Pierre Loti

“Türk Dostu” olarak tanınan Fransız yazar (1850-1923)

14 Ocak 1850’de Fransa’nın Rochefort kentinde doğdu. Louis Marie Julien Viaud onun gerçek adıdır. Genç bir deniz subayıyken savaş gemisiyle yaptığı yolculuklarda bir çok ülkeyi gördü. Japonya, Senegal ve Tonkin seferlerine katıldı. 1906’da gemi komutanı oldu. 1910’da ayrıldığı görevine Birinci Dünya Savaşı’nda yeniden döndü. “Nouvelle Revue” adlı dergide yayınladığı yazılarıyla tanındı.

Türkiye’ye ilk kez 1870 tarihinde geldi. Türk insanına ve bölgeye duyduğu hayranlık neticesinde bir çok kez İstanbul’a geldi ve bu kente derin bir tutkuyla bağlandı. Ondan sonra da her platformda Türkler’in hararetli bir savunucusuna dönüştü. Ülkesi Çanakkale’de Türkler’e saldırırken, o Osmanlı Devleti’nin bu savaştaki haklılığını ifade eden yazılar yazdı.

Loti, İstanbul’a ikinci gelişinde Hasköy’de bir ev kiraladı ve burada yazdığı “Aziyade” adlı ilk romanında geçmişte yaşadığı büyük bir aşkı anlattı (1876). Bu romanda dönemin İstanbul’unun güzelliklerini ve Haliç’i büyük bir edebi yetkinlikle tasvir etti. Daha sonraki gelişinde Divanyolu’nda bir evde kaldı. Bu eve ve evin bulunduğu sokağa sonradan onun adı verildi. Ayrıca, kendisinin sağlığında sıkça ziyaret edip nargile içtiği Eyüp sırtlarındaki turistik bir açık hava kahvehanesi de yıllardır onun adıyla hizmet vermektedir.

Loti, bir çok roman ve öykü yazdı. Olayların
ilhamını genellikle kendi hayatından aldı.
Eserlerinin bazıları şunlardır: “Aziyade” (1879), “Bir Sipahinin Romanı” (1881), “İzlanda Balıkçısı” (1887), “Madam Krizantem” (1887), “Sonbahar Japon İşleri” (1889), “Pekin’in Son Günleri” (1901), “Can Çekişen Türkiye” (1913).