Kırmızı (Mor) Lahana’nın İnanılmaz Faydaları

Mor lahana olarak da bilinen kırmızı lahananın kemik ve kalp sağlığına ciddi katkıları vardır. Ayrıca iltihaplanmayı azalttığı ve bazı kanser türlerine karşıda etkili olduğu bilinmektedir. Çiğ, pişirilerek veya yemeklere eklenerek tüketilebilir. Ayrıca fermente edilebilen çok yönlü bir sebzedir.

Besin Değerleri Açısından Zengindir.

Kalorisi düşük olmasına rağmen, kırmızı (Mor) lahana önemli besin değerlerini içerir.

Bir bardak (89 gram) kıyılmış ve çiğ kırmızı lahana aşağıdaki besin değerlerine sahiptir;

  • Kalori: 28
  • Protein: 1 gram
  • Karbonhidrat: 7 gram
  • Elyaf: 2 gram
  • C Vitamini: Günlük alınması gereken C vitaminin % 56’sını içerir
  • K Vitamini:  Günlük alınması gereken K vitaminin % 28’ini içerir
  • B6 Vitamini:  Günlük alınması gereken B6 vitaminin %11’ini içerir
  • A Vitamini:  Günlük alınması gereken A vitaminin %6’sını içerir
  • Potasyum:  Günlük alınması gereken potasyumun % 5’ini içerir
  • Tiamin:  Günlük alınması gereken tiaminin % 5’ini içerir
  • Riboflavin:  Günlük alınması gereken riboflavinin % 5’inin içerir

Ayrıca az miktarda demir, kalsiyum, magnezyum , fosfor, bakır ve çinko içerir.

Güçlü Bitki Bileşimlerine Sahip

Kırmızı lahana, hücresel hasarı önlemeye yardımcı olan harika bir antioksidan kaynağıdır. Bu antioksidanlar; C vitamini, karotenoidler, antosiyaninler, kaempferol ve flavonoidlerdir. 

Araştırmalar gösteriyor ki kırmızı lahanadaki antioksidan seviyeleri yeşil lahana çeşitlerinden 4-5 kat daha yüksektir. Hatta, sebzeler içinde antioksidan seviyesi en yüksek olan en yüksek yiyeceklerden biridir. Aynı zamanda, kalp hastalıkları ve kanserle mücadelede etkili olan kükürt bakımından da zengindir.

İltihaplanmayı Önler

İnsan bağırsağının yapay bir modelinin kullanıldığı çalışmada, bazı kırmızı lahana çeşitlerinin bağırsak iltihabı semptomlarını % 22–40 oranında azalttığı görüldü.

Lahana yapraklarının cilde uygulanması da