Oyun, çocukların kendilerini ifade edebildikleri, eğlendikleri, yer yer düşüp ağladıkları ama asla vazgeçemedikleri etkinliktir. Çocukların gelişimlerinin tamamlanması, özgüvenlerinin gelişimi, motor becerilerinin gelişmesi ve desteklenmesi için olmazsa olmazlardandır. Çocukların yetişkinler gibi oturup dertlerini, sıkıntılarını anlatmalarını beklemek biraz ütopiktir.  Çocuklar kendilerini oyunla ifade ederler. Çoğu anne baba, oyunun çocuklarının gelişim dönemleri için ne kadar önemli olduğunun bilincinde olmayabilir. Sadece oyun gözüyle bakıp iyi-kötü hiçbir yararının olmayacağını veya zararının olabileceğini düşünmemiş olabilir. Bu makalede amacım anne babaları bilgilendirmek ve oyun terapisi hakkında küçük bir bilgi paylaşımı yapmak.

İnsanlar neden terapiye ihtiyaç duyarlar? Bunu kendinize sorun. 1 saat sonra bir terapistle randevunuz olsa hangi konu üzerine olurdu? Eminim şu an aklınıza birkaç düşünce geldi bile. “Eşimle anlaşamıyorum, kayınvalidem bana kötü davranıyor, eşim beni hiç anlamıyor…” gibi birçok örnekle bunu uzatmak mümkün.

Biz yetişkin olarak sorunlarımızı ifade edebiliyoruz. Örneğin, “Eşimle anlaşamıyorum ve bu konuda oldukça zorlanıyorum, bu yüzden bir aile terapistiyle görüşmek istiyorum ve randevu alacağım.” dediğimizde problemi açık ve net ortaya koyarız.

Peki çocuklarımız? Onlar da biz yetişkinler gibi bu kadar açık ve net olurlar mı, problem olarak gördükleri şeyleri ifade edebilirler mi? Kuşkusuz hayır. Bu noktada anne baba olarak bize önemli bir görev düşmektedir: Çocuklarımızın farkında olmak. Çocuğum hangi yaş grubunda, gelişim dönemi nasıl ilerliyor, arkadaşlarıyla uyumu nasıl, okuldaki ilişkileri nasıl, aile fertleriyle iletişim kurabiliyor mu? Bunun dışında rutin davranışlarda ki farklılığı yakalamak ve sebebini keşfetmek. Bu farklılık iyi veya kötü olabilir.

Bu sorulara cevap bulmak ve çocuğunuzun problemlerini çözmek için; öncelikle sorunun kaynağına inmeye çalışın. Belki çocuğunuzu zorlar ve bu şekilde neler olduğunu öğrenmek isteyebilirsiniz. Burada doğru-yanlış testi yapmıyorum fakat çocuğunuz siz zorladıkça daha çok içine kapanabilir, sorun yaşasa da size belli etmemek amacıyla her zamanki gibi davranmaya devam edebilir. Bu tamamen çocuğunuzun kişilik yapısıyla ilgili bir konu. Bu yüzden ne iyi bir anne baba olmadığınız için kendinizi ne de sizinle paylaşımda bulunmadığı için kendinizi suçlamalısınız. Şunu da belirtmek isterim ki çocuğunuz eğer sizinle problemini paylaştıysa kesinlikle onu önemsemelisiniz. “Amaaan, buna mı üzüldün, boşver, buna ağlanılmaz, erkek adam ağlamaz!” gibi sözler çocuğunuza zarar verebilir, kendisini değersiz hissettirebilir, çocuğunuz bir daha sizinle hiçbir şeyi paylaşmayabilir. Asıl konumuza dönecek olursak:

Neden Oyun Terapisi?

Çocuklar, “Ben şöyle bir sorun yaşadım ve bu yüzden fobilerim oluştu, altımı ıslatıyorum, kardeşimi kıskanıyorum.” gibi sözler söylemedikleri için oyun terapisi. Çocukların çoğu oyun oynarken toplumsal kurallardan(!) dolayı kendilerini ifade edemiyorlar. Yani kız çocuğu araba oynamaz, erkek çocuk bebekle oynamaz gibi. Bırakın kendisi keşfetsin, kendisi seçsin oyuncaklarını, henüz bunların bilincinde olmayabilir. Oyun terapisinde çocuklar kesinlikle yönlendirilmez ve o ne derse o olur. Bu yüzden yavaş yavaş iyileşme görülür. En az 4.Seanstan sonra aileye çocuklarıyla nasıl oynayabilecekleri gösterilmeye çalışılır ve aile de oyun terapisine dahil edilir.

Oyun Terapisi Hangi Durumlarda Uygulanır?

  • Öfke kontrolü,
  • Kayıp ve yas sürecindeki çocuklar,
  • Anne baba ayrılması veya aile ilişkilerinin bozulması,
  • Travmatik yaşam olayları ve krizler,
  • Davranış bozuklukları,
  • Anksiyete,
  • Depresyon,
  • Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu,
  • Otizm,
  • Akademik, sosyal ve fiziksel gelişim bozukluğu,
  • Öğrenme güçlüğü.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

twenty − eight =