Çocukların namaza daha kolay alışabilmeleri için öncelikle anne-babaların, evlilik öncesi ve hamilelik dönemlerinde namaz ile iç içe olması gerekir. Araştırmalar, kendisine ruh verilen ceninin dış dünyadan gelen uyarıcıları algıladığı ve sinirler yoluyla da annenin davranışlarından etkilendiğini göstermektedir. Çocuklarda namaz bilicinin oluşmasında bilinçaltı oldukça etkilidir. Çünkü ana rahmindeki cenin annenin ahlakından etkilenecektir. Hamile iken namaz kılan, Kur’an okuyan, zikir yapan, dua eden anne adayı, ilerde namaz alışkanlığı kazanan bir çocuğunun olması için bilinçaltını olumlu etkilemiş olur.

“Bilinçaltı aptaldır. Ne söylerseniz, ne düşünürseniz onu doğru kabul eder. Şakadan hiç anlamaz…” der Joseph Murphy.

Çocuklara yedi yaşından önceki dönemlerde namaz kılma konusunda tebliğ yoktur. Bu dönemde namazı sevdirmek için uygun şekilde model olmaya çalışılmalıdır. Çocuklar anne-babalarının neye inandıklarına değil ibadet adına ne yaptıklarına bakacaklardır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) çocuklara, namaz kılarak model olunması gerektiğini şöyle buyurmuştur: “Namazlarınızdan bir pay da evlerinize ayırın…” (Müslim) Çocukların görecekleri yerde namaz kılmak, görsel olarak evde bu atmosferi oluşturmak, namaz sonrasında beraber dua etmek namaz alışkanlığı için zemin oluşturacaktır.

Peygamber Efendimizin (s.a.v.) “Çocuklarınız yedi yaşına gelince namaz kılmalarını emredin…” (Tirmizi) Çocuklara namazı alıştırma süreci olan bu dönem, yedi yaşında başlanıp on yaşına gelindiğinde alışkanlık haline gelmesi şeklindedir. Namaz eğitiminin on yaşına kadar tamamlanması bizden istenmiştir. Aradaki üç yıl Peygamber Efendimizin (s.a.v.) tebliğ sürecindeki ilk yıllarına benzetilebilir. Sevdirmek ve gönüllere hitap etmek…

Namaz alışkanlığı kazandırırken aşama aşama mı yoksa beş vakti birden mi alıştırmak lazım? Namazın sadece farzlarını alıştırmak uygun mu? Bu süreci nasıl yöneteceğiz?

  • Öncelikle çocukların seviyesine göre namazda okuyacakları sure ve dualar yavaş yavaş, kolaydan zora doğru ve bilinçli bir şekilde öğretilmeye çalışılmalıdır.
  • Çocukların kılacağı ilk farz namazı sonrasında ya da namazlarını düzenli olarak kılmaya başladıkları dönemlerde kutlama, merasim yapılabilir.
  • Çocuklara sürekli maddi ödül vermekten kaçınılması gerekir. Namaza başlama hediyesi verilebilir. Bu, çocuğu güdüleyecek ve dış motivasyon sağlayacaktır. Kimi çocuklar buna ihtiyaç duymadan, başarı odaklı olduğundan namaz kılmada zorlanmayacak, ancak kimi çocuklar bu tarz teşvikler ve yüreklendirmeler bekleyecektir.

Neler Yapılabilir?

  • Hayalindeki seccadeyi resmetmesini isteyin ve ona özel seccade hazırlayın.
  • Tedrici yöntem kullanın. Kolaydan zora, parçadan bütüne doğru bir yol izleyin. İlk yıl sadece bir vakit namaz kılmasını (her yıla bir vakit belirleyin) ya da sadece farzları kılmaya başlamasını sağlayın.
  • Direktif vermeden kaçının.
  • Ezana dikkat çekin ve namaz vaktini haber verme görevini çocuğunuza verin.
  • Beş vakit namaza başlayacağı bir tarih belirleyin.
  • Namaz kılma tablosu hazırlayın.
  • Aile içinde dini sohbet ortamı düzenleyin.
  • Evde cemaat oluşturun.
  • Namaz gezileri düzenleyin.
  • Namaz konusunda araştırma ödevi verin.
  • Namazın tüm aşamalarını anlatın.
  • Namaz kılmanın faziletlerini resmedin.
  • Namaz kılmaya en az dersleri kadar önem verin.
  • Haftalık değerlendirme yapın.
  • Arkadaşlarıyla özel toplantılar düzenleyin.
  • Kılamayacağı namazlar için çözüm bulun.
  • Zorlandığında üstüne gitmeyin.
  • Namaz kılmanın küçük miracımız olduğunu öğretin.
  • Ramazan’ı değerlendirin.

Rivayete göre İbrahim (a.s.) bir gün yoldan geçen kervanı durdurur ve onlara bir ziyafet verir. Kervandakiler yemeklerini yedikten sonra İbrahim (a.s)’a teşekkür edince İbrahim (a.s); “Sizden bir şey rica etsem yapar mısınız?” der. Kervandakiler de “Yapabileceğimiz bir şeyse neden yapmayalım.” derler.

İbrahim (a.s) “Sizden bir kere Allah’a secde etmenizi istiyorum” der. Kervandakiler de “O kadar yemeğini yedik, bir kere secdeden ne olacak ki!” derler. Onlar secdeye gidince İbrahim (a.s.) hemen ellerini açar: “Allah’ım elimden ancak bu kadarı geliyor. Ben bedenlerini sana yönelttim, Sen de kalplerini yönelt! Ve gerisini Sana havale ediyorum.” diye dua eder. Cenab-ı Hakk da İbrahim (a.s)’ın duasını kabul eder ve onlara iman kapısını açar.

Alıştırma evresinde ailenin sabırlı olması oldukça önemli. Kimi çocuk daha özveri isteyecek kimisi yapısı gereği daha ılımlı bir yaklaşımla bu süreci sağlıklı yürütebilecektir. Çocukların namaza başlamaları için gereken eğitim verildikten sonra duayı da eksik etmemek gerekir. Bunun en güzel örneğini de İbrahim (a.s)’ın duasında görmekteyiz;

“Ey Rabbim! Beni, soyumdan gelenleri, namazı devamlı kılanlardan eyle! Ey Rabbim! Duamı kabul et! (İbrahim Suresi, 40)


Eğitimci Yazar Rabia KURUNER’in yazıları için tıklayınız…