Kurban Bayramı ve Beslenme

Kurban Bayramı, ülkemizde her yıl yaklaşık 2 buçuk milyon büyükbaş ve küçükbaş hayvanın kesildiği dört günlük bir dönemdir. Bu kadar basit bir tanımın üzerine sizlere yapılan bir araştırmadan örnek vereceğim. Türkiye’deki çocuklar beslenme ile ilgili mutluluk kaynağını “pasta yemek” şeklinde ifade ederken Afganistan’daki çocuklar ise sırasıyla; “pazardan yiyecek almak, kurban bayramı, yemek yemek, et yemek, pasta yemek, çikolata yemek ve ekmek yemek” olarak belirtmişlerdir. Yılda bir kez et yiyebilen çocuklar mutluluğu kurban bayramı ile ilişkilendirmektedirler. Özellikle Kurban Bayramı’nda et yiyebildikleri düşünüldüğünde Afganistan’daki çocuklar için ‘kurban bayramı” ve “et yemek” ifadelerinin mutluluk kaynağı olarak ifade etmeleri beklentilere uygun bir sonuçtur. Bu durum Kurban Bayramı’nın vesile olduğu mutlulukların en başında gelen somut bir örnekti. Bunun haricinde ise maneviyatına da erişebileceğimiz nice bayramlara…

Gelelim asıl konumuz olan beslenmeye. Ramazan Bayramı’nda olduğu gibi bu bayramda da peşinizi bırakmıyorum. Onu yeme, bunu yeme diye diye size bayramı geçirteceğim. Ama böyle özel günlerin tadına varabilmek için porsiyon kontrolüne dikkat edersek sıkıntı çok olmayacaktır.

Kurban Bayramı’nda şeker ve şekerli besin tüketiminin yanı sıra et tüketimi de artmaktadır. Özellikle şişmanlık, yüksek tansiyon, kalp-damar, mide ve şeker hastalığı olan kişilerin beslenmelerine dikkat etmeleri gerekmektedir.

Etler sindirimi zor olan besinlerdir. Yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki sertlik, hem pişirmede hem de sindirimde zorluğa yol açar. Bu nedenle özellikle mide-bağırsak hastalığı olan kişiler kurban etlerini hemen tüketmemeli, buzdolabında birkaç gün beklettikten sonra, haşlama veya ızgarada pişirme yöntemiyle pişirerek tüketmelidir.

Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için kalp-damar hastalığı, diyabet (şeker hastalığı) ve yüksek tansiyon problemi olan kişiler, Kurban Bayramı’nda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli, kısıtlı miktarlarda et tüketmeli ve aşırıya kaçmamalıdır.

Kahvaltılarda kavurma yerine peynir, zeytin vs. den oluşan normal kahvaltılıkları tercih ediniz. Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıları tercih edebilir veya şerbetli tatlıları porsiyonu abartmadan tüketebilirsiniz. Misafir ziyaretleri sırasında en çok unutulanlardan biri ise su tüketimi. Günlük en az 2,5 lt. su tüketmeyi unutmayın ve hazır içecekler yerine misafirlikte su isteyiniz. Böylece gerekli su tüketimini sağlamış olursunuz hem de fazladan kalori almazsınız. Sindirim problemleri için 2 günlük iki tane sade mineral suyu tüketebilirsiniz.

Bayramın etten ve baklavadan ziyade ilişkilerin güçlendiği, sevdiklerinizle zaman geçirdiğiniz anlar olmasını diliyorum.

Herkese şimdide iyi bayramlar.