Narsisistik Kişilik Bozukluğu

Narsisizm, kişinin kendisini özel görmesi sonucu ortaya çıkan bir tür kişilik bozukluğudur. Toplum içerisinde zirvede gösterilmek ve övgüyle bahsedilmek, narsisistik kişilik bozukluğu olanlar için önemlidir. Her zaman dikkat merkezi olmak isteyen narsisistler, abartılmış sohbete ağırlık verip kendileri hakkında konuşmaya mecbur hissederler ve kişisel başarılarını abartırlar. Dinleyicilerini etkilemek için hikayelerini süslerler. Kendilerini patronun en güvenilir danışmanı, sınıftaki en esnek ve çalışkan öğrenci, apartmandaki en popüler komşu gibi anlatırlar. Bu söylemler daha iyi bir masal anlatmalarına yardımcı olan küçük beyaz yalanlar gibidir. Ancak gerçekte daha riskli bir amaca hizmet ediyorlar: Başkalarının gözünde yeterince iyi olmadıklarından korkup ideal karakter halini almak gibi.

Üstün bilgilerini sergileme fırsatı yakaladıkları durumlarda, sonucu kendi lehlerine çevirirler. Narsisistler her zaman biraz daha fazla bilgiye sahiplerdir. Diğer herkesten daha karmaşık davranarak, kendilerine göre başarılı yönlerini daha da güçlendirirler. Hırsları sınır tanımıyor.

Özel ve yalnızca en iyisini hak eden seçkin sınıfın bir parçası olduklarına inanmaya eğilimli olurlar. Onlar; ne kadar güçlü olacaklarını, ne kadar güzel olduklarını, ne kadar zengin olduklarını hayal ederler. Ayrıca ‘yüksek statüdeki’ insanlarla ilişki kurmayı tercih ederler.

Bir narsisistin dünya görüşünde sadece ‘kazananlar ve kaybedenler’ vardır. Narsisist kişi; okulda, sporda, ofiste, hatta toplumun her yerinde ve neredeyse her alanda kazanmayı ister.

Narsisistik kişilik bozukluğu için DSM-IV’teki tanı kriterleri şunlardır:

Aşağıdakilerden beşinin (ya da daha fazlasının) olması ile belirli, genç erişkinlik döneminde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, üstünlük duygusu (düşlemlerde ya da davranışlarda), beğenilme gereksinmesi ve empati yapamamanın olduğu sürekli bir örüntüdür:

1. Kendisinin çok önemli olduğu duygusunu taşır. (Örneğin; başarılarını ve yeteneklerini abartır, yeterli bir başarı göstermeksizin üstün biri olarak bilinmeyi ister.)

2. Sınırsız başarı, güç, zeka, güzellik veya kusursuz sevgi düşlemleri üzerine kafa yorar.

3. “Özel” ve eşi bulunmaz birisi olduğuna ve ancak başka özel veya toplumsal durumu üstün kişilerin (ya da kurumların) kendisini anlayabileceğine ya da ancak onlarla arkadaşlık edebileceğine inanır.

4. Çok beğenilmek ister.

5. Hak kazandığı duygusu vardır: Kendisinin özellikle kayırılacak olduğu bir tedavi biçiminin uygulanacağı beklentileri ya da bu beklentilerine uyum gösterme.

6. Kişilerarası ilişkileri kendi çıkarı için kullanır: Kendi amaçlarına ulaşmak için başkalarının zayıf taraflarını kullanır.

7. Empati yapamaz: Başkalarının duygularını ve gereksinimlerini tanıyıp tanımlama konusunda isteksizdir.

8. Çoğu zaman başkalarını kıskanır ya da başkalarının kendisini kıskandığını sanır.

9. Küstah, kendini beğenmiş davranış ve tutumlar sergiler.

Narsisizm rahatsızlığının tedavisi, tüm kişilik bozuklukları gibi psikiyatri kontrolünden geçmektedir. Bu tür bir rahatsızlığı olan kişiler, rahatsızlıklarını kimi zaman kabullenmezler. Narsisizm kişilik bozukluğu olan kişi istediğini elde edemediğinde ya da elindekini kaybettiğine depresyon haline girebilmektedir. Terapiye girmek genelde bu kişiler için zor olabilir çünkü yardıma ihtiyaçları olduğu fikri onlar için aşağılayıcı bir olaydır. Fakat ciddi bir kriz yaşıyorlarsa, kendilerine olan güvenlerini kazanmak ve mükemmel oldukları inancına yeniden kavuşmak için tedaviye gelebilirler. Psikoterapi; başkaları ile ilişkilerinde daha pozitif ve faydalı şekillerde davranmayı öğrenmesi, kendisi ve başkaları hakkında daha gerçekçi düşünceler geliştirmesi açısından faydalı olabilir fakat doktorun hasta ile dengeli bir iletişim geliştirmesi çok önemlidir.