata, eşlerin birbirinden kopmasının yanında çocuktan da uzaklaşmasıdır. Ebeveynler, ruhsal anlamda sıkıntı yaşıyorsa bu aşamada bir uzmana danışmalıdır.
Çiftler, çocukları taraf tutmak zorunda bırakmamalıdır. Sadece eş olarak göreve son verilmiştir. Anne babalık modellerini lekelemek ve çocuktan taraf tutmasını istemek oldukça yanlış bir tutumdur. Kesinlikle “Annen/baban şöyle biri, sevme onu, benimle kal.” gibi ifadelerle çocuğa nefret besletilmemeli ve “tek ebeveyn sevilir” algısı oluşturulmamalıdır. Her ne kadar mahkeme tarafından tek ebeveyne çocuklar verilse de hem anne hem de babanın çocuklarla bağını hiç koparmaması gerekir. Görüşmelere izin vermek önemlidir.
Bir diğer önemli kıstas ise baba modelinin devam ettirilmesidir. Bu ayrıntı çocuk üzerindeki travmatik etkileri azaltacak güçtedir. Velayeti annesine verilmiş ve babası uzakta olan çocuklara, baba modelini devam ettirecek bir yetişkinin rol olmaya devam etmesi gerekir. Bu kişi dayı, dede, abi vs. olabilir.
Çocuk, hiçbir şekilde suçluluk hissetmemelidir. Sinir anında bile olsa “Senin yüzünden oldu bak, eğer beni üzersen ben de seni terk ederim.” gibi ifadelerden uzak kalınmalıdır. Bu, çocuklarını kaybetmek isteyen bireylerin tutumu olur.

  • Yorum yapabilmek için yapmanız gerekli
1 sonucu gösteriliyor
Cevabınız
Aşağıda yer alan misafir bölümünden mesaj gönderbilir, zaten bir hesabınız var ise yapabilirsiniz.
İsim*
E-mail*