Osmanlı Tıbbiyesinden Bir Bitki: Dar-ül Fülfül

Ülkemizde yetişmeyen Dar-ül fülfül, Doğu Hint adalarında yabani olarak yetişmektedir. Aynı zamanda ekimi de yapılmaktadır. Halk tabiriyle uzun biber ve Tiflis biberi olarak anılır, yaprak dökmeyen tırmanıcı bir bitkidir.

2-3 cm büyüklüğünde üzeri pütürlü, silindir biçiminde açık siyah renkte, şekil olarak dut kurusuna benzemektedir. Acı baharatlı bir tadı, yakıcı ve keskin bir kokusu vardır. Bu yakıcı ve baharatlı özelliğini içindeki rezin, piperin ve uçucu yağlardan alır.

blank

Dünya mutfaklarında karabiberin alternatifi olarak kullanılmaktadır. Ülkemizde de mesir macununun yapılışında kullanılmaktadır. Osmanlılarda da ilaç yapımında önemli bir yer teşkil etmekte olup haremdeki kadınların özel günlerinde sancılarının hafifletilmesinde kullanılmıştır.

Faydaları

  • Dar-ül fülfül, baharatlı yapısıyla yüksek ısı veren, vücuttaki termik etkiyi arttıran ve sindirilemeyen besin ögelerinin sindirimine yardımcı olarak yağların da vücutta yakılmasını sağlayan bir bitkidir.
  • Kronik öksürük tedavisinde kullanılmakta, aynı zamanda bağışıklık sistemini de güçlendirmektedir.
  • Solunum yolunda biriken mukusun salınmasına yardımcı olur.
  • Enfeksiyonda kullanılabilir. Vücudu terletmek ve ısıtmak için de kullanılır.
  • Astım, görme bozukluğu, basur, mide ve barsak gazı sancılarına iyi gelir.
  • Afrodizyak olarak kullanılır çünkü üreme sistemini güçlendirir.
  • Ağrı ve iltihabı önlemeye yardımcı olur.
  • Kansızlığa iyi gelir. Bitkinin ekstraksiyonu siyatik ve hemiplejik tedavisi için kullanılır.
  • Sinir depresanı olarak kullanılabilir. Kas spazmları için faydalıdır.
  • Bal ile karıştırılıp tüketilirse hıçkırığı keser.

Elbette her bitkide olduğu gibi Dar-ül Fülfül’ü de dozunda kullanmak gerekir.