Kısırlık (İnfertilite) ve Obezite Arasındaki İlişki

İnfertilite (Kısırlık) Nedir?

Genel olarak 12 ay boyunca korunmasız düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebe kalamama durumu olarak tanımlanır. Hem kadın hem de erkekten kaynaklanan bir sorun olabilen infertilite, çiftlerin yaklaşık %15’ini etkilemekte ve insidansında her geçen gün artış kaydedilmektedir. Dünya genelinde, 1990 yılı istatistiklerine göre, kısırlık görülen çift sayısı 42 milyonken, bu sayı 2010’da 48.5 milyona yükselmiştir. İnfertilite üreme dönemindeki çiftlerin yaklaşık %10-15’ini etkiler.

İnsülin, over fonksiyonu için önem taşıyan bir hormondur ve obezite fertiliteyi olumsuz etkilemektedir. Hiperinsülineminin obezitede karaciğer fonksiyonlarını bozarak SHBG (seks hormon bağlayıcı globulin-testosteron ve östrojenin taşınmasını sağlar.) düzeylerini azalttığı bilinmektedir. Birçok çalışmada obez kimselerde total ve serbest testosteron düzeylerinde azalma saptanmıştır. Özetle obez hastalarda SHBG ve testosteron seviyeleri azalmaktadır.

Kadın infertilitesi ovulatuar bozukluklar, endometriozis, pelvik adezyon, tubal blok ve endokrinopati gibi birçok nedenden kaynaklanabilir. Ancak en sık tubo-peritoneal patoloji grubu izlenir. Kadınlarda obezitenin erken dönemde ortaya çıkması menstürasyon düzensizliklerine, kronik oligo-anovulasyona ve erişkin yaşta infertiliteye yol açmaktadır. Vücut ağırlığında azalma ile hem doğurganlık hem de sağlıklı bir gebeliğe ulaşma şansının arttığı gösterilmiştir.

Anovulasyonun (Yumurtlamanın Olmaması) En Geçerli Nedeni

Olguların %40’ında santral obezite (bel çevreindeki yağ miktarının fazla olması) ile karakterize polikistik over sendromudur. Obezitenin yardımcı üreme teknolojisi üzerinde olumsuz bir etki gösterdiği, özellikle over stimülasyonunun süresini, oosit (yumurta) ve embriyoların sayısı ve kalitesini, fertilizasyon oranını, embriyo transfer hızını, implantasyon ve gebelik oranlarını olumsuz etkilediği belirtilmektedir. Yumurtlama tedavisi için obezite varlığında diyet ve düzenli egzersiz ilk tedavi seçeneğidir.

Yapılan araştırmakara göre, kilolu olan kadınlarda infertilite görülme sıklığı kilolu olmayanlara göre 3.1 kat daha fazla bulunmuştur.

Yumurtlama ve Doğurganlığı Artırma Yolları

  • Yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenme uygulanmalıdır.
  • Trans yağ ve doymuş yağlar kısıtlanmalıdır.
  • Doymamış yağlar tercih edilmelidir.
  • Rafine ve basit karbonhidratlar yerine bitkisel olanlar tercih edilmelidir.
  • Günlük multi-vitamin ve demir takviyesi alınmalıdır.
  • Fiziksel aktivite arttırılmalıdır.
  • Alkol ve sigaradan uzak durulmalıdır.
  • Kafein alımı sınırlandırılmalıdır.

Erkek infertilitesine etki eden etmenler 

Erkek infertilitesinde en sık neden bozulmuş spermatogenez olup ortaya konmuş patolojilerin yaklaşık %30’unda yardımcı üreme teknikleriyle gebelik sağlanmaktadır. Erkek obezitesinin uyku apnesine, anormal seksüel fonksiyona, hormon değişimlerine, artmış skrotal torba ısısına ve bozulmuş semen parametrelerine yol açabildiği çalışmalarda gösterilmiştir. Yapılan araştırmlara göre, fazla kilolu ve obez erkeklerde düşük sperm konsantrasyonu ve düşük toplam sperm sayısı insidansı daha yüksek bulunmuştur.Yüksek kalorili beslenme alışkanlığı ve azalmış fiziksel aktivitenin sonucu ortaya çıkan obezite ve ilişkili metabolik sorunlar (şeker hastalığı, hipertansiyon, kalp hastalıkları, kolesterol) infertiliteyi de tehdit eder konumdadır.

İnfertilite (kısırlık) konusunda yapılan kadın, erkek ve hayvan çalışmalarının sonucunda, beden kite indeksi arttıkça erkeklerde; sperm kalitesi, sperm motilitesi, testesteron seviyesi gibi parametrelerdeki düşüşler infertiliteye zemin hazırlamaktadır. Aynı şekilde kadınlarda da seks hormonları düzeyleri düşerken, insülin, plazma androjenleri, leptin ve LH gibi parametrelerin yükselmesi de anovulasyona (yumurtlamanın olmaması) neden olmaktadır.

Sonuç olarak obez çiftlerde sağlıklı bir vücut ağırlığına ulaşmak fertilite üzerine olumlu katkıda bulunacaktır. Bu konuda yardım almak için mutlaka bir diyetisyene başvurunuz.