Orhan Veli KANIK

Hayatı

Şair ve yazar (D. 13 Nisan 1914, Beykoz / İstanbul – Ö. 14 Kasım 1950, İstanbul). İlk birkaç şiirinde Mehmet Ali Sel imzasını da kullandı. Cumhurbaşkanlığı Ar­moni Orkestrası Şefi Veli Kanık’ın oğludur. Çocukluk yıllarını İstanbul’da geçirdi. 1921 yılında Beşiktaş Akaretler İlkokuluna yazıldı. Daha sonra Galatasaray Lisesinin ilk kısmına nakledildi. 1925 yılında babasının tayini nedeniyle Ankara’ya göç ettiler. İlkokulun son sınıfını Ankara’da, Gazi Mustafa Kemal İlk Mektebinde okudu. 1932 yılında Ankara Gazi Lisesini bitirdi. 1933 yılında İstanbul Üniversitesi Ede­biyat Fakültesi Felsefe Bölümüne girdi. Üç yıl sonra buradaki öğreni­mini yarım bırakarak, 1935 yılında bir süre yardımcı öğretmen olarak çalıştı. Arkasından Ankara’ya döndü, 1936 yılında da memuriyete başladı.

1942-44 yılları arasında Gelibolu’da yedek subay olarak askerliğini yaptı. Askerlik dönüşü, Milli Eğitim Bakan­lığı Tercüme Bürosunda çalışmaya başladı. 1945’te başladığı görevin­den 1947’de istifa ederek ayrıldı. 10 Kasım 1950’de, Ankara’da karanlık bir sokakta yürürken bir çu­kura düşerek başından yaralandı. 13 Kasım’da İstanbul’a gitti. Baş ağrısı şikâyetiyle yatırıldığı hastanede alkol zehirlenmesi teşhisi konularak tedaviye alındı. Cerrah­paşa Tıp Fakültesi Hastanesinde öldüğünde, ölüm sebebinin beyin kanaması olduğu anlaşıldı. Aşiyan Mezarlığında toprağa verildi.

Edebi Kişiliği

Şiire çocuk yaşlarda ilgi du­yan Orhan Veli’nin “Anneme” adlı ilk şiiri, Balıkesir’de çıkan Gençler yolu dergisinin 15 Mayıs 1929 tarihli sayısında yayımlandı. Lise yıllarında, Ankara Erkek Lisesinin yayın organı Sesimiz dergisinde de çalışmaları yayımlanan Orhan Veli, asıl çıkışını yaptığı Varlık dergisinde yaptı. İlk şiirlerin­de Necip Fazılın etkisinde kalan Orhan Veli’nin Garip tarzındaki ilk şiirleri, Varlık dergisinin 15 Eylül 1937 tarihli sayısında yayımlandı.

Bu tarihten itibaren, liseden arka­daş olan üç şair; Orhan Veli Kanık, Oktay Rıfat ve Melih Cevdet Anday birlikte hareket ederek aynı tarzda şiirler yazdılar. Ortaya koydukları yeni tarzın ‘‘garip” bulunması üze­rine anlayışlarını “Garip” olarak ad­landırdılar. Yazdıkları şiiri, yapmak istedikleri işi ortaya koyan bildiriyi Orhan Veli kaleme aldı. Bu bildiri “Garip”başlığıyla Varlık dergisinin 154. sayısında (1 Aralık 1939’da) yayımlandı.

Garip şiirinin çıkış bil­dirisi, 1941 yılında üç arkadaşın ortaklaşa yayımladıkları “Garip” adlı ortak esere önsöz olarak ko­nuldu. Bu eserde Orhan Veli’nin yirmi dört, Oktay Rifat’ın yirmi bir, Melih Cevdet Anday’ın on altı şiiri vardır. Özellikle bu tarihten sonra Garip akımı Türk şiirinde rüzgâr gibi esmeye başladı. Bütün kural­ları bozulmuş, Cumhuriyetin başla­rında planlanan hece şiiri, Garip’in müdahalesiyle tamamlanmamış bir proje olarak kaldı. Garip’in Türk şi­irine gelişi de, gidişi de hızlıdır. İlk başlarda herkesi etkisi altına alan akım daha Orhan Veli’nin sağlığın­da terk edilmeye başlandı. Akım, en önemli işlevini İkinci Yeninin yolunu açarak yerine getirmiş oldu. Yine de Garip hareketi doğ­rultusunda yazılan şiirler, modern Türk şiiri içinde uzun yıllar en geniş okuyucu kesimine sahip oldu.

