Tevhid

Sözlükte “bir şeyin olduğuna hükmetmek ve onun böyle olduğunu bilmek” anlamına gelen tevhid, ıstılahta ise Allah’ın zatını bütün tasavvurlardan, zihinlerdeki hayal ve evhamdan tecrit etmek (soyutlamak)tir. Tevhid üç şekilde olur; Yüce Allah’ın uluhiyetini tanımak, birliğini tasdik etmek ve O’na hiç bir eş ve ortak kabul etmemektir.

Bütün peygamberlerin ilk daveti tevhiddir. Çünkü o, Hak yoluna girmenin başlangıcı ve Allah’a inanmanın ilk basamağıdır. Cenab-ı Hak gönderdiği her peygambere ilk hareket tarzının ümmetini tevhide davet olduğunu bildirmiştir:
“Senden önce hiç bir Resul göndermedik ki ona: “Benden başka ilâh yoktur; şu
halde bana kulluk edin.” diye vahyetmiş olmayalım.” (Enbiyâ, 21/25).

Allah’ın vahdaniyetini konu eden bilim dalına, ilm-i tevhid denir. Bu ilim başlangıçta daha çok Allah’ın birliğinden ve sıfatlarından bahsediyordu. Daha sonra nübüvvet ve ahiret konularını kapsamına almış olsa bile aynı ismi yine korumuştur. Çünkü tevhid ve sıfat daima
akaid ilminin en önemli noktalarını teşkil etmiştir. İslam tefekkür tarihinde “ilm-i tevhid”, “ilm-i kelam” yerine de kullanılmıştır.

Kaynakça

Doç. Dr. Fikret KARAMAN “Tevhid”. Dini Kavramlar Sözlüğü. ANKARA: Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları, 3. Baskı. 2007