Sehiv Secdesi

Sehiv, sözlükte “yanılma, gaflet” gibi anlamlara gelmektedir. Dini bir kavram olarak sehiv secdesi ise namazda yapılan yanılmadan dolayı, namazın sonunda secde etmek demektir.
Namazda, unutarak bir rüknün geciktirilmesi, tekrarlanması, bir vacibin terk edilmesi veya geciktirilmesi halinde, noksanlığın telafi edilmesi için sehiv secdesi yapılması vacip olur.

Farzlardan birinin unutularak veya bilerek yapılmaması veya vaciplerden birinin bilerek
terk edilmesi durumunda sehiv secdesi yapılmaz; namazın tekrar kılınması gerekir. Namazda sehiv secdesi gerektiren bir hata yapılırsa, namazın son oturuşunda yalnız “Ettehiyyatü” duası okunarak sağ tarafa selam verildikten sonra; “Allahu Ekber” diyerek secdeye varılır. İki defa secde yapıldıktan sonra oturulur ve Ettehiyyatü, Allahümme Salli, Barik ve Rabbena duaları okunarak selam verilir.

Cemaatle namaz kılınırken, imam sehiv secdesi gerektiren bir şey yaparsa, hem imamın, hem de kendisine uyan cemaatin sehiv secdesi yapması vacip olur. Fakat, imama uyan bir kimsenin sehiv secdesi gerektiren bir hatasından dolayı, ne kendisinin ne de imamın sehiv secdesi yapması gerekmez. Sehiv secdesi yapması gereken kişi, selam verip namazdan çıktıktan sonra aklına gelirse, göğsünü kıbleden çevirmediği ve konuşmadığı sürece bu secdeyi yapması gerekir.

Kaynakça

Dr. İbrahim Paçacı “Sehiv Secdesi”. Dini Kavramlar Sözlüğü. ANKARA: Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları, 3. Baskı. 2007