Popüler Diyetlerden: Ketojenik Diyet

Ketojenik diyet; çok düşük karbonhidrat, yeterli protein ve yüksek yağ içeren bir beslenme modelidir. Karbonhidratların az kullanılması, ketozise (kanda keton cisimciklerinin artması) neden olur. Bu durumda vücudumuz, enerji için karaciğeri devreye sokarak yağları, yağ asitleri ve ketona ayırarak kullanmaya başlar.

Tarihçesi

1920’li yıllarda çocuklarda epilepsi nöbetlerinin sıklığını ve yoğunluğunu azaltmak için kullanılmıştır. Ancak, ilaçların keşfiyle uzun yıllar unutulmuştur. 1990’lı yıllarda kanser tedavisinde kullanılmasıyla tekrar gündeme gelmiştir. Günümüzde de zayıflamada kullanılmasıyla tekrar popülerliğini artırmıştır.

Ketojenik Diyet Tipleri

  1. Klasik Ketojenik Diyet: Çok düşük karbonhidrat ve yüksek yağ içeren diyet modelidir. % 75 yağ, % 20 protein ve % 5 karbonhidrat olarak düşünülebilir. Klasik ketojenik diyet; yağlı krema, tereyağı ve et gibi protein açısından zengin besinlerle karbonhidrat içeriği düşük sebzelerden oluşur.
  2. MCT İçeren Ketojenik Diyet: Orta zincirli yağları (Hindistan cevizi yağı…) içeren diyet modelidir. Ortalama % 45 MCT içeren şekli, iyi bir denge olarak kabul edilebilir. Uzun zincirli yağ asidi içeren bir diyete göre karbonhidratlarla benzer bir hızda metabolize edilir ve ketozise girmeyi kolaylaştırır. İlaca dirençli olan epilepsi hastası çocuklarda tercih edilen bir yöntemdir.
  3. Düşük Glisemik İndeksli Diyet: Glisemik indeksi, besinlerin kan şekerini yükseltme gücünü gösteren bir araçtır. Düşük glisemik indeksli besinler kan şekerini daha yavaş yükseltmektedir. Bu ketojenik diyet modeli; kullanılan sınırlı karbonhidrat, yüksek yağ ve dengeli kan şekeriyle epilepsi nöbetlerinin azalacağını savunur.
  4. Yüksek Proteinli Ketojenik Diyet: Standart ketojenik diyete benzemekle birlikte daha fazla protein içerir. % 60 yağ, % 35 protein ve % 5 karbonhidrat olarak düşünülebilir. Kilo verme hedefi olan ve kas kitlesini arttırmak amacıyla spor yapanların tercih ettiği beslenme modelidir.

Ketojenik Diyet Uygulama Tipleri

  1. Standart Ketojenik Diyet: Kişi sürekli ketojenik diyeti uygular.
  2. Hedeflenen Ketojenik Diyet: Kişi karbonhidrat alımının tamamını ya da büyük bir kısmını tek bir öğünde yapar.
  3. Çevrimsel Ketojenik Diyet: Kişi haftanın belli günlerinde diyet yapar, diğer günlerinde normal beslenmeye devam eder.

Tüketilebilen Besinler

  • Yağlı kırmızı et, tavuk eti, hindi eti, balık, peynir, yumurta, süt ve süt ürünleri, sakatat gibi protein kaynakları
  • Brokoli, marul, ıspanak, pazı gibi sebzeler
  • Hindistan cevizi, avokado gibi az şekerli meyveler
  • Zeytinyağı, Hindistan cevizi, tereyağı gibi yağlar
  • Fındık, fıstık, badem gibi yağlı tohumlar

Tüketilmemesi Gereken Besinler

  • Portakal, muz, üzüm gibi şekerli meyveler
  • Pirinç, patates, ekmek gibi karbonhidrat kaynakları

Ketojenik Diyetin Olumlu Etkileri

  •  kilo verme sürecinin hızlandırılmasını sağlar. Yağları enerjiye dönüştürmek daha zordur ve bu da kişiye daha fazla kalori harcatır.
  • Yapılan bir çalışmada kanserli hastalarda ketojenik diyetin olumlu etkileri saptanmıştır.
  • Ketojenik diyetin HDL kolesterolü yükseltip LDL kolesterolü düşürerek kalp sağlığını iyileştirdiği saptanmıştır.
  • Yapılan çalışmalarda çocuklardaki epilepsi nöbetlerini azalttığı saptanmıştır.
  • Bir diğer çalışmada Parkinson hastalığı semptomlarını iyileştirdiği tespit edilmiştir.
  • Polikistik over sendromlu kadınlarda insülin düzeylerini düşürmekte ve hastalığı iyileştirmede etkilidir.
  • Ketojenik diyetin daha az insülin seviyeleri, daha az şeker ve işlenmiş gıda tüketimiyle akneleri iyileştirmede etkileri olabilir.
  • Daha az karbonhidrat tüketiminin Tip 2 Diyabet hastalarında kan şekeri dalgalanmalarına olumlu etkileri olabilir.

Ketojenik Diyetin Olumsuz Etkileri

  • Ketojenik diyet, yağ oranı yüksek olan bir beslenme modelidir. Eğer sağlıklı yağlar tercih edilmezse LDL kolesterolünü artırabilir.
  • Diyette yeterli oranda karbonhidrat bulunmadığı için kabızlık gibi gastrointestinal sıkıntılar ortaya çıkabilir.
  • Bu diyet modeli egzersiz performansını azaltır. Çünkü glikojen depoları boşaldığı için kaslarda laktik asit birikir. Bu da uzun süre egzersiz yapılmasını engeller.
  • Ketojenik diyet vücutta asit yükü oluşturur. Vücudumuz da bunu önlemek için kemikten kalsiyum çeker. Bu durum osteoporoz riskine neden olabilir.
  • Vücutta temel enerji kaynaklarının değişmesiyle birlikte halsizlik ve yorgunluk gibi problemler ortaya çıkabilir.
  • Bağırsak florasını besleyen karbonhidratlar kısıtlandığı için bu diyetle birlikte bağırsak florası bozularak vücudun dengesi bozulur.

Ketojenik diyet kısa vadede uygulanabilir. Fakat uzun vadede uygulamak çok güçtür. Seçtiğiniz beslenme modeli size uygun ve sürdürülebilir olmalıdır. Bu da mutlaka profesyonel bir yardımla planlanmalıdır.

Sağlıkla kalın…