Çocuk Eğitim Yaklaşımında 19 Altın Kural

Bazen çocukları korkutarak, bazen her dediğini yaparak, bazen kızarak, bazen oyuncaklara boğarak… Ama hep çocuk için iyisini isteyerek ve “Her ne yaptıysak onun iyiliği için yaptık.” düşüncesiyle, çocuklara birçok farklı şekilde yaklaşım ve yetiştirme tarzı çıkıyor karşımıza… Gerçekten de ailelerin iyi niyetinden hiçbir zaman şüphe etmem ancak çocuğa karşı bazı yaklaşım şekilleri var ki fark edilmeden veya iyilik olarak yapıldığı sanılsa da çocukta doğurduğu sonuçlar ileriki hayatında gerçekten birçok olumsuzluğa sebep olabiliyor. Bu yüzden bir uyarıcı konuya daha değinmek amacıyla, maddeler halinde çocuğa karşı yaklaşımları ele almaya çalıştım. Umarım faydalı olur.

1.Anne-baba, çocuklarıyla arkadaş gibi olmamalı. Çocukların zaten arkadaşı vardır ancak bir tane anne-babası olduğu için onlara doyum sağlamalıdır.


2.Çocuklara, onları yaşından büyük gösteren kıyafetler giydirilmemelidir.


3.Çocuğun odasına ve odasının içindeki özel hayatına saygı duyulmalı. Kapısı çalınarak girilmeli, odasına kendisi yokken girilecekse izin istenmeli.


4.Aile; çocuğun yönettiği, çocuk erkil bir aile türü olmamalı. Aileyi idare eden ve kuralları belirleyen anne-baba olmalı ve bu durum çocuğa hissettirilmeli.


5.Anne-babanın “evet”i de “hayır”ı da ortak olmalı. Birbirlerinin dediklerinin aksi olan kararları çocuğa söylememeli.


6.Kısa sürede istediğinizi yapsın diye çocuklar korkutulmamalı. “çabuk uyu, köpek…” , “seni polis amca hapse atar” , “yaramazlık yaparsan doktor amca sana iğne yapar” , “baban işten gelsin, seni söyleyeceğim” , ” yaramaz çocuklara araba çarpar” gibi cümleleri disiplin aracı olarak kullanarak çocukların korkularını fobiye dönüştürebilirsiniz.


7.”Bak teyze kızıyor”, “bak amca bakıyor, ayıplıyor” gibi cümleler çocukların bilinçaltında “hayatına teyzelerin, amcaların karışabilme hakkı olduğu” olarak iz bırakır. Çocuğunuzu uyarırken ne dediğinize dikkat edin!


8.Çocuğunuza karı-koca olduğunuzu hissettirin.


9.Çocuğunuza aşkım-sevgilim demeyin. Kendisini hemcinsi olan ebeveynin yerine koyabilir.


10.Çocuğunuzu dudağından öpmeyin. Gelecekte cinsel hayatı kötü etkilenebilir. Erken yaşta kendinden büyüklere ilgi duyabilir. Özellikle eşinden ayrılan ebeyenler çocuklarına hitapta ve öpücükte kesinlikle daha hassas olmalı çünkü çocuk kendisini eş yerine koyulmuş olarak algılayabilir.


11.Çocuğunuzla aynı yatakta uyumayın. Bebekken aynı odada farklı yatakta yatabilir ancak çok uzun zaman olmadan odasını ayırmak en doğrusu olacaktır.


12.4-7 yaş arasında çocukların mahremiyet eğitimine ağırlık verilmeli. Anne-baba bu konuya hassas yaklaşmalı ve o bedenin çocuğa ait olduğunu, izni ve isteği olmadığı sürece kimsenin ona dokunamayacağı bilgisini çocuğa öğretmelidirler. (Bu konuya ayrı bir makalede değineceğim.)


13.4 yaş itibariyle tuvaletteyken kapının kapatılması gerektiği öğretilmeli, anne veya baba kontrol için bile olsa çocuğun yanına girmemeli.


14.Çocuğun duygularına önem verilmeli, sürekli emir verilmemeli. Bu davranış, ilerde çocuğun da başkalarının duygularına verdiği önem derecesini etkiler.


15.Çocuğunuz size bağlı olsun ama bağımlı olmasın. Sosyalleşmesi için çocuğu kendi hayatına bırakmak lazım. Farklı insanların yanında vakit geçirmesini sağlamak lazım.


16.Çocuğunuzu iyi veya kötü, vasıf olarak kesinlikle etiketlemeyin; “çok zeki, çok hareketli, çok yaramaz, hiperaktif” gibi…


17.Çocuğunuzun yanında tartışmayın, asla kavga etmeyin!.. Bu şekilde davranarak çocuğun ebeveynlerden birinin tarafını seçmesine ve diğerinden uzaklaşmasına, hatta nefret etmesine sebep olabilirsiniz.


18.Çocuğunuza küsmeyin. Çünkü küsmek, arkadaş arasında olur. Ebeveyn küserse çocuk üzerindeki otoriteyi sarsmış olur.


19.Çocuğunuzu mutlu etmek için sürekli oyuncak almanıza gerek yok. Onunla biraz vakit geçirmeniz yeterli. Kendi oyuncağınızı kendiniz üretebilirsiniz. Böylece hem keyifli, hem de akılda kalıcı, kaliteli bir zaman geçirmiş olacaksınız.


Aile Danışmanı Hümeyra YILDIZ’ın yazıları için tıklayınız…