Müşebbihe

Batıl itikadi mezheplerden biridir. Müşebbihe kelimesi, “teşbih” yani “benzetme” kelimesinden türetilmiş, “benzetenler” manasına gelir. Allah’ı insanlara benzetmelerinden dolayı bu şekilde adlandırılmışlardır. Kur’an-ı Kerimde bulunan müteşabih ayetlerin bazılarında Allah’ın “el”inden, “yuz”ünden, “arş”ından ve “kürsü”sünden bahsedilmektedir. Ayetlerde geçen bu kelimelerin mutlak (zahiri, görünür) manasına bağlı kalanlar; Allah’ın eli, yüzü, gözü, ayağı olduğu gibi görüşler ileri sürmüşlerdir. Böylece Allah’ı insanlara benzettikleri için, Muşebbihe (benzetenler) denen fırka ortaya çıkmıştır.

Müşebbihe görüşü Şia’nın bir ürünü olarak ele alınabilir. İslam dünyasında Allah’ın varlığını cisimlendiren en sapkın gruplardan biri Şia’nın Gulat fırkasıdır. Bu fırkanın kurucusu Abdullah b. Sebe Hz. Ali’yi ilah olarak vasıflandırmıştır. Müşebbihe’de kendi içinde farklı fırkalara ayrılmıştır. Bu fırkaların en sapkını Hişamiye’dir. Kurucusu Hişam bin Salim-el-Cevaliki; “Mabudları cisimdir, sonu ve sınırı vardır. Uzunluk, genşilik ve derinlik sahibidir. O parlak bir ışıktır. Her tarafına ışık saçan yuvarlak bir inci misâli parlayan saf altın gibidir. Rengi, tadı, kokusu vardır. Rab, giden-gelen bir cisimdir. Bâzan hareket eder, bâzan da hareketsiz durur. O, kendi karışıyla yedi karıştır.”

Bağımsız ve sistemli bir fırka olarak tasvir edilmesi mümkün olmayan Müşebbihe, genel olarak bu itikadı destekleyen kişi ve grupları temsil eder.