Popüler Akımlardan: Raw Food (Çiğ Beslenme)

Raw food, yani “çiğ beslenme” modeli yemekleri pişirmeden tüketmeyi savunan bir beslenme modelidir. Besinler, herhangi bir ısıl işlem olmadan (kızartma, kavurma, haşlama) tüketilir. Bu görüşe göre; çiğ besinlerin içinde yararlı birçok enzim vardır. Eğer siz bu besinlere 48 dereceyi geçen bir ısıl işlem uygularsanız bu yararlı etki kaybolacaktır. Vücudunuz da pişirilerek tüketilen besinleri sindirmek için fazladan enzim salgılayarak kendini yoracaktır.

Raw food, ilk insanların ateşi bulmadan önce uyguladıkları beslenme şekli olduğu için öze de dönmeyi hedefler. Bu beslenme modeli 2 guruptan oluşuyor:

  1. Hiç et tüketmeyen raw food
  2. Sınırlı miktarda et ve balık tüketen raw food

Bu Beslenme Modelinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

  • Çiğ besinler; 47 derecenin altındaki ısınan besinlerdir.
  • Tüketeceğiniz besinler dondurulmuş olmamalıdır.
  • Pestisit ve GDO içermeyen organik besinler seçilmelidir.
  • Günlük en az 2 litre su içilmelidir.
  • Alkol ve kahve tüketimi yasaktır, kafeinsiz çay tüketimine izin verilebilir.
  • Yemek esnasında su tüketilmemelidir.

Bu Beslenme Modelinde Hangi Besinler Tüketilebilir?

  • Bu beslenme modelinin büyük bir kısmı; çiğ sebze, meyve, tohum filizi, çiğ badem, fındık gibi yağlı tohumlardan oluşmaktadır.
  • Hayvansal gıdalar da sınırlı miktarda tüketilebilir. Bu beslenme modelinde, balık tüketimine kırmızı ete göre daha sıcak bakılır.
  • Susam tohumu bu beslenme modelinin olmazsa olmazı. Hem demir hem de iyi bir kalsiyum kaynağıdır. Aynı zamanda deniz yosunu ve keten tohumu tüketimi de önerilir.
  • Sebze suları tüketimi bu beslenme modelinde önemlidir.
  • Bu beslenme modelinde bitkisel protein kaynakları (kuru baklagiller, tahıllar, yağlı tohumlar) tüketimi önerilir.

Raw Food Beslenmenin Olumlu ve Olumsuz Yönleri

  • Çiğ beslenmenin kilo kaybını kolaylaştırmada olumlu etkileri vardır.
  • Özellikle pişirmeyle kayba uğrayan vitaminlerin (A vitamini, C vitamini, folik asit) çiğ beslenmeyle önüne geçilebilir.
  • Ayrıca bu beslenme modelinin bol su içermesi güzel bir cilt ve hızlı bir metabolizma için avantajdır.
  • Bu beslenme modelinde lif alımınız artacağı için sindirim sisteminizde de olumlu etkileri olacaktır.
  • Pişirmeden tükettiğiniz bazı besinler risk oluşturabilir (çiğ yumurta, çiğ süt, çiğ et).
  • Bazı sebzelerin pişirmeyle besin değerleri artabilir. Yapılan çalışmalar domatesteki likopen antioksidanının etkisinin pişirme sonucu arttığı saptanmıştır.
  • Raw food diyeti eğer çok iyi planlanmazsa B12 vitamini, demir, kalsiyum, D vitamini gibi vitamin-mineral eksikliklerine yol açabilir.
  • Organik gıdalara yönelmeyi hedefleyen bir diyet modeli de olması bir diğer avantajdır.

Raw food, yani “çiğ beslenme”,  bir diyet modeli değil, bir akım ve yaşam tarzıdır. Benim önerim, bunu sadece kısa süreli olarak, vücudunuzu arındırmak için uygulamanız. Raw food beslenme modelini bir yaşam şekline dönüştürüp uzun vadede uygulamak zordur. Unutmayın; temel hedef, sağlıklı ve dengeli beslenmeyi hedefleyip bunu sürdürülebilir kılmak.

Sağlıkla kalın…


Diyetisyen Gülsüm KINALI‘nın yazıları için tıklayınız…