Orhan Veli’nin, birlikte çıkış yaptıkları arkadaşlarıyla yolla­rı 1945’te ayrıldı. Garip’in ikinci baskısında Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday’ın şiirleri çıkarıldı. Orhan Veli’nin bu davranışı, tek başına akıma sahip çıktığı anla­mına gelmektedir. Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday daha sonra İkinci Yeni akımının etkisine girdi­ler. Fakat son şiirlerinde ilk başta koydukları kuralları esneterek şiir yazmaya başlayan Orhan Veli de tekrar “şairaneye” dönme eğilimleri gösterdi.

Orhan Veli Kanık’ın şiirleri dört dönemde incelenebilir:

  1. İlk şiirleri 1936-40 yılları arasında gençlik eğilimlerini işle­diği; resim ve müzik etkisindeki biçimce hececilere yakın fakat arayış içinde olduğu belli olan 38 şiiri kapsar.
  2. Garip dönemi de dört yıl sürer: 1941-45. “Bu kitap sizi alışılmış şeylerden şüpheye davet edecektir” kuşak bandıyla satılan Garip kitabını da Orhan Veli hazırlar. Bu küçük kitapta küçük in­sanın yaşayışı, aşk, çocukluk, ya­şama sevinci, savaş karşıtlığı ve İstanbul çok işlenen temalardır.
  3. Garip sonrası döneminde şiir eleş­tirileri yayımlar: 1945-49. Küçük öykücüklü şiirlerle birlikte folkloru da işler.
  4. Yaprak dergisi 1 Ocak 1949-15 Haziran 1950 tarihleri ara­sında 28 sayı çıkar. Yarı edebi yarı siyasi bir kavga dergisidir. (Dergi, Orhan Veli’nin ölümü üzerine ar­kadaşları tarafından anısına say­gı olarak “Son Yaprak” adıyla bir sayı daha çıkarıldı.) Memet Fuat’ın şairin başyapıtı saydığı İstanbul’u Dinliyorum şiiri de bu döneme aittir.

1946 yılında ikinci kitabı ‘Des­tan Gibi’yi, 1947’de üçüncü kita­bı ‘Yenisi’ni çıkardı. 1947 yılında, Fransız şiirinden yaptığı tercü­meleri Fransız Şiiri Antolojisinde topladı. 1948’de, Şevket Rado’nun isteğiyle La Fontaine’in Masallarını dilimize kazandırdı. 1949’da, sağ­lığında yayımlanan son şiir kitabı ‘Karşı’yı çıkardı. Ölümünden sonra, eserlerinin yeni basımları Varlık, Can, Adam ve Yapı Kredi yayınla­rınca yapıldı. Asım Bezirci, Memet Fuat eserleri hazırladı. Sözlüklü, açıklamalı, karşılaştırmalı basım­ları yapılmadı. Şiirleri tek kişilik oyunlar biçiminde Müşfik Kenter, Sönmez Atasoy gibi tiyatro sanat­çılarınca sahnede seslendirildi.

Eserleri

Şiir

Garip (Oktay Rıfat ve Melih Cevdet Anday’la birlikte, 1941; yalnız kendi şiirleri, 1945), Vazgeçmediğim (1945), Destan Gibi (1946), Yenisi (1947), Karşı (1949), Orhan Veli Bütün Şiirleri (1951), Çeviri Şiir­leri {1982), Sakın Şaşırma (Seçme­ler) (2002), Bütün Şiirleri (2003).

Diğer Eserleri

La Fontaine’nin Masalları (2 kitap, 1943), Nasrettin Hoca Hikâyeleri (1949), Orhan Veli / Nesir Yazıla­rı (1953), Bütün Yazıları-I (1982), Bütün Yazıları-II (1982), Şevket Rado’ya Mektuplar (haz. Emin Ned­ret İşli, Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday ile mektuplaşmaları, 2002).


Kaynakça

IŞIK, İhsan. Ünlü Edebiyatçılar (Türkiye Ünlüleri Ansiklopedisi. C. 4, s. 239-240). Ankara: Elvan Yayınları, 2013.