Selülite Karşı: Beslenme!

Selülit, günümüz kadınlarının baş etmeye çalıştığı fiziksel sorunlardan biridir. Deri altındaki kontrolsüz yağ birikimi olarak tanımlanabilir. Gelişen teknolojinin getirdiği yeni yöntemler kısmen çare olsa da aslında beslenme ile en ucuz ve en ulaşılabilir yoldan selülit oluşumunu azaltabiliriz. Azaltabiliriz diyorum çünkü kadınların hormonal değişimleri, dolaşım bozuklukları, genetik faktörler, vücudun su tutması, fiziksel aktivite, gebelikte kontrolsüz alınan kilolar, sık kilo alıp verme(yo-yo diyetleri), stres, dar giysiler, sürekli topuklu ayakkabı kullanımı vb. nedenler selülit oluşumunda en az beslenme kadar önemli. Kadınların yaklaşık %80’inde, her yaş grubunda ve her kiloda görülebilen bir problemdir. Gelin birlikte selülitin beslenme ile olan ilişkisini inceleyelim.

  • Beslenmede daima en önemli husus olan su ile başlayalım. Vücudumuzun %60’ını su oluşturur. Vücudun susuz kaldığına dair en büyük belirtilerinden bir tanesi kuru ve soluk cilttir. Susama hissi oluşmadan su tüketimi sağlanmalıdır. Çünkü susama hissi oluştuğunda vücut çoktan susuz kalmış demektir ve ağızdaki kuruluk susamanın en geç oluşan belirtisidir. Su tüketimi, metabolizmayı hızlandıracak ve aynı zamanda toksinlerin vücuttan atılmasını sağlayarak selülit oluşumunu azaltacaktır.
  • Toplum olarak en büyük beslenme sorunlarımızdan bir tanesi, tuz! Tuzun fazla tüketimi selülit oluşumunu tetiklemektedir. Beslenmede sadece görülen tuzun değil görülmeyen tuz tüketiminin de sınırlanması gerekmektedir. Bunlar; turşu, salamura, ev yapımı salça (kullanılıyorsa yemeklere ekstra tuz eklenmemeli), krakerler, kavrulmuş-tuzlu kuruyemişler ve ambalajlı gıdalar mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır.
  • Fazla alkol tüketimi de karbonhidrat kaynağı olması nedeniyle selülit oluşumuna neden olur. Bu nedenle aşırı alkol tüketimi varsa, haftada en azından 1-2 kadehe düşürülmelidir.
  • Bitkisel çaylar dikkatli tüketilmelidir. Çoğu birey, sağlıklı olduğunu düşünerek bitkisel ürünleri aşırı tüketmektedir. Özellikle bazı bitkisel ürünlerin ve bitkisel çayların fazla tüketimi; laksatif etkisi ile birlikte vücuttan su atılmasını hızlandıracağından vücudun susuz kalmasına ve deri kuruluğuna neden olmaktadır.
  • Fazla kilonuz varsa, diyetisyen eşliğinde doğru bir sürede, doğru beslenme programları ile ideal kiloya ulaşarak daha ideal, daha sağlıklı ve güzel görünen bir vücuda sahip olabilirsiniz.
  • Sigara tüketimi diğer zararlarının yanında cilt sağlığını da olumsuz etkileyerek selülit oluşumunu desteklemektedir.
  • Kızartma, cips, yağlı yiyecekler ve ambalajlı gıdaların tüketimi ile vücuda alınan fazla yağ, vücutta yağ birikmesi yani deri altı dokudaki yağ hücrelerinin büyümesi anlamına gelir. Bu da deri altındaki dokuların kan dolaşımından uzaklaşması anlamına gelir. Bu durum direkt selülit oluşumuna neden olması ile birlikte sağlıksız bir cilt demektir.
  • Evet, yağlı yiyeceklerden uzak durulmalı fakat sağlıklı yağlar olan bitkisel yağların günlük ölçülü tüketimi vücut ve cilt sağlığı için oldukça önemlidir. Günlük 2 tam ceviz, 8-10 adet badem, bir avuç yer fıstığı bunlardan bazılarıdır (Çiğ tüketilmeli!).
  • Belki de en çok merak edilen konu kahve! Günde 1-2 fincan tüketildiği takdirde sağlık açısından oldukça olumlu etkileri vardır. Vücutta yağ oksidasyonunu artırır, yağ yakımını destekler. Fakat kontrolsüz tüketildiğinde vücudun aşırı su kaybetmesine neden olduğu için selülit oluşumunu hızlandırır. Bu nedenle tüketimi azaltılmalı veya kafeinsiz kahve tüketilebilir.
  • Greyfurt, portakal gibi turunçgiller ve kivi, içerdikleri C vitaminleri ve antioksidan bileşenler ile doku yapımını destekler.
  • Muz, zengin potasyum içeriği sayesinde ödemi engeller, dolaşımı hızlandırarak vücutta su tutulmasını engeller.
  • Kırmızı meyveler; yaban mersini, ahududu, böğürtlen gibi meyveler yüksek antioksidan içerikleri nedeniyle dolaşım bozukluklarını ve antioksidan etki göstererek doku hasarını önler.
  • Kayısı, havuç, bal kabağı, ıspanak, salatalık, taze kırmızı biber, yeşil biber, domates, brokoli, kereviz gibi besinler vitamin-mineral ve su içeriği sayesinde, tüketildiğinde vücutta selülit oluşumunu önleyici etkisi vardır.
  • Balık ve balık yağı, omega-3 ve doku yapımını destekleyici protein içeriği sayesinde cilt sağlığı için oldukça önemlidir.

Zayıflama ve beslenme konusunda mucizevi besin olmadığı gibi selülit oluşumunu engelleyici ve sağlıklı bir cilt için de mucizevi bir besin veya yöntem yoktur. Kısacası doğru beslenme ile selülit oluşumunu önleyebiliriz.

Sağlıklı günler dilerim…


Diyetisyen Ayşe ÜNAL’ın yazıları için tıklayınız…