Obsesif Kompulsif Kişiliğin Kökleri

Obsesif kompulsif kişiler genellikle temizliğe, dakikliğe dikkat eden, kendilerinden yüksek beklentileri olan, katı ahlaki kurallara sahip, mükemmeliyetçi bireylerdir. Mükemmeliyetçilikleri nedeniyle karar vermeleri gereken durumlarda kalmak, onlar için oldukça zordur. Bu nedenle kararlarını mükemmel seçimden emin olana kadar erteleme eğilimindedirler. Obsesif kompulsif kişilik için bir diğer önemli unsur, kontrolü elinde tutma ihtiyacıdır.

Bu kişilerle günlük hayatta sık karşılaşırız aslında. Belki siz de kişiliğinizin bu yönde olmasından şikayetçisiniz. Peki, kişiliğin obsesif kompulsif yönde gelişmesi sürecinde neler yaşanmakta?

Obsesif kompulsif kişilerin aile geçmişlerine bakıldığında, ebeveynlerinin (ya da bakıcılarının) çok erken yaşlardan itibaren katı bir eğitime başvurduğu görülür. Çocuktan beklenen davranışlar bellidir ve çocuk bu davranışları sergilediğinde ödüllendirir, aksi durumda ise cezalandırılır. Kontrol altında tutulan çocuğun belli bir düzende bir şeyleri yapması beklenir. Çocuk bu durumda yetişkin tarafından sürekli yargılandığını deneyimler. Böyle bir bakıcıyla büyüyen çocuk, süreç içinde pek çok farklı yönden kontrol edilmiştir. Örneğin, belli saatte uyuması ya da yemek yemesi istenmiştir. Cinsiyet rolüne göre davranması beklenmiştir. Küfürlü konuşması ise yasaklanmıştır. Kısaca, çocuğa karşı tutarlı şekilde katı tutum sergilenmiş ve her şey belli bir “standart kontrol” içermiştir.

Çocuğun bu kadar kontrol altında tutulması ise suçluluk yaratacak sözlerle sağlanır. “Dünyada bu kadar aç çocuk varken senin bu yemeği yemiyor olman ne kadar yanlış!” ya da “Senin gibi iyi bir çocuktan daha fazla destek beklerdim.” şeklindeki ifadeler bu duruma örnek olarak verilebilir. Buna ek olarak, kendi ahlaki standartlarını kabul ettirme, bir diğer kontrol altında tutma yöntemini oluşturur. Ebeveyn, çocuğuna kendi ahlaki standartlarını kendi davranışlarını örnek göstererek benimsetir. Yani, ebeveynin davranışları doğruları göstermektedir ve çocuk tarafından benimsenmelidir.

Elbette bu durumun tam tersi bir ebeveynlik de obsesif kompulsif kişiliğin oluşmasına neden olabilir. Çocukluk döneminde yeterli ebeveyn desteği ve ilgisi görmemiş, ihtiyaçları yeterince karşılanmamış kişiler de “aşırı standartlar” geliştirme eğiliminde olabilirler. Bu kişiler, kendi ideal ebeveyn modelini katı ve yüksek standartlarla şekillendirir ve bu modeli içselleştirirler.

Son olarak, obsesif kompulsif kişilerdeki ruhsal çatışma şu şekilde özetlenebilir: Kontrol altında tutulma nedeniyle oluşan kin ve cezalandırılma ya da suçluluk korkusu arasında gidip gelme.


Uzman Psikolog Şeyda SOFUOĞLU’nun yazıları için tıklayınız…