Kürşad Ayaklanması

Kürşad Ayaklanması Gerçek mi?

Kürşad ayaklanmasına dair ilk bilgiler 717, 729, 801, 945, 1060 tarihli Çin kaynaklarında bulunmaktadır. Çin tarih yazıcılığında, Çinli olmayan başka milletlerin özel isimleri, yer adları, özel terimleri vb. Çinceye uygun şekilde kaynaklara aktarılır. Bu isimlerin değiştirilme yöntemleri de rastgele olmadığı, belli sistemler kullanıldığı bilinmektedir. Bu nedenle kelimelerin aslını tasarlama ve bulma işi olan “rekonstrüksiyon” (yeniden kurma) yöntemi kullanılarak gerçek isimler tespit edilmeye çalışılmaktadır. Kürşad İsyanındaki kahramanın asıl adı kaynaklarda Chie-shih-shuai olarak geçmektedir. Kür Şad ismi Hüseyin Nihal Atsız’ın Bozkurtların Ölümü adlı romanında kullanması sonucu hafızalara yer etmiştir. Atsız’ın rekonstrüksiyon yöntemi ve çeşitli çalışmalara dayanarak bu ada ulaştığı da söylenmektedir. Ayaklanma esnasında Kürşad’ın yanında kaç kişi olduğuna dair net bir bilgi verilmemektedir. Çin kaynaklarında bu sayı 40 küsür olarak belirtilmektedir.

Ayaklanmanın Nedenleri

Teoman Yabgu’nun Kuzey Asya’da Büyük Türk Hakanlığı’nı kurduğu yıldan, Milat’tan önce 220 yılından, 854 yıl geçmişti. Milad’ın 634. yılında Büyük Türk Hakanlığı mühim bir kriz devresine girmişti. Bu çağda, Büyük Türk Hakanlığı’nın başında Göktürk Hanedanı bulunuyordu. Türklerin en büyük ve an’ananevi düşmanı, Çin İmparatorluğu idi. Göktürk hanedanından gelen 10. Büyük Türk hakanı Çuluk Kağanı Çinliler, bir Çin prensesi olan eşi İçing Hatun eliyle zehirletmişlerdi.

621’de zehirlenerek ölen Çuluk Kağan’ın yerine kardeşi Kara Kağan geçti ve İçing Hatun’la, yani dul yengesiyle evlendi. Kara Kağan, zayıf bir şahsiyetti. Çinli eşinin entrikalarıyla büsbütün yanlış hareketler yapmaya başladı. Üstüste gelen soğuklar ve kıtlık yılları da Türk illerinde büyük zararlar meydana getirdi. Bu durumdan faydalanan Çinliler, kuzeye, Türk ülkelerine büyük bir ordu gönderdiler. Kara Kağan yenildi. 100.000 Türkle beraber Çinlilere esir oldu. 4 yıl Çin’de yaşadı. Kederinden öldü.

Çinliler Kara Kağan’ın yerine Doğu Göktürk prenslerinden Sirba Kağan’ı Türk İmparatoru ilan ettiler. Sirba Kağan, bir kukladan ibaretti. Hayatı 9 yüzyıla yaklaşan Türk devletinin, Çin’e tabi olduğunu kabul etmek mecburiyetinde kaldı. Yüzyıllaraca Çin’in ve bütün Asya’nın efendisi olan Türkler, bu utandırıcı boyunduruktan silkinmek için fırsat gözlüyor, kendilerine bir lider arıyorlardı. Bu lider, ortaya çıkmakta gecikmedi. Bu kahraman, Çuluk Kağan’ın küçük oğlu, İçing Hatun’un üvey oğlu ve Kara Kağan’ın yeğeni, genç bir Türk İmparatorluk prensiydi. Adı Kür Şad‘dı 40 kişilik bir ihtilal komitesi kuruldu ve Kürşad, çeşitli meziyetlerinden ötürü komitenin başbuğ seçildi.

Çinlileri Türk yurdundan kovmak ve Çin’de esir yaşayan Türkler’i kurtarmayı amaç edinen bu ihtilal komitesi başarı kazanırsa, Kürşad hakan olmayacak ve siyasetten çekilecekti. Zira ihtilalin tamamen milli bir gaye ile yapıldığından, hiçbir Türk’ün gönlüne şüphe düşmemesi lazımdı. Kürşad’ın imparator olmak gayesiyle başa geçtiği söylenmemeliydi. Nitekim önce komite üyelerinden birkaçı, Kürşad’ı müstakbel hakan olarak ilan edilmesini teklif etmiş, fakat bu teklif, Kürşad tarafından kesinlikle reddedilmişti. Bunun üzerine, ihtilal başarıya ulaşırsa, Kürşad’ın ağabeyinin oğlu, yani yeğeninin hakan yapılması kararlaştırıldı.

Bu sıralarda Çin’de 18. imparatorluk hanedanı olan Tanglar’dan 2. imparator Li Şih-min hüküm sürüyordu. Li-Şih-min 40 yaşında ve 13 yıldan beri tahtta idi. Çin, 50 milyon nüfusuyla dünyanın en kalabalık devletiydi. Kuzey Çin’de boyunduruk altında yaşayan yüzbinlerce Türk, her an yok edilme tehlikesiyle karşı karşıyaydı.

Kürşad’ın Asıl Planı ve Çıkan Fırtına

Türk ihtilal komitesinin planı şöyleydi: İmparator Li-Şih-min esir edilecek, Türk illerine kaçıralacak, sonra Çin Sarayında esir bulunan Türk ileri gelenleri ve Çin boyunduruğundaki Türk toprakları ile değiştirilecekti. İhtilal başarıya ulaşır ulaşmaz yani Çin imparatoru ele geçirilir geçirilmez, bütün Türkler ayaklanacaklar, rastladıkları Çinli’yi öldürüp istiklal kazanacaklardı.

Çin İmparatoru’nun her gece kılık değiştirerek başkenti Çangan şehrinde dolaştığı, Türkler tarafından haber alınmıştı. Bir sokak baskınıyla İmparator’un esir edilmesi oldukça kolaydı. Ancak bu işin yapılması kararlaştırılan gece, aksi bir tesadüfle, büyük bir fırtına patlak verdi. İmparator sarayından çıkmadı. Kürşad, geciktirilirse ihtilalin duracağından ve Türklerin kılıçtan geçirilmesinden korktu. Akıl almaz bir cesaretle, imparatorluk sarayını basıp İmparatoru silah kuvvetiyle ele geçirme kararını verdi. Arkadaşlarının, Çinlilere kıyas kabul etmez derecede iyi silah kullanmalarına güveniyordu.

Çin Sarayına Baskın ve Türklerin Uyanışı

Gerçekten o gece 40 Türk asilzadesi, Çin imparatorluk sarayını bastı. Saray güvenliğinin dört evresi geçildi. Şiddetli çatışmalar oldu. 40 Türk’ün keskin nişancılığı ve vuruş mahareti üst düzeydeydi. Ancak Çin imparatorunun hassa kuvvetleri çok kalabalıktı. Kürşad, İmparatorun ele geçirilmesine imkan olmadığını anladı. Sarayı terk etmek emrini verdi. Yaya olarak kaçmanın imkanı yoktu. Mutlaka binecek at bulmak icap ediyordu. Sarayı basan Türkler, sokaklarda göze çarpmamak için atsız gelmişlerdi. Sarayın has ahırına giren Kürşad ve 39 arkadaşı, buldukları atlarla kaçmaya başladı. Saraydan ve Çin başkenti Çangan’dan kaçmayı başardılar. Fırtına nedeniyle yükselen Vey ırmağı Kürşad ve 39 arkadaşının kıstırılmasına neden oldu. Yorgun düşen Türkler kalabalık Çin ordusuna karşı mücadele edemedi ve asırlar boyu bir milletin özgürlük simgesi olarak hayata veda ettiler.

Çin’de bu olay ciddi paniğe neden oldu. Türkler arasında baskınla ilgili detaylar konuşuldukça bağımsızlık düşüncesi daha da netleşti. Göktürkler (Bozkurtlar) 43 yıl boyunca savaşıp bağımsızlık elde etmeye çalıştılar. Nihayetinde Kutluk Şad ve Bilge Tonyukuk öncülüğünde II. Göktürk Devleti kuruldu.


Kaynakça

Öztuna, Yılmaz. “Kürşad İhtilali”. Türk Tarihinden Yapraklar. İstanbul: Ötüken Yayınları, 11. Basım, 2016.