Sadreddin Konevi

Hayatı

Tam adı Ebu’l-Meali Sadruddin Muhammed b. İshak b. Yusuf Konevi olan Sadreddin Konevi, 1209 yılında Malatya’da doğdu. Alim ve mutasavvıf olan babası Mecdüddin İshak, aynı zamanda Anadolu Selçuklu Devletinde önemli bir görevde bulunuyordu. Bu görevin Selçuklu sarayı ile Abbasiler arasında elçilik ve sarayda şehzadelere hocalık yapmak ol­duğu belirtilir. Ayrıca Sadreddin’in annesinin Selçuklu sarayına mensup olduğu da nakledilen bilgiler arasında yer alır.

Dönemin önemli hocalarından ders alan Konevi, dini ve felsefi ilimler alanında iyi bir öğrenim gördü. Babasının dostu olan alim ve mutasavvıf­larla olan yakın ilişkisi onun yetişmesinde büyük rol oynamıştır. Mecdüddin İshak’ın Mekke’de tanıştığı Muhyiddin İbnü’l-Arabi bunla­rın başında gelir. İbnü’l-Arabi, babasının daveti üzerine Malatya’ya gel­miş ve bir süre onunla beraber kalmıştır. Bu ilişki gelişerek güçlü bir dostluğa dönüşmüştür.

Sadreddin Konevi, dokuz yaşında iken babasını kaybetti. Mecdüddin vefat edince İbnü’l-Arabi’nin onun dul eşiyle evlendiği rivayet edilir. Konevi ile İbnü’l-Arabi arasındaki ilişki İbnü’l-Arabi’nin ölümüne (1240) kadar sürmüştür. Konevi ile İbnü’l-Arabi arasındaki şeyh-mürit ilişkisi zamanla fikir arkadaşlığına dönüşmüş, Konevi onun özel tasavvuf tec­rübelerine şahit ve bilgilerine ortak olmuştur. Rivayetlerden Konevi’nin Mısır, Şam ve Hicaz gibi bölgelere gittiği, oradaki alim ve sufilerle ilişki kurduğu anlaşılmaktadır. Konevi, 1274 yılında Konya’da vefat etmiş ve burada defnedilmiştir.

Evhadüddin Kirmani ve Sadeddin Hemmuye gibi daha başka tasav­vuf büyükleri ile de yakınlığı olmasına rağmen Konevi’nin hayatındaki en önemli kişi İbnü’l-Arabi’dir. Konevi, İbnü’l-Arabi’den genellikle “Şeyh” ve “imam” diye söz etmiştir. Ancak bu iki sufi düşünür arasında bazı üslup ve yaklaşım farkları vardır. Konevi’nin yazıları İbnü’l- Arabi’nin yazılarına göre daha düzenli ve sistemlidir.

Konya’da belli bir süre birlikte yaşayan Konevi ve Mevlana Celaleddin Rumi arasında da yakın bir dostluğun olduğu nak­ledilmektedir. Bu ilişkiye dair anlatımlar büyük ölçüde Mevlevi kaynak­lara dayandığı için bu menkıbelerde Mevlana geleneksel anlamıyla bir mutasavvıf, Konevi ise ehl-i zahir olarak tasvir edilmiştir. Yine bu anlatımların çizdiği tabloya göre Konevi aristokrat kesimlerle irtibatlı bir kişi iken, Mevlana hem sıradan insanları hem de seçkin insanları çevresinde toplamış bir sufidir. Fakat Konevi’nin kendi cenaze namazını Mevlana’nın kıldırmasını vasiyet etmiş olması, iki sufi düşünür arasında­ki dostluğun derecesini göstermesi bakımından önemli bir delildir.

Etkileri

Konevi, İslam düşüncesinde önemli etkileri olan bir sufi ve nazari tasavvufun en etkili mutasavvıfı olarak kabul edilir. Belki onun kadar etkili bir diğer ismin İbnü’l-Arabi olduğu söylenebilir. Konevi’nin etkisi öncelikle nazari tasav­vufa özgü bir yazı dilinin gelişmesinde görülür. Müeyyidüddin Cendi, Saidüddin el-Fergani, Davud-i Kayseri, Abdürrezzak el-Kaşani, Molla Fenari, Kutbüddin İzniki, Ahmed-i İlahi, Bedreddin Simavi, Atpazari Osman Fazlı, Abdullah Bosnevi ve İsmail Hakkı Bursevi gibi birçok sufinin üslubunda önemli ölçüde Konevi etkisi vardır.

Konevi’nin tasavvuf anlayışı, çelişkilerden uzak bir yapının ve güçlü bir doktrinin ortaya çıkmasına öncülük etmiştir. Felsefe ve kelamdan aldığı birtakım kavramlarla kendi düşüncesini daha tutarlı ha­le getirmeye çalışmış, onun sayesinde yeni dönem tasavvufu sistematik ve nazari bir boyut kazanmıştır. Neticede tasavvuf, öğretimi yapılabilir bir disiplin haline gelmiştir.

Büyük mutasavvıf Sadreddin Konevi aynı zamanda dini ilimlerde de güçlü bir alimdir. Fatiha Suresi Tefsiri ve Kırk Hadis Şerhi onun İslami ilimler alimi sıfatıyla yazdığı iki kıymetli eserdir. İhtisas sahibi olduğu alanların başında hadis ilmi gelir. Hadis rivayet ettiği ve bu ilimde talebelerine ica­zet verdiği bilinmektedir. İşari yorum ekolünün ünlü simalarından sayı­lan Konevi, ayet ve hadisleri daha çok kendi tasavvufi tecrübesine, keşif ve müşahedelerine dayanarak açıklar. Onları Allah-insan-alem ilişkisini vurgulamak için sunar ve vahdet-i vucud sistemine göre yorumlar.

Başlıca Eserleri

  • Tasavvuf Metafiziği (Miftahu’l-Ğayb vel-Cem ve Tafsilühü)
  • Fatiha Suresi Tefsiri (İ’cazü’l-Beyan fi Tefsiri Ümmi’l-Kur’an)
  • Esma-i Hüsna Şerhi (Şerhu Esmaillahi’l-Husna)
  • Fususü’l-Hikem’in Sırları (el-Fükuk fi Esrari Müstenidat-i Hikemi’l Fusûs)
  • Kırk Hadis Şerhi (Şerhu Erbaine Hadis)
  • İlahi Nefhalar (en-Nefehatü’l-İlahiyye)
  • Vahdet-i Vücud ve Esasları (en-Nusus fi Tahkiki’t-Tavri’l-Mahsus)
  • Sadreddin Konevi ve Nasreddin Tusi Arasında Yazışmalar: el-Müraselat (el- Müraselat beyne Sadriddin Konevi ve Nasiriddin et-Tûsi)
  • Marifet Yolcusuna Kılavuz (Tebsıratü’l-Mübtedi ve Tezkiretü’l- Müntehi)

Kaynakça

Demirkol, Murat (2014). Türk İslam Düşüncesi Tarihi . Ömer Bozkurt (Ed.), Sadreddin Konevi (s. 297-313). Ankara: Divan.