Masallar

Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber iken, develer tellal iken; ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, uzak diyarlarda bir çocuk varmış. Çocukluğumuzda hepimiz böyle masallar dinlemişizdir ve hayallerimizde hep uzak diyarlar olmuştur. Kahramanımızın hikayesini hep merak etmişizdir. Acaba nerelere gitti, neler gördü, hangi arkadaşları vardı, başına neler geldi… Nihayetinde masallarımızı mutlu sonla bitirmişizdir.

Hiç düşündünüz mü bu masalların hayatımızı nasıl etkilediğini, bilinçaltımızda neler oluşturduğunu?

Aslında her masalın amacı vardır: Çocuklara doğruları göstermek.

Peki, masallar bu doğruları gösterirken kahramanlar zihnimizde birçok şey oluşturmuş olmadı mı? Elbette oluşturdu. Bize doğruların yanında birçok yanlış düşünceler de öğretti. Bu yüzden masalları dikkatli bir şekilde analiz ederek çocuklarımıza okumalıyız. Çocuklarımızı uzak diyarlara götürürken karamanların güzel mesajlar vermesini sağlamalıyız. Masalları çocuklarımıza okumadan önce kendimiz okumalıyız. Hatalı gördüğümüz noktaları not etmeli; o kısımlara geldiğimizde sorular sorarak masalı çocuklarımızla birlikte devam ettirmeliyiz. Hatta yaratıcılıklarını geliştirmek için masallarımızın sonlarının nasıl olacağına çocuklarımızın karar vermesini sağlayabiliriz. Bu şekilde çocuklarımız, kendilerini masalların içinde buluvermiş olur. Kendi uzak diyarlarında bir hayal dünyaları olur.

Güzel diyarlara giden masallarla kalın, hoşça kalın…

Psikolog Ebru ERKOÇAK