Çocukluk dönemindeki din eğitiminin en önemli unsurlardan biri de peygamber ve peygamberlik tasavvurudur. Peygamber, ilahi mesajı insanlara iletmek üzere seçilmiş kişidir. Bu açıdan Peygamber, inanan insanlar için yaşayan, evrensel ve somut bir örnektir.

  • İslam’da Peygamber tasavvuru çocukta erken yaşlarda başlar. Hz. Muhammed’in bir çocuk olarak çocuklara sunulması ve anlatılması çocuğun dünyasında oldukça etkilidir.

Peygamberimizin diğer peygamberlerden farklıdır. Kendisinden önceki peygamberler ilahi mesajları sadece kendi toplumlarına aktarırken Hz. Muhammed bütün insanlığa gönderilmiştir. Bu yönüyle çocuklara;

  • Peygamber  Efendimiz’in hem insani yönü aktarılmalı hem de Allah’ın mesajını aktaran, yerine getiren ve model olan bir şahsiyet olduğu vurgusu yapılmalıdır.

Erken çocuk dönemindeki din eğitiminin amacı, dini şahsiyetlerden hareketle çocuklarda kişilik gelişimi sağlamaktır. Bu konuda ilk akla gelecek şahsiyet Hz. Muhammed’dir. Bu yaş için en etkili başlangıç Hz. Peygamber’in çocukluğu olacaktır.

  • Altı yaşına kadar dini açıklamalardan ziyade çocukların çevrelerinden edindikleri izlenimler etkilidir. Anne-baba ve onların yakın çevrelerinde, günlük hayattaki peygamber konusundaki tutumları, tesbihler, salavat-ı şerifeler, ona sevgi ve saygı sözcükleri çocuğu doğrudan etkileyecektir. Dini gelişim açısından kritik sayılan bu yaşlarda, çocuğun da dahil olacağı uygulama ve etkinlikler yapılmalıdır. Mevlid-i Nebi haftasında evi beraber süslemek güzel bir başlangıç olabilir.

Hz. Peygamber’in bir yetişkin olarak çocuklarla ilişkilerinin anlatılması önem teşkil etmektedir. Bu sayede çocukların zihinlerinde peygamber portresi oluşmuş olur.

Peygamberimiz; çocuklara kızmayan, onları daima seven, kötü söz söylemeyen ve hakaret etmeyen bir yol göstericidir.

Hz. Peygamber namaz kılarken bile çocukları düşünürdü. Torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin omuzunda ve sırtındayken namaz kılmıştır. Namaz kıldırırken cemaatin içinde ağlayan çocuk sesi duymuş ve namazı kısa tutmuştur.

Çocuklarla şakalaşırdı. O; zaman zaman çocuklara dil çıkarır, kovadan aldığı suyu onlara püskürtür, çocukların ayaklarını kendi ayakları üzerine koyarak onları göğsüne çıkarır omzuna alarak havaya kaldırırdı.

Peygamberimiz çocukları çok sever, onlara merhametle davranırdı. Temim Kabilesi’nin reislerinden Akra, bir gün Allah Resulü’nü torunu Hüseyin’i öperken görmüş, “Benim on çocuğum var, hiçbirini öpmedim.” demişti. Hz. Peygamber bunun üzerine, “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.” buyurmuştu. Bir bedevi, Hz. Peygamber’e gelmiş ve “Ya Resulullah! Sizler çocukları öper misiniz? Halbuki biz çocuklarımızı öpmeyiz.” demiş, Hz. Peygamber (s.a.v.) de ona: “Allah senin gönlünden merhameti çekip almışsa ben ne yapayım?” diyerek cevap vermiştir.

Peygamberimiz yol gösterici olmuştur. Râfi’ b. Amr, çocukken bir gün başkasının hurma bahçesindeki hurmaları taşlarken bahçe sahibi tarafından yakalanmış ve Hz. Peygamber’in huzuruna getirilmişti. Resulullah ona, “Hurmaları neden taşlıyorsun?” diye sormuş, o da, “Yemek için.” diye cevap vermiş, bunun üzerine Peygamberimiz, “Hurmaları taşlama da dibine düşenlerden ye.” buyurarak ona ne yapması gerektiğini öğretmiş, başını okşayarak onu sevmiş ve “Allah’ım onun karnını doyur.” diyerek ona dua etmiştir.

Peygamberimiz çocukların hoşlandığı şeyleri yapar, bazen Abdullah b. Ca’fer, Üsame b. Zeyt, Fazl b. Abbas gibi çocukları bineğine bindirirdi. O, çocuklardan birini bineğinin önüne, diğerini de arkasına alır ve onları gezdirirdi. Çocuklar Hz. Peygamber’in bu davranışından dolayı o kadar çok sevinirlerdi ki onun uzun yolculuklardan dönmesini dört gözle beklerlerdi. Ayrıca Resulullah, yolda yürürken karşılaştığı çocukların başlarını okşardı.

  • Hz. Peygamber’in hayatını, yaşadığı sıkıntıları ve savaşları, zaferleri anlatırken hikaye yöntemiyle çocuklara sevdirebiliriz. Ancak çocuklara bu dönemleri anlatırken pratikteki karşılıklarını göz önünde bulundurarak anlatmalıyız.

 

  • Çocuğun yaş grubu, gündemi neyse ona göre bilgi vermeli; savaş, aile yaşantısı gibi konular ve ayrıntılar, gerekirse bekletilip ileriki yaşlarda anlatılmalıdır.

 

  • Onun örnek bir şahsiyet olduğu, cömertliği, yardım severliği, vefakarlığı, cesareti gibi hayatından örnekler anlatılmalıdır.

 

  • Çocuklar özel gün kutlamalarını severler. Efendimizi tanıtmak için Mevlid-i Nebi ve kandillere fırsat gözüyle bakılmalı ve bu tür zamanlarda çocuklara özel etkinlikler düzenlenmelidir. Onlara Peygamberimiz için mektup, şiir yazdırarak, duygularını anlatan resim çizmelerini isteyerek çocuklarda kalıcı izler bırakılabilir.

Eğitimci Yazar Rabia KURUNER’in yazıları için tıklayınız…