Trikotilomani: Çocukluktan Yetişkinliğe Saç ve Kıl Koparma Hastalığı

 Trikotilomani Nedir?

Trikotilomani hastalığı, saçların ya da bedendeki diğer kıl ya da tüylerin deriden çekilmesi ya da yolunması ile karakterize edilen bir dürtü kontrol bozukluğudur. Klinik açıdan hastalarda saçları yolmadan önce artan gerilim hissi saç koparıldıktan sonra haz, doyum ve rahatlama gibi durumlar gözlemlenmektedir. Kişi rahatlama hissi duysa bile koparma davranışı sonrası çoğunlukla pişmanlık duygusu da hissetmektedir. Ancak koparma dürtüsüne engel olmakta güçlük çekmektedir.

Hastalar en çok saçlarını ve kaşlarını yolmaya eğilimlidir.

Trikotilomani, uzun süreli kronik bir bozukluktur. Tedavi edilmediğinde belirtiler zaman içinde ciddileşebilir. Ayrıca koparılan bölgelerdeki kıl kökleri zamanla kalıcı olarak hasar görebilir ve daimi kıl kaybı da yaşanabilmektedir. Bazen bu hastalığa trikofaji, yani koparılan tüyleri yutma davranışı da eşlik etmektedir.  Trikotilomani, başka sosyal sorunları da beraberinde getirmektedir. Saçları ya da kirpikleri olmayan hastalar dışlanma endişesinden dolayı kendilerini sosyal ortamlardan uzak tutmaktadırlar.

 Trikotilomani Türleri

Hastalık, odaklanmış ve otomatik koparma olarak tanımlanan iki farklı şekilde görülmektedir:

Odaklanmış koparma, bilinçli ve amaca yönelik olarak yapılan bir kıl koparma eylemidir. Kişi; öfke, incinme ve kendini değersiz hissetme durumlarında, bu olumsuz duyguları azaltmak amacıyla kaş ve kirpiklerini yolmaktadır. Koparma işleminden sonra kişide kısa süreli bir rahatlama hissi oluşmaktadır.

Otomatik koparma ise, daha çok, alışkanlık kazanmış bir davranıştır. Kişi farkına varmadan kaş ve kirpiklerini yolmaktadır. Bu tip koparma biçimi genellikle bireyin sakin olduğu anlarda gerçekleşmektedir. Örneğin; yazı yazarken, yalnızken, kitap okurken, uykuya dalarken vb. Ancak otomatik koparma davranışı da odaklanmış koparmada olduğu gibi hissedilen gerginliği azaltma amaçlı başvurulan bir eylemdir.

Başlama Dönemleri ve Ortaya Çıkma Nedenleri 

Kızlarda, erkeklere nazaran dört kat daha fazla görülmektedir. Trikotilomani genelde ergenlik döneminde başlamaktadır. Ancak okul öncesi dönemde bile görülebilmektedir. Yine yapılan bir araştırmada, 7 – 11 yaş arası okul çağı çocuklarının %2 – %5’inde trikotilomani görülmüştür. Bu hastalığa çoğunlukla depresyon, kaygı ve obsesif-kompulsif bozukluk gibi başka psikiyatrik bozukluklar eşlik etmektedir.

Trikotilomani’nin ortaya çıkmasında genetik, biyolojik ve psikososyal faktörler dikkat çekmektedir. Ebeveynlerden çocuklara aktarılan bazı genlerin bu hastalığa sebep olduğu düşünülmektedir. Psikososyal açıdan ise aile içi çatışmalar, okulda yaşanan akran zorbalığı, sert ve otoriter ebeveyn tutumları, özgüven eksikliği gibi durumlar bu hastalığı tetiklemektedir.

Yine hastalığın önemli bir nedeni beyindeki nörokimyasal anomalilerdir. Yapılan araştırmalar, mutluluk hormonu olarak adlandırılan serotonin hormonunun beyinde düşük seviyede salgılandığını ortaya koymuştur.

Trikotilomani’nin Tanı Kriterleri Nelerdir?

Ruhsal bozuklukların tanısal ve sayımsal el kitabında, DSM-5’e göre trikotilomani; obsesif-kompulsif ve ilişkili bozukluklar kategorisi altında yer almakta ve tanı kriterleri aşağıdaki şekilde belirtilmektedir:

1. Saç yitimi ile sonuçlanacak biçimde kişinin yineleyici olarak saçını yolması

2. Yineleyici olarak saç yolmayı azaltma ya da durdurma girişimleri

3. Saç yolma, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, işle ilgili alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında işlevsellikte düşme

4. Saç yolma ya da saç yitiminin başka bir sağlık durumuna (örn. dermatolojiyle ilgili bir durum) bağlanamaması

5. Saç yolmanın başka bir ruhsal bozukluğun belirtileriyle daha iyi açıklanamaması (örn. beden algısı bozulduğunda dış görünümle ilgili algılanan kusur ya da özünü düzeltme girişimleri)

Tedavisi Nasıl Olmalıdır?

Tedavide ilaç ve davranış terapisi birlikte uygulandığında başarı oranı artmaktadır. Tedavide en etkili sonuç; psikiyatrist, psikolog ve dermatologun tedaviyi iş birliği içinde yürüttüğünde elde edilmektedir. Davranış terapisinde kişiye farkındalık kazandırmak ön plandadır. Bu bağlamda kişi bir çizelge yardımıyla, saç yolma davranışını gösterdiği anları not eder. Böylelikle bu davranış öncesinde kendini nasıl hissettiğini ve nelerin kendisini bu davranışa ittiğini gözlemleme fırsatı bulur. Öncelikle, saç yolma öncesinde hissedilen gerginliği azaltmak için bazı alternatif rahatlatıcı egzersiz ve davranışlar uygulayabilir. Ayrıca yolma dürtüsünü hissettiğinde saç yolmak yerine elini sıkıca sıkmak, eline yumuşak bir nesne almak gibi alternatif davranışlar yoluyla, yolma dürtüsünü kontrol etmeyi öğrenir. Bununla birlikte bireyin duygu-düşünce-davranış döngüsünü kavramasına yönelik bilişsel davranışçı terapi de gerginlik hissinin azalmasına yardımcı olmaktadır.

Ebeveynler Nasıl Davranmalıdır?

Unutulmaması gereken en önemli konu, bu davranışın bir dürtü kontrol sorunu olmasıdır. Koparma eğilimini sonlandırmak her zaman çocuğun elinde değildir. Bu sebeple çocuğu eleştirmekten ve suçlamaktan uzak durulmalıdır. Ebeveynler bu davranışı çocuklarında fark ettiklerinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmalıdır. Ayrıca trikotilomani, duygusal bir sorunun etkisiyle ortaya çıkmaktadır. Çocuğu etkileyebilecek çevresel şartlar gözden geçirilmelidir. Aile içi iletişim, çocuğun sosyal çevresiyle olan ilişkileri, duygusal durumu dikkatlice değerlendirilmelidir. Aile içinde huzur ve sevgi dolu bir ortamın olması oldukça önemlidir. Ayrıca arkadaş ortamında akran zorbalığının yaşanmadığından emin olunmalıdır. Bununla birlikte bu hastalık genellikle ilk çocuklarda daha sık görülmektedir. Bu yüzden kardeş kıskançlığının da etkisi üzerinde durulmaktadır. Anne ve babanın çocuklarıyla kurdukları etkileşimde ilgi ve sevgiyi eşit olarak sunmaları da önemlidir.