Övgü, Özgüveni Nasıl Yıkar?

Hepimiz çocuklarımızı överiz. “Aferin yavrum, oldukça iyisin, evet bunu başardın, sen güçlüsün…” gibi cümlelerle aslında onları mutlu ederiz. Ederiz ederiz de sürekli övgü sonucunda ne olur hiç düşündük mü? Düşünmüyoruz aslında… Biz insanlar her zaman kolayı seçmişizdir. Çokça karşılaşırız: Anne yemek yapıyordur, çocuk o sırada gelir yaptığı resmi gösterir “Anne bak nasıl olmuş?” der ve anne de resme pek dikkatli bakmadan “Harika olmuş, öğretmenin buna bayılacak” der. Bu şekilde çocuğumuza anlık bir mutluluk kazandırırız.

Kızını eve götürmek için okula uğrayan terapist, öğretmeninin kızına övgüler yağdırdığına şahit olur. Bu ana şahit olan terapistin eli ayağına dolaşır: “Ne yapsam da öğretmeni incitmeden kızıma övgü yağdırmasını engellesem?” diye düşünür. Bunun aslında yanlış olduğunu, kızını övmenin gereksiz olduğunu anlatmaya çalışır.

Yanlış bir davranışın peşindeyiz hep. Çocuklarımıza övgüler yağdırırız; dersleri çok çok iyi olsun, başarılı bir öğrenci olsun diye. Yanlış… Neden yanlış peki? Çünkü çocuk, övgü aldıkça yaptığından daha fazlasını yapmaz. Şöyle düşünür:  “Tabii ki çok güzel bir şey yaptım. Annem babam bu yüzden bana hep aferin diyor. Hiç hata yapmıyorum ki. Neden daha fazlasını yapayım. Demek ki yaptıklarım oldukça iyi…”

İşte bizler çocuğumuza övgü yağdırdıkça iyilik yaptığımızı zannederiz. Ebeveynler neden bunu yapar peki? Kendi anne babalarından farklı olduklarını kabul etmek ve bunu kanıtlamak için yaparlar. Bunun tam tersi, çocuğa karşı kötü söz kullanırsak çocukta travma yaratabiliriz. Çocuğu kendiliğinden kötülemek “Seni işe yaramaz, gereksizsin, gösterişi seviyorsun, çokbilmiş, sivri zekalı…” gibi kelimeler de çocukta derin izler bırakabilir. Bunları duyarak yetişen çocuk ilerde şöyle diyebilir: “Gösterişi sevmenin neresi kötü anne? Sivri zekalı olmanın neresi kötü? Ya da çok biliyorsam bu iyi bir şey değil mi?”

Aslında bu cümleleri kullanmanın evladımızda ne kadar ve nasıl izler bıraktığını görüyorsunuz… Halbuki “Evet, bu resim güzel. Daha güzellerini yapmak için önünde fırsat var. Kendini geliştirirsen gerçekten başarılı olacaksın. Doğru yoldasın.” gibi motivasyon cümleleri kurarsak ve onlara söylersek sonuç oldukça değişecek. Bu sefer çocuk ne çok kaygısız olacak ne de çok kaygılı…

Zihnen ve bedenen çocuklarımızın bize söylediklerini dikkatli bir şekilde dinlersek farkına varırız her şeyin. Çocuklarımızın dilini o zaman anlamaz mıyız sizce? Anlarız efendim. Tüm benliğimizle onlara koşarsak onlarla ilişkimiz çok güçlü olur…