Sigara ve Tütün Bağımlılığı

Tütün patlıcangiller adı verilen familyanın bir üyesidir. Sigara yapımında kullanılması nedeniyle devlet tarafından yetiştirme izni verilerek kontrollü olarak üretilir. Dünyada kullanılan bağımlılık yapıcı maddelerin en yaygınıdır. Bir süre tütün kullanıp bırakma girişiminde bulunan kişilerin % 70’lik bir kısmı tekrar tütün kullanmaya başlamaktadır. Bu oran da bize tütünün bağımlılık derecesi yüksek bir madde olduğunu kanıtlamaktadır.

Tütün Bağımlılığı:

Tütün ürünlerinde (sigara, nargile, pipo…) 4000 den fazla kimyasal madde bulunmaktadır. Ancak asıl bağımlılık yapan madde nikotindir.  Dumansız dediğimiz; koklanarak, burundan çekilen ya da çiğnenen tütünler nikotin kadar zararlı kimyasallar içermektedir. Ayrıca günlük yaşantımızın masum bir parçası gibi görülen sigara, şayet damar yolu ile alınsaydı ani ölüme yol açacak kadar zararlı bir maddedir.

Tütün Kullanıcısıysanız Size Neler Olabilir?

  • Kalp ve damar hastalıkları
  • Damarlarda tıkanma ve felç
  • Bronşların tıkanması ve buna bağlı akciğer rahatsızlıkları
  • KOAH
  • Mide problemleri (Gastrit, mide kanseri…)
  • Cilt bozuklukları (Sararma, kırışıklık ve cilt kanseri…)
  • Ağız kokusu ve dişlerde sararma

Şayet hamileyseniz ve sigara kullanıyorsanız erken doğum riskini ve bebekte çeşitli gelişim bozukluğu olasılığını göze almışsınız demektir.

Sigarayı Bırakırsanız İyileştiğinizi Hissedeceksiniz:

Sigarayı bıraktıktan;

2 saat sonra: Nikotin vücudunuzu terketmeye başlayacak.

6 saat sonra: Kalp atış hızınız ve kan basıncınız düşmeye başlayacak.

12 saat sonra: Sigara dumanından kaynaklanan zehirli karbonmonoksit kan dolaşımınızdan temizlenecek ve ciğerleriniz daha iyi çalışmaya başlayacak.

2 gün sonra: tat ve koku alma duyularınız güçlenmeye başlayacak.

2 ile 12 hafta arasında: Kan dolaşımınız iyileşmeye başlayacak, böylece yürümeniz hatta koşmanız yorucu bir aktivite olmaktan çıkacaktır.

3 ile 9 hafta sonra: Akciğerleriniz güçlenerek, nefes darlığı ve hırıltı sorunlarınız azalacak.

5 yıl içinde: Kalp krizi riskiniz %50 azalacak.

10 yıl sonra: Akciğer kanseri olma olasılığınız %50 azalırken kalp krizi geçirme olasılığınız ise hiç sigara içmemiş bir insanla aynı seviyeye düşecektir.

Farkında mısınız?

!!! Günde sadece yarım paket sigara içmeniz, beyninize 300 nikotin vuruşu göndermeniz demektir.

Sigarayı Bırakmak İstiyor ama Zorlanıyor Musunuz?

Pek çok hastanede sigara bırakma poliklinikleri vardır. Ülkemizde bu hizmeti veren bir çok özel sağlık kuruluşu da bulunmaktadır. Sigara bırakma tedavisinde ilaç tedavisinin yanında bırakma davranışının devamlılığını sağlama amaçlı psikolojik danışmanlığın da önemi küçümsenemeyecek orandadır. Bırakmanın ilk aşamasında kişideki nikotin yoksunluğunu gidermek için ilaç tedavisi sürdürülür. İlaçlar hekim tarafından reçeteli olarak verilir. İkinci aşamada psikolojik destek önem kazanır çünkü unutulmamalıdır ki insan beyni kötü anıları çabuk unutur. Böylece nikotin yoksunluğu hissetmeseniz dahi beyin sigara ile olan iyi anılarınızı hatırlayacak ve tekrar kullanmak isteyeceksiniz. En belirgin yapılan hatalardan birisi de sigaranın bazı durumlarla özdeşleştirilmesidir. Mesela öfke kontrol problemi yaşadığınız bir durumda sigara yaktığınızı düşünün; sigarayı paketinden çıkarmanız, yakmanız, ilk dumanı almanız…. Öfkeniz biraz yatışır gibi olur ve değişmez yargınız o an oluşmuş olur; “Sigara beni sakinleştiriyor, sigara içmezsem sinirli oluyorum”. Aslında sizi sakinleştiren kendinize ayırdığınız bir sigara içimlik zamandır. Bu nedenle sigarayı bırakma konusunda öncelikle yanlış inanışlarınızı farketmeniz gerekir.

Sigarayı bırakmak istiyorsanız, kararınızı davranışa dönüştürmek için olasılıkları beklemeyin. “Bu problemi atlatınca bırakacağım”, “Evlenince ilk iş sigarayı bırakırım”, “Çocuk bir doğsun hele artık sigara içmem” gibi bir çok erteleme cümlesi aslında beyninizin size oynadığı en tehlikeli oyunlardandır. Sigarayı bırakmaya karar verdiyseniz;

  • Öncelikle kesin bir bırakma tarihi belirleyin.
  • Çevrenize sigarayı bırakmaya karar verdiğinizi bildirin.
  • Karşınıza çıkacak zorluklar konusunda çözüm planları oluşturun.
  • Hatırlatıcıları günlük kullanım alanınızdan uzaklaştırın. (çakmak, sigara vs.)
  • Sigarayı bırakmanın size neler kazandıracağını düşünün.
  • İlgilenecek işler bulun.

“Ben bağımlı değilim”, “İstersem içmem”, “Destek almadan da bırakabilirim”, “Sigarasız yaşayamam” gibi çok güçlü ya da çok zayıf cümleleri kullanmaktan kaçının. Bu cümleler motivasyonunuzu olumsuz etkilemekten başka bir işe yaramaz.

Sigara Hayatınıza Nasıl Girdi?

Amerika’dan Avrupa’ya

Tütün Amerika kıtasında yerliler tarafından binlerce yıldan beri kullanılmaktaydı. Ancak uygar dünyanın tütünle tanışması Amerika’nın 1492 yılında keşfedilmesiyle oldu. Tütün 1560 yılında nikotine adını veren Jean Nikot tarafından Fransa’da yetiştirilmeye başlandı. Keyif verici etkisi ve farklı olarak solunum yoluyla kullanılması nedeniyle Avrupa’nın ilgisini çekti. Bağımlılık yapıcı etkisi çok hızlı olduğu için de çabucak yayıldı. Dönemin Fransa Kraliçesi Elizabeth tarafından migren tedavisinde kullanıldığı için kraliçe otu adını alan tütün, sağlık açısından mucizevi bir bitki olarak tanındı. Kısa zamanda nefes darlığından baş ağrısına, öksürükten yara tedavisine kadar birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılmaya başlandı.

Osmanlı’da Tütün

1600’lü yılların başından itibaren tütün deniz ticareti yoluyla Osmanlı’ya ulaştı. İlk zamanlarda din açısından sakıncası tartışıldı ve bazı din adamlarınca karşı çıkıldı ise de şeyhülislamın “mekruhtur” fetvası üzerine hızla yayıldı. 4. Murat döneminde bir ara yasaklandı. Ancak yasağın gerekçesi tütün kullanımından kaynaklanan büyük yangınlar çıkmış olmasıydı.

Kaynakça

http://www.saglikvakti.com/sigaranin-tarihcesi/ (24/07/2017)