Kortizol Yüksekliği Hasta Ediyor

Stres, günlük konuşmalarda sık sık bahsi geçen ve farklı anlamlarda kullanılan “baskı” ya da “gerginlik” diye çevirebileceğimiz bir sözcük. Aslında stres, günlük konuşmalarda kullanıldığı gibi endişe ve sıkıntı anlamına gelmez. Stres, karşılaşılan yeni durumlarda insanın ruhsal ve bedensel sınırlarının zorlanmasıdır. Organizma bu yeni duruma uymak için belli tepkiler gösterir. Buna stres tepkisi denir. Yanlış olarak stres diye adlandırılan endişe, sıkıntı ise organizmada, stres etmenlerine karşı başa çıkamama durumunda gelişen psişik ve fizyolojik değişikliklerdir. Kronik stres, hücrelerde birtakım değişikliklere sebep olur. Uzun süreli stres sadece “kortizol yüksekliği”ne sebep olmamakta, sinir sistemini de olumsuz yönde etkileyerek öğrenme bozukluğundan Alzheimer’a kadar pek çok nörodejeneratif durum ve hastalığa yol açmakta ve pek çok kişinin yaşam kalitesini bozabilmektedir.

Kronik Stres Vücudu Hasta Ediyor

Vücutta stres yanıtı üç aşamada gerçekleşir.

  • Alarm Safhası: Santral sinir sistemi harekete geçer, vücutta savunma sistemleri harekete geçer. Stres kaynağı, sempatik sinir sistemini tetikler.
  • Rezistans veya Adaptasyon Safhası: Adrenal hormonlardan kortizol, norepinefrin ve epinefrin yüksek dozda salgılanmaya başlanır.
  • Tükenme (Bitkinlik) Safhası: Adaptasyon başarılı olmaz ve stres süreklilik arz ederse destek mekanizmaları çöker, immün sistem baskılanır. Kalp, böbrek problemleri ve diğer bazı hastalıklar başlayabilir.

Kortizol Yüksekliği İnsülin Direncine Yol Açıyor

Kortizol hormonu, böbrek üstü bezinde üretilir. Kortizol, protein ve yağı şekere çeviren glikoneogenez yolağını başlatır, yağ ve proteinlerin yıkımını sağlar fakat şeker üretmeye başlar. Karaciğer dışında bulunan aminoasit ve keton cisimlerinin seferber edilmesine neden olan kortizol, hücrelerde insülinin tam tersi etki gösterir. Böylece pankreas beta hücrelerinden insülin salınımını baskılar. Diğer taraftan insülin salınımı üzerine uyarıyı arttırır. Bu etkiler, hiperinsülinemi ve hiperglisemiye neden olarak insülin direncine yol açabilir. Sonuçta kan glikoz düzeyi yükselir ve karaciğerde glikojen (depo şeker) oluşumu artar.

Çalışmalar Ne Diyor?

Rasmond ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada, plazma kortizol düzeyleri ile beden kitle indeksi, bel/kalça oranı ve total kolesterol düzeyleri arasında pozitif yönde bir ilişki saptanmıştır. Başka bir çalışmada ise kortizolün HDL ile olan ilişkisi saptanmış, HDL – kortizol ilişkisinin ters yönlü olduğu hem erkek hem de kadın hastalarda ortaya konmuştur. Diğer bir çalışmada, “kortizol yüksekliği”nin düşük HDL ve özellikle yüksek beden kitle indeki ile ilişki içinde olduğuna işaret edilmiş, artmış kortizol salınımının özellikle obez kişilerde glikoz toleransını ve insülin salınımını bozabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Kortizolün Metabolik ve Fizyolojik Etkileri

  • Gerek çok az gerekse çok fazla kortizol üretimi, tiroid hormonlarının üretimini ve T4’ün T3’e dönüşümünü etkiler.
  • Kortizol, gastrik asit (mide asidi) ve pepsin salgısında artışa neden olur. Bu durum kronikleştiğinde; reflü, ülser ve bağırsak sorunlarına yol açar.
  • Kortizol, barsaktaki kan akımının azalmasına neden olarak çok ciddi sindirim sorunlarıyla karşılaşılmasına neden olur.
  • Üreme sistemini baskılayarak sekteye uğratabilir. Kortizol düzeyi birden yükseldiğinde ya da kronikleşip uzun süre yüksek kaldığında infertiliteye (kısırlık), hatta düşüğe neden olur.
  • Üreme sistemi durduğunda, testosteron hormon düzeyi düşer. Bunun sonucunda, antrenman yaparak formda kalma hedeflerinize ulaşmanız zorlaşır.
  • Artan kortizol ve kronik olarak yüksek seyreden kortizol düzeyi, meydana gelen metabolik düzensizlikten dolayı aşırı açlık ve yeme arzusuna neden olur.
  • İnsülin direncine neden olduğuna dair çalışmalar mevcuttur.
  • Hafif egzersizlerde stresin düşük olması kortizol seviyesini etkilemezken şiddetli egzersizler esnasında stresin maksimal seviyeye çıkması kortizol artışını tetikler.
  • Obezitede kortizol üretim hızı artmaktadır.
  • Osteoblastik aktivite üzerindeki baskılayıcı etkisi nedeniyle kemik kitlesinde azalmaya ve osteoporoza yol açar.
  • Bağ dokuda kollojen sentezini baskılar. Ciltte incelme ve çatlamaya neden olur.
  • Kan basıncının yükselmesine ve yüksek kalmasına neden olur.
  • Antidiüretik (ADH) hormonu negatif yönde etkiler. Elektrolit dengesizliklerine ve su entoksikasyonuna (zehirlenme) yol açar. Su zehirlenmesi, beyin için çok tehlikelidir.
  • Duygu durum bozukluğu, rahatsızlık hissi ve depresyona yol açar, uyku kalitesini düşürür.

Kortizol Hormonu Nasıl Kontrol Altına Alınır?

Hipotalamus bezi ile ilgili sebepler dışında vücuttaki kortizol hormonu tüm hormonlar gibi yağ yapısında olup strese doğal bir yanıt olarak yükselmektedir. Strese bağlı kortizol yüksekliği durumlarında; temiz ve doğal beslenme, düzenli egzersiz, düzenli uyku, kilonun kontrol altına alınması, yağsız diyetlerden kaçınılması, stres kaynağının bulunması ve bertaraf edilmesi ve akupunktur desteği, kortizol seviyelerini düşürmede yardımcı olur.


Uzman Diyetisyen Betül AY YILMAZ’ın yazıları için tıklayınız…


Referanslar:

  • https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26356039
  • http://www.istanbulmedicaljournal.org/sayilar/66/buyuk/73-6.pdf
  • http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/36/863/10959.pdf
  • http://www.ctf.edu.tr/stek/pdfs/47/4711.pdf
  • http://acikerisim.selcuk.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/123456789/3502/422863.pdf?sequence=1
  • http://www.gvntip.com/panel/r_dosya/kortizol(serum).pdf
  • http://www.tibbigenetik.org.tr/portalyonetim12//images/48/Dosyalar/tmp//201837133511.pdf