İnsan davranışları ve zihinsel süreçleri ile birlikte bunların altında yatan nedenleri inceleyen ve araştıran bilim dalıdır psikoloji. İnsan davranışlarını tanımlamaya ve davranışın nedenini saptamaya çalışır. İnsanlar genelde “Derdimi arkadaşlarımla da paylaşabilirim, neden psikologa gitmeliyim ki?” diye düşünüp sorunları için konunun uzmanından destek almaya yanaşmazlar. Kimine göre de psikolog onları her koşulda onaylaması gereken bir sohbet arkadaşıdır. Ama asıl amaç, kişilere sorunları hakkında farkındalık kazandırmaktır. Psikolog, hipotezler belirler ve almış olduğu terapi eğitimlerinin tekniklerini kullanarak uygun bir tedavi planı oluşturur. Oluşmuş olan çarpık ve işlevsiz düşünceleri keşfeder. Seanslarda konuşulan konuları üçüncü kişilere taşımaz. Bu nedenle psikolog seçerken dikkatli olunmalıdır. Ayrıca önemli bir diğer konu da her psikologun psikoterapist olmamasıdır. Uygun terapi tekniğini, danışanın hayatına göre revize edebilen kişi psikoterapisttir.

Bazı psikolojik rahatsızlıklar, ilaç tedavisinin yanında mutlaka uzman klinik psikologlardan psikoterapi görülmesini gerektirmektedir. Psikolojik hizmet alırken dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Psikolojik desteği sağlayan kişiler; bireyin yetenekleri, becerileri, ilgileri ve tavırları ile kişisel ve duygusal problemleri konusunda kendisini daha iyi anlaması ve kendi kendine kararlar alabilir ve problemlerini çözebilir hale gelmesi amacıyla yapılan görüşmeleri yönetebilmelidir. Ayrıca üniversitelerin 4 yıllık psikoloji bölümüne ek olarak, 2 senelik yüksek lisans (klinik psikoloji, psikolojik danışmanlık yüksek lisans) yapmış olmak gerekir.

Vaka süpervizyonu psikoterapide oldukça önemlidir. Yeni mezun kişiler daha deneyimli başka bir psikologdan vakalar hakkında yönlendirme alır ve bunu düzenli ve saatlik bir programla uygulamaya koyar. Araştırıp gittiğiniz psikolog sosyal medyayı oldukça aktif kullanıyor olabilir, fazlasıyla takipçisi olabilir ama başkaları için doğru kişi olması sizin için de doğru olacağı anlamına gelmez ve eğer ilk seanslardan sonra anlaşılmış ve bağ kurabilmiş hissetmiyorsanız bu çok önemli bir durumdur. Dolayısıyla psikolog seçerken çok dikkatli olmak gerekir. İşini gerçek anlamda yapan klinik psikologlar ve psikoterapistler de düzenli eğitimlere katılırlar. Bunun için gerekli özveriyi ve maddi giderleri göze alarak kendilerini sürekli değişen ve gelişen dünyaya adapte etmeye özen göstermelidir.

Psikoterapi ‘sınır’ prensibi ile işler. Elverişli terapi, danışanın gizliliğini koruyan bu sınırların varlığı ile mümkün olmaktadır. Psikolojik destek söz konusuysa tüm bunlar dikkate alınmalı ve psikolog seçimi baştan sorgulanmalıdır.


Uzman Klinik Psikolog & Psikoterapist Elif ÇELEBİ‘nin yazıları için tıklayınız…


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

fourteen − five =