Yale Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hiram Bingham tarafından 24 Temmuz 1911 yılında keşfedilmiştir. O bölgede yaşayan bir çiftçi, 50 cent karşılığında kendisini ilginç kalıntıların olduğu yere götürebileceğini Bingham’a iletti. Bingham bu teklifi kabul etti ve çiftçinin 11 yaşındaki oğlu ile kalıntıların olduğu bölgeye giderek dünyanın en ilginç, yüksek ve muazzam şehrini keşfetti.

Bölge 400 yıl önce terk edilmişti. Sık sık yaşanan depremler ve bitki örtüsünün sıklığı, kalıntıların gömülmesine neden oldu. Geniş araştırmalar ve yapılan kazılar sonucunda yaklaşık yerin 3metre altında bulunan şehir gün yüzüne çıkarılmıştır. Machu Picchu, Peru’daki Huayna Picchu ve Machu Picchu dağları arasındaki bir sırt üzerinde bulunan 15. yüzyıldan kalma bir İnca bölgesidir. Andes’in doğu yamacında, deniz seviyesinden 2430 metre yükseklikte bulunmaktadır. Büyük kompleks, yaklaşık 326 kilometre karelik bir alanı kaplar. Duvarlar, teraslar, evler ve birkaç tapınaktan oluşur. Şehrin duvarlarında kullanılan ve ağırlığı 100 tonu bulan taşların herhangi bir harç malzemesi kullanılmadan, kusursuz bir hesaplama ve işçilikle yapılması, yazıyı bilmeyen İnka halkının matematik ve mühendislikte geldiği şaşırtıcı noktayı bizlere gösteriyor. Machu Picchu’nun 1400’lü yılların ortalarında, İnka Uygarlığının dokuzuncu hükümdarı olan Pachacuti Inca Yupanqui zamanında yapıldığına inanılıyor. Arkeologlar Machu Picchu’nun kraliyet mülkü olarak inşa edildiğini düşünmektedir.

Güneş Tapınağı

Güneş Tapınağı

Machu Picchu’nun ruhani önemini arttırabilecek bir dizi yapılar vardır. Onlardan biri olan “Güneş Tapınağı” ya da Torreón, Cuzco’da bulunan, güneş tapınağına benzer eliptik bir tasarıma sahiptir. Tanrı ve güneşin oğlu olarak kabul edilen İmparator’un, bu tapınağa yakın bir yerde ikamet ettiği düşünülmektedir.

Ana Tapınak & İntihuatana

Bir dizi dini yapılar, sitenin kuzeybatısında, plaja bitişik olarak yerleşmiştir. “Ana Tapınak” olarak adlandırılan binalardan birinde, oyma bir sunak bulunmaktadır. “Ana Tapınak”ın bitişiğindeki bir yapı “Üç Pencereli Tapınak” olarak bilinir ve ritüel olarak kullanılan çok miktarda kırık çanak çömlek bulunur.

Machu Picchu’nun Gizemi

Machu Picchu’daki en büyük gizem, İnca imparatorluğunda bulunan oyma taşlardan sonra Bingham tarafından “Intihuatana” olarak adlandırılan dev bir kaya. Machu Picchu’daki taş, plazanın üstündeki kulelerde, yükseltilmiş bir platform üzerinde durmaktadır. İlk etapta güneş saati olarak kullanıldığı fikri ortaya atılsa da son araştırmalar bu fikri çürütmüştür. Üzerindeki bazı şekiller bu taşın astronomik gözlemler için kullanılmış olabileceğini düşündürmektedir.

İnka’nın yok oluşu

Kaşif Cristof Colomb yeni dünya’yı keşfetmek için İspanya’daki küçük bir limandan gemileriyle yola çıkar. Amerika kıtalarını keşfederek, maceracılara ve işgalcilere buranın kapılarını açar. Francisco Pizarro komutasındaki İspanyollar, Pachacutec’in kurduğu imparatorluğu, İnkaların daha önce hiç görmediği ateşli silahlar, atlı askerler ve bu toprakların hiç tanımadığı çiçek hastalığı ile yıkar. İnka imparatorluğu yıkım sürecine girerken bu canlı şehir terkedilir ve  yaklaşık 600 sene tarihten silinir. İnkalar, şehri korumak ve saklamak için Machu Picchu’ya giden yolları ve geçitleri yok etmişlerdir. Bölge, dağlık ve gür bitki örtüsü ile kaplı olduğu için İspanyollar burayı bulamamıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 + 4 =