Obezite Cerrahisi Hakkında Merak Edilenler

Obezite Cerrahisi

Obezite, son yıllarda değişen ve gelişen yaşam koşulları ile beraber ciddi şekilde artmaktadır. Bu artışla birlikte obezite tedavisinde cerrahi yönteme başvurma oranlarında artış göstermektedir. Her obez bireye obezite cerrahisi uygulanmaz. Hastanın; vücut kitle endeksi> 40 kg/m² veya vücut kitle endeksi> 35 kg/m² ve bununla birlikte obeziteye bağlı hastalıklar bireyde mevcut ise, hasta ameliyat riskini kabul ediyorsa, daha önce cerrahi dışı zayıflama yöntemleri denenmiş ve başarısız olunmuşsa cerrahi yönteme başvurulmalıdır.

Obezite cerrahisinin çeşitli yöntemleri vardır. Doktor, bu yöntemlerden hangisinin tercih edileceğini hastanın durumuna göre belirler. Cerrahi işlemin etki mekanizması başta mide kapasitesi olmak üzere, besinlerin emilimi ve açlık tokluk mekanizmasını işleten hormonların işlevi ile ortaya çıkar.

Cerrahi işlem öncesi hasta, obezite cerrahisi yapacak olan sağlık ekibi tarafından bilgilendirilmelidir. Öncelikle bireyin beslenme davranışları izlenmeli, beslenme bozukluğu olup olmadığının tespiti yapılmalı ve var olan obezite durumunun kaynağı çok iyi tespit edilmelidir. Cerrahi yöntemin tek başına asla işe yaramayacağı, ameliyat sonrasında kilo almanın mümkün olduğu ve eski yaşam biçimine dönmemek için ömür boyu sürecek doğru bir beslenme alışkanlığı edinilmesi ve kilo yönetiminde gerçekçi hedeflerin konulması gerektiği anlatılmalıdır. Yeterli sıvı tüketimi, doğru besin hazırlama ve pişirme teknikleri; cerrahiden hemen sonra uygulanacak diyet programında sıvı diyetler; besinlere uygulanacak olan süzme, blenderize etme, püre etme gibi yöntemler; öğün planlaması ve gerekli vitamin-mineral takviyeleri konusunda hastaya gerekli beslenme eğitimi verilmelidir.

Obezite Cerrahisi Sonrasında Beslenme

Cerrahi sonrası beslenmede iki amaç vardır. Birincisi, ameliyat sonrası doku iyileşmesinin ve aşırı kilo kaybında kas kaybı değil de yağ kaybının oluşması için yeterli beslenmenin sağlanması. İkincisi, cerrahi sonrasında yiyecek ve içeceklerin; reflü, erken doyma ve dumping sendromu dediğimiz midenin hızlı boşalması ve kaybedilen ağırlığın geri kazanılması gibi durumlara neden olmayacak şekilde tüketilmesini sağlamaktır. Cerrahi sonrasında, diyetisyen tarafından hastada gelişebilecek; kabızlık, diyare, kusma, bulantı, anoreksia dediğimiz beslenme bozukluğu hastalığı, vitamin-mineral yetersizlikleri, uzun sürekli açlık duygusu, saç dökülmesi gibi durumların takibi yapılmalı ve uygun beslenme programı düzenlenmelidir. Cerrahiden hemen sonra gebelik önlenmelidir. Cerrahi sonrası beslenme süreci oldukça yavaş ve az miktarlarla ilerlemektedir.

Beslenmenin ilk basamağında; berrak sıvı diyet dediğimiz et suyu, taze sıkılmış tanesiz meyve suları ve protein destekli içecekler bulunur. Bu beslenme programı ameliyat sonrasında 1-2 gün uygulanır.

İkinci basamak olarak tam sıvı diyet uygulanır; daha kıvamlı ve katı olmayan besinlerin tüketimi sağlanır. Şekerli ve az şekerli sıvı besinler, süt ve türevleri ile süzülmüş çorbalar tüketilir. Ameliyat sonrası 3. gün başlanıp 10-14 gün süre ile uygulanmalıdır.

Püre diyeti; cerrahi işlem sonrası hastaya sıvı diyetlerin ardından 2 hafta süre ile uygulanması gereken, tamamen püre kıvamındaki yiyeceklerdir. Çatalla ezme ve blenderize etme yöntemleri uygulanmalıdır.

Sonrasında küçük parçalı ve yumuşak besinlerin tüketimi sağlanmalıdır. Bu beslenme programı, ameliyat sonrasında 1-1 buçuk ayda başlanıp 2 hafta kadar süre ile uygulanır.

Son olarak katı besinlere geçilir. Hastanın diyetine uygun şekilde, diyetisyenin hazırlayacağı programa göre beslenme sağlanır.

Tüm basamaklarda diyetisyenin belirleyeceği zaman planlamasında ve uygun miktarlarda su tüketimi olmalıdır.

Bu tedavi planlaması, tamamen hastanın durumuna göre ve spesifik olarak diyetisyen gözetiminde, üzerinde düzenleme yapılabilecek bir programdır. Beslenme programında; yine hastanın kendi ihtiyaçları ve tolere edebileceği miktarlar planlanıp uygun porsiyonları düzenli bir plan dahilinde hastanın tüketmesi sağlanır.

Cerrahi uygulanmış hastanın kişisel anlamda ilk olarak 1-2 haftalık sürelerle, daha sonra 1-2-3-6 ve 9 aylık sürelerle randevulu takibe alınıp, biyokimyasal parametreleri, kilo kontrolü ve beslenme durumu izlenir.

Sağlıklı günler dilerim…


Diyetisyen Ayşe ÜNAL‘ın yazıları için tıklayınız…