Gençlik İksiri Mucizevi İçecek: Kefir

Kefir Nedir?

Basit tanımıyla kefir; tanelerinin süte ilave edilmesiyle elde edilen, asidik ve alkolik fermantasyonların bir arada oluştuğu, geçmişi olan, kültüre edilmiş bir süt ürünüdür.

Kefirin gençlik içkisi olarak tanındığı ve su yerine içildiği Kafkasya’da tüberküloz, kanser ve hazım bozukluğu gibi hastalıklara rastlanmaması ve ortalama insan ömrünün 110-130 seneye ulaşması dikkatleri çekmiştir. Yapılan araştırmalarda kefirin bu konuda önemli rol oynadığı saptanmış ve bazı hastalıkların tedavisinde (Mide iltihapları, enfeksiyon, sarılık, iç ve dış urlar, kronik bağırsak iltihapları, egzama, kalbin atardamar ile ilgili hastalıkları, yüksek tansiyon, ishal, kabızlık) başarılı bir şekilde kullanılabileceği görülmüştür.

Hayvanlarda ve insanlarda yapılan araştırmalarda Lactobacillus acidophilus ve L. bulgaricus içeren fermente süt ürünlerinin tüketilmesi ile, mide’ deki koliform grubu organizmaların sayısında düşme, laktobasillerde de artma görüldüğü rapor edilmektedir. Bu raporlar fermente süt ürünleri tüketimiyle, bağırsak florasının yenilendiğini ve bağırsak şikayetlerinin kaybolduğunu vurgulamaktadır.

Kefir, mutasyon ve DNA hasarını azaltarak, kanser oluşumuna zemin hazırlayan enzimlerin (ß-glukuronidaz, nitroredüktaz, azoredüktaz) aktivitelerini düşürerek, kanser yapan maddeleri (mutajen) etkisizleştirerek, kısa zincirli yağ asitlerinin üretimi ve asiditenin artması ile kanserli hücre intiharını (apopitoz) hızlandırarak antikanserojen etki göstermektedir. Son yıllarda kefirin kanseri kontrol etme etkisi üzerine yapılan çalışmalarda olumlu sonuçlar alındığı bildirilmiştir. Kefir ve kefir tanelerinin antikanserojen etkisinin araştırıldığı bir çalışmada, kefirin içerdiği mikroorganizmaların fekal enzim aktivitesini büyük ölçüde azaltması sonucunda, özellikle bağırsak kanseri riskini azalttığı bildirilmektedir. Kefirin bileşimindeki selenyum; E vitamini, katalaz ve süperoksitdismutaz enzimleri ile birlikte hücreler üzerine antioksidatif etki göstermektedir. Bu da antikanserojenik bir faktör olarak değerlendirilmektedir.

Kefirde bulunan laktoz miktarının süte oranla % 30 daha düşük olması ve b-galaktosidaze enziminin miktarının artması nedeniyle laktoza duyarlı kişiler (laktoz intolerans) tarafından rahatlıkla tüketilebilir. Birçok laboratuvar çalışmasıyla laktobasil içeren fermente süt ürünleri tüketildiğinde laktozun bağırsaklarda hidrolizinin artırılabileceği kanıtlanmıştır. Laktoz intoleransı olan kişilerde yapılan bir denemede, kişilere 500 ml düşük yağlı süt verildiğinde karın ağrıları ve ishal semptomları görülürken aynı miktarda yoğurt, kefir ya da asidofilus sütü tüketiminde buna benzer olumsuz herhangi bir belirti görülmemiştir. Bu nedenle fermente süt ürünleri, laktoz intolerant kişiler için formüle edilen diyet içinde yer almalıdır.