Konstipasyon (Kabızlık) ve Beslenme

Kabızlık, genel popülasyonda sindirim sistemiyle ilgili görülen en sık yakınma olup önemli oranda ekonomik kayba yol açmaktadır. Çünkü kronik kabızlık beraberinde muhtelif doktor ziyaretlerini, özelleşmiş merkezlere sevki, hastaneye yatışları ve cerrahi operasyonları da getirir. Ayrıca osteoartrit (kireçlenme) ve diyabet kadar önemli oranda hastaların yaşam kalitesini, sosyal yaşamlarını ve günlük yaşamdaki performanslarını da etkiler. Kronik konstipasyonun çok çeşitli nedenleri vardır. Nadiren konstipasyon; bazı metabolik (Diabetes mellitus, hipotiroidizm, hiperkalsemi, ağır metal zehirlenmesi), nörolojik veya obstrüktif (tıkanma) barsak hastalıklarının ilk bulgusu olabileceği gibi; daha sıklıkla sık kullanılan bazı ilaçların yan etkisi olarak da ortaya çıkabilir. İkincil nedenler dışlandıktan sonra idiyopatik (nedeni belli olmayan) kabızlık; normal ya da yavaşlamış kolonik geçiş, fonksiyonel dışkılama bozuklukları (pelvik taban disfonksiyonu) veya her ikisine bağlı olarak ortaya çıkabilir.

Konstipasyon, genellikle hastanın barsak fonksiyonlarında anormallik hissetmesidir ve az sayıda dışkılamayla birlikte hastalar alt karın bölgesinde rahatsızlık, gerginlik ve şişkinlik tarif ederler. Türkiye’de %29-40 oranında görülmektedir.  Konstipasyon, Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık’ta yapılan epidemiyolojik çalışmalar baz alınarak; haftada üç ya da daha az dışkılama sıklığı olarak tanımlanabilir. Genel olarak haftada iki veya daha az sayıda dışkılama alışkanlığı konstipasyon olarak tarif edilmekle birlikte, sayı tek başına yeterli bir kriter değildir. Hastaların nerdeyse yüzde altmışı günlük barsak hareketleri normal olmasına rağmen kendilerini kabız olarak sayarlar. Bu hastalar genellikle dışkılamada zorlanma ve tam dışkılayamama hissederler.

Konstipasyon Risk Faktörleri

  1. Yenidoğanlar ve çocuklar

2. 55 yaş üzeri yetişkinler

3. Yakın zamanda geçirilmiş abdominal veya perianal-pelvik cerrahi

4. Gebelik

5. Sedanter yaşam tarzı

6. Fiberden ve sudan yetersiz diyet

7. Polifarmasi (özellikle yaşlılarda)

8. Laksatiflerin kötüye kullanımı

9. Kabızlığa neden olan hastalıklar

10. Bakım hastaları

11. Seyahat

12. Kronik kabızlık öyküsü

2017 yılı Türkiye Kanser İstatistikleri verilerine göre kolon kanseri erkeklerde en sık görülen kanser sıralamasında hem dünya hem de Türkiye’de 3. sırada yer alırken, kadınlarda bu değer dünyada 2. Türkiye’de 3. sırada yer almaktadır. Konstipasyon sorunu çözülmediği takdirde kolon kanserine neden olabilmektedir. Kolon kanserini tetikleyen unsurların başında beslenme düzeni gelmektedir. Özellikle popüler akımla beraber uygulanan beslenme hataları, ileri dönemde kolon kanseri riskiyle karşı karşıya gelmenize sebep olabilmektedir.

Hangi tarz beslenme konstipasyon / kolon kanserini tetiklemektedir?

  • Trans yağların tüketilmesi (Kraker, cips, patates kızartması, hazır kurabiye ve kekler, bisküvi, çikolata ve poğaçalarda trans yağ bulunabilir.)
  • Alkol (fazla miktarda tüketilince bağırsakların iç yapısını bozmaktadır.)
  • Protein tüketimi (fazla miktarda hayvansal proteinlerin (et-tavuk-sakatat-sucuk-salam-sosis-pastırma vs.) tüketimi bağırsaklara zarar vermektedir.)
  • Liften/ posadan fakir beslenme (meyve-sebze ve tahıl grubunun az miktarda tüketilmesi)
  • Bilinçsiz antibiyotik kullanımı (bağırsaklarda ki yararlı bakterilerin sayısını azaltarak bağırsaklara zarar vermektedir.)
  • En önemlisi sıvı /su tüketimi (düşük miktarda tüketilen su dışkının kıvamının sertleşmesine neden olduğu için konstipasyona neden olabilmektedir. )

Konstipasyonu önlemek için neler yapılmalıdır?

  • Bol bol su tüketmek
  • Probiyotik /prebiyotik takviyesi
  • Karın egzersizleri (bağırsak hareketlerinin artmasına yardımcı olur.)
  • Liften zengin besinleri tercih etmek
  • Karbonhidrat, yağ ve proteini dengeli almak
  • Omega 3 takviyesi kullanmak

Özellikle abdominal obezite olan kişilerde konstipasyon sıklıkla görülen bir problemdir. Bu durumda yapılması gereken ilk adım bol bol su tüketilip lif kaynağı olan kuru meyveler (kuru/taze kayısı, incir ) tüketmek ve egzersiz yapmak veya yürüyüş yapmak olabilir. Bu durumda probiyotik takviyesi almanız yapılması gereken en akılcı davranış olacaktır. Eğer ki kabızlık durumunuz çok ileri düzeyde ise doktora başvurmanız gerekebilir. Bu durumda öncelikle bağırsaklarınızın boşaltımı sağlanmalı daha sonra bu adımlar yapılmalıdır. Düzenli beslenmek ve sağlıklı bir vücuda sahip olabilmek için mutlaka bir diyetisyenden yardım alınmalıdır.