Hem Koruma Kalkanını Hem de Zarar Verme İlkesini Öğrenme Metodu: Mahremiyet Eğitimi

Mahremiyet eğitimi, sanılanın aksine, çocuklara cinsel eğitim vermek demek değildir. Mahremiyet eğitimi, cinsel eğitimden ve kendimizi korumak için edindiğimiz bilgilerden çok daha ötede bir tanımdır. Cinsel eğitim hem fiziksel hem de duygusal anlamda farklılaşmaya başlamış olan yönlerimizi öğrenmek için bir yöntemdir. Aynı zamanda anne babaya çocuklar tarafından sorulan cinsellik ile ilgili sorular da cinsel eğitim sınırlarının kapsamına girer. Ancak mahremiyet eğitimi çok başka bir eğitimdir, daha kapsamlıdır.

Mahremiyet Eğitimi

  • Çocuğun ilk olarak kendisinin sonra da çevresindekilerin özeli olduğunu anlamasına yardımcıdır.
  • Özel alan tanımlaması ile mahrem bölgeleri ve yapılmaması gereken davranış ve yaklaşımları tanımasını sağlar.
  • Diğer insanların özeline saygı duyulması gerektiğini öğretir.
  • Hem bedenen hem de ruhen sınırların çizilmesini ve buna bağlı olarak da bu sınırlar içinde saygı ile yaşanmasını öğretir.

Bu ve buna benzer yararları ile mahremiyet eğitimi hem kendimizi kötülüklerden korumak hem de başkasına zarar verme ilkesini öğrenmek için önemli bir eğitimdir. Geleceğin suçlularını yetiştirmemek adına mahremiyet eğitimi ile ilk adımlar atılabilir.

Özel Alan Algısı Oluşturma

Çocuğun kendini kötülüklerden koruyabilmesi için ilk olarak özel alanını bilmesi gerekir. Bu özel alana; yabancıları ve kötü niyetli insanları yaklaştırmaması gerektiğini öğrenebilmesi için ilk aşama, hangi bölgelerinin özel olduğunu öğrenmesidir. Herkesin kendine ait olan bir özel alanı vardır. Bu özel alanı bilmek sadece kendimizi korumamızı değil, aynı zamanda başkalarının da özel alanına girmememiz gerektiğini bize öğretir. Günümüzdeki taciz ve her türlü istismar gibi durumların artmasının en önemli sebeplerinden biri de özel alan algısının bilinmemesidir. Daha doğrusu zamanında, çocukken öğretilmemiş olmasıdır.

Özel alan algısı nasıl oluşturulur?

  • 2 yaşından itibaren özerklik dönemine girilmesi ile bu özel alan algısı çocuklara öğretilebilir.
  • Özel alan genel olarak cinsel bölgeler olarak tanımlansa da aslında daha geniş bir alanı kapsamaktadır.
  • Kişinin yakınına yaklaşıldığında rahatsız olması da özel alanını ihlal etmektir. Bu sebeple özel alan tanımlaması yaparken kişiye en az bir cetvel uzaklıkta durulması gerektiği öğretilmelidir. Yani “Sana, kolunun uzanacağı bölgeden daha da yakınına girilmesine izin verme!” algısı oluşturulmalıdır.
  • Özel alan algısını daha net anlamak ve anlatmak için çocuğun kollarını açması istenebilir. Kollarını açtıktan sonra kendi etrafında dönmesini sağlayabilirsiniz. Bundan sonraki aşamada ise “Senin özel alanın, işte bu döndüğün zaman ellerinin ulaşabildiği yerdir.” denilebilir.
  • “Sana o mesafeden daha çok yaklaşılmasına izin vermemelisin.” denmeli ve ilk olarak da bu özel alan saygısına ev içinde başlanmalıdır. Evet, yanlış duymadınız. Çocuğun özel alanına anne baba da dahil kimse izinsiz müdahale etmemelidir. Çünkü evde özel alanıma müdahale edebilirler ama dışarıda edemezler algısı, çocukluk zamanında somut ve soyut kavram analizi yapılamadığı için oturmayacaktır.
  • Özel alan kavramının içine sadece vücut girmez. Çocuğun odası, eşyaları, duyguları da bu gruptadır. Çocuğun odasına kapı tıklanarak girilmeli ve eşyaları kullanılmak ya da başka arkadaşlarına verilmek istenirse çocuktan izin alınmalıdır. Aynı şey çocuğu öperken, ona dokunurken, üzerini değiştirirken de geçerlidir. Bu zamanlarda da “Seni öpebilir miyim?” şeklinde izin alınarak çocuğa dokunulmalıdır. Böylelikle çocuğun hem kendine saygısı hem de başkalarına karşı kendisini koruma içgüdüsü gelişsin.
  • Çocuk kendi özel alanını zamanla anlamaya başlayacak ve sonrasında da “Madem benim özel alanım var, o zaman diğerlerinin de özel alanlarına girmemeliyiz.” algısını zihninde oturtacaktır.

Kişiye Özel Durumların Anlatılması

Vücudundaki özel alanları öğrettikten sonra sırada kişiye özel olması gereken olaylar ve durumları anlatmak vardır. Mesela;

  • “Banyoda iken kimsenin içeri girmemesi gerekir.” algısı içinde, anne çocuğun temizliğini sağlıyor ise özellikle de 2 – 3 yaşından sonra artık külot çıkarılmadan banyo yapılmalıdır. Bu şekilde cinsel organların sadece kişiye özel olduğu algılanacaktır.
  • Tuvalet yaparken kapının her zaman kapalı olması gerektiği ve umumi bir alanda iken de kimsenin izin almadan kapıyı açmaması gerektiği tekrarlanmalıdır.
  • Tuvalet eğitiminde kullanılan lazımlık da bu eğitimin bir parçasıdır. Bu sebeple topluluğun bulunduğu alanlarda değil, tuvalet ya da banyoda lazımlık bulundurulmalıdır.
  • 5 yaşından sonra kız çocuklarını anne, erkek çocuklarını baba yıkamaya özen göstermelidir.

Bu kurallara evde ilk olarak anne baba uymalıdır. “Bir şey olmaz o benim çocuğum.” denmemelidir. Çünkü beyindeki kodlamalarda, kişi ayrımı bu yaşlarda yapılamayabilir. Bunun için tuvalette kapı tıklama, banyo yaparken çocuğa yıkanmasında yardımcı olunacaksa ilk olarak izin isteme gibi adımlar evde atılmalıdır. Çocuğa saygının evde başlaması gerektiğini ve eğitimin okulda değil evde başladığını unutmayalım.

Çocuğun Cinsel Organları Üzerinden Şaka Yapmama, Cinsel Organlarını Sevgi Objesi Haline Getirmeme

Aile içinde yapılan en büyük hatalardan biri “nasıl olsa çocuk” zannı ile cinsel organların sevgi objesi haline getirilmesidir. Halbuki cinsel organların, mahremiyetin büyüğü küçüğü olmaz. Bu konuda bilinçlenmek adına hem çekirdek aile içinde hem de akrabalar arasında kimseye izin verilmemelidir.

  1. Çocuğun cinsel organlarına dokunulmamalıdır.
  2. Cinsel organdan öpmek, onu sevmek ve oyun aracı olarak kullanmak gibi hatalar yapılmamalıdır.
  • Şaka bahanesinin ardına sığınarak popoya vurmak, cinsel organı ısırmaya çalışmak birer istismardır. Kim olursa olsun buna izin verilmemelidir. (Anne baba dahil!)

Bebeklik Zamanında Mahremiyet Eğitimi Sınırları

Bebeklik döneminde anneler tarafından yapılan önemli yanlışlardan biri, bezleme sırasında yapılan hatalardır. Cinsel organı ile oynamak, baskı yaparak alt temizlemeye çalışmak, kimi zaman bebeklerin hoşuna gidiyor düşüncesi ile yapılsa da çok büyük bir hatadır. Bu durum mahremiyet ihlalinin yanı sıra çocukluk çağı mastürbasyonuna da zemin hazırlayabilecek bir durumdur. Bu sebeple mümkün olduğunca hızlı şekilde, sadece anne ve bebeğin bulunduğu bir ortamda, oyun haline getirmeden ve fazla sürtünme ve bastırma hareketi uygulanmadan bez değiştirilmelidir.

2 yaşından itibaren artık özerklik döneminde olunduğu için kıyafet değiştirme, banyo yapma, odasına girme, eşyalarına dokunma, kendisine dokunma gibi konularda izin alınarak hareket edilmelidir. Bunun yanı sıra eşyalarını paylaşma konusunda bu dönemde benmerkezci bir yaklaşım sergileyebildikleri için endişeye kapılmamak gerekir. Aksine, saygı ile yaklaşıp ondan izin alınarak eşyaları paylaşılmalıdır.

Çocukluk Dönemi Mahremiyet Eğitimi Sınırları

Artık bu döneme denk gelindiğinde çocuklara özel bir alan ayrılmalı ve bu alana anne baba dahil kimse izin almadan müdahale etmemelidir. Eşyaları, odası, dolabı, oyuncak sepeti, masası gibi her alan onların kontrolünde olmalıdır. Ve izin alarak eşyaların yerleri değiştirilmeli, eşyaları paylaştırılmalıdır. Bu düzen ile okul zamanı geldiğinde de başkalarının sınırlarına saygı duyabilme özelliğini geliştirebilirler. Okulda şiddete meyilli olan çocukları incelediğimiz zaman şiddet göstermelerinin nedenlerinden birinin evde özel alan algısı eğitimi almaması olduğunu görüyoruz.

Bu dönemde mahremiyet eğitimi açısından erkek ve kız çocuklarının mümkün ise odaları, mümkün değilse en azından yatakları ayrılmalıdır. Anne baba ile odanın ayrılması ise 4 yaşından sonraya kesinlikle bırakılmamalıdır. Bu hem özgüven hem de sosyalleşme dönemine gelindiği için bağımsızlığını ve özel alan algısını oturtabilmesi için çocuğun gelişimi açısından gereklidir. Yani bir çocuk, anne baba ile 4 yaşından sonra oda paylaşmamalıdır. Odalar ayrıldıktan sonra da herkes birbirinin odasına kapı tıklatarak girmelidir. Anne baba çocukların odasına girerken izin almalı, çocuklar da anne babalarının odasına girerken izin almalıdır.

Maddeler Halinde Mahremiyet Eğitimini Kısaca Özetleyelim

  • Çocuklar izin alınarak öpülmeli ve bu izin dahilinde onlara dokunulmalı ve üstleri değiştirilmelidir.
  • Özerklik dönemi itibarıyla külot eşliğinde banyo yaptırılmalıdır.
  • Çocuğun odasına girerken izin alınmalıdır.
  • Eşyaları, izin alınmadan değiştirilmemeli ya da kullanılmamalıdır.
  • Mıncıklayarak, sıkıştırarak, üzerinde güç uygulayarak sevilmemeli ve bu şekilde oyunlar oynanmamalıdır.
  • Bez değiştirme, zorda kalınmadıkça, anne haricinde hiç kimse tarafından üstlenilmemelidir.
  • Çocuğun üstü, kalabalık bir alanda, hızlı olma bahanesi ile bile olsa değiştirilmemelidir.
  • Duygularını özgürce ifade edebilmelerine izin verilmelidir.
  • İzin alarak dokunmanın hassasiyetinden bahsetmişken, çocuklara şiddet uygulanmaması gerektiği gerçeğini de atlamadan söyleyelim.

Bu eğitim detayları ile çocuklar, sadece kendini koruma içgüdüsü geliştirmez, aynı zamanda dışarıdaki kişilere de kendisine davranıldığı gibi davranmayı öğrenir. Bu sebeple mahremiyet eğitimi sadece korunmak için değil, bunun yanı sıra “başkasına zarar verme” ilkesini de öğrenebilmek ve uygulayabilmek için vardır.

Farkındalığımızın arttığı yarınlara ulaşabilmek temennisiyle, bir sonraki yazımda görüşmek üzere…


Pedagog Betül Rümeysa DEMİRÖRS’ün yazıları için tıklayınız…