Popüler Diyetlerden: Makrobiyotik Diyet

Makrobiyotik Diyetin Tarihçesi

Makrobiyotik Diyet, Latince ‘uzun yaşam’ anlamına gelen bir kelimeden türemiştir. Japon beslenme uzmanı George Ohsawa tarafından geliştirilmiştir. George Ohsawa’nın geliştirdiği diyeti günümüz koşullarında uygulamak zor olduğu için diğer beslenme uzmanları, diyeti revize ederek günümüze uyarlamıştır.

Makrobiyotik Diyet Nedir?

Makrobiyotik diyet; kısa sürede zayıflamak yerine uzun vadede bireyin beslenme davranışını değiştirmeyi ve makrobiyotik düşünceyi benimsetmeyi hedefler. Asya felsefesine göre, evrendeki her şey “yin ve yang” enerjilerine göre ayrılır. Denge, uyum, düzen ve mutluluk, bu enerjiler dengede olduğunda elde edilir.

Makrobiyotik diyet de bu “yin ve yang” teorisinin besinlere uyarlandığı bir diyet modelidir. Yang besinler; et, tavuk, balık, yumurta, sert peynir, tam tahıl ve bakliyatlardan oluşur. Yin besinler ise sebze ve meyvelerdir. Makrobiyotik diyet; tam tahıllar, kahverengi pirinç, soya eti, sebze, kuru baklagiller yemeye dayalı vejetaryen bir beslenme modelidir. Diyet esnektir ve arada sırada balık tüketimine tolerans gösterilir.

Bu Diyetin Olmazsa Olmazları Nelerdir?

  • Günde 2-3 kez yemek yenir.

  • Her lokma 50 kez çiğnenir.

  • Yatmadan 3 saat önce hiçbir şey yenmez.

  • İhtiyaç duyulduğu oranda ılık ve soğuk suyla duş alınır.

  • Yalnızca pamuklu kumaşlar tercih edilir ve metal takılardan kaçınılır.

  • Doğal ortamlarda daha fazla vakit geçirilip her gün en az 30 dakika yürüyüş yapılır.

  • Düzenli olarak esneme ve aerobik hareketlerle birlikte yoga yapılır.

  • Yalnızca organik, işlenmemiş besinler tüketilir.

  • Yaşanılan ortam sık sık havalandırılıp yeşil bitkiler yetiştirilir.

  • Besinler olabildiğince odun ateşinde, çelik tencere ve seramik-toprak kaplarda pişirilir. Elektrik ve mikrodalgada pişirmekten kaçınılır.

  • Televizyon ve bilgisayar gibi teknolojik aletlerin kullanımından olabildiğince kaçınılır.

  • Kullanılan kozmetik ve ev temizleme malzemeleri doğal olmalıdır.

  • Günlük tükettiğiniz besinlerin % 10’unu çorba, % 30’unu sebze, % 10’unu kuru baklagil ve % 50’sini işlenmemiş besinler oluşturur.

  • Et, tavuk, yumurta, süt, rafine gıdalar, konserve, kahve, şeker, alkol ve çikolata tüketimi yasaktır.

Makrobiyotik Diyetin Olumlu ve Olumsuz Yanları

  • Diyette et, yumurta, süt gibi hayvansal kaynaklı besinlere izin verilmediği için uzun vadede bireyde protein, kalsiyum, folat, demir ve B12 eksikliklerine yol açabilir.

  • Diyetin olumlu yönleri de vardır. İşlenmiş gıdalara izin vermemesi, şeker ve alkolü yasaklaması, her gün fiziksel aktiviteyi önermesi ve gece yatmadan önce yemek yememeyi önermesi olumlu yönleridir.

  • Bir diğer olumlu yönü de bu işe sadece kısa süreli zayıflama diyeti olarak bakmamayı önermesidir. Hedef, yeme davranışını değiştirerek sürdürülebilir sağlıklı beslenmeyi benimsemek.

Fakat; uzun vadede bu beslenme modelini uygulamak zor olabilir. Bu şekilde bazı besinleri yasaklayan beslenme modelleri kişileri zorlayabiliyor. Sağlıklı beslenmenin temel amacı; çeşitli ve dengeli beslenerek tüm besin ögelerinin bireye özel gereksinim duyulan miktarlarda alınmasıdır. Bunun için diyetlerin bireye özgü olması ve mutlaka bir beslenme uzmanı tarafından planlanması şarttır.

Oku ⇒ Akdeniz Diyeti 

Oku ⇒ Dukan Diyeti

Oku ⇒ Paleo Diyeti

Oku ⇒ Alkali Diyeti


Diyetisyen Gülsüm KINALI‘nın yazıları için tıklayınız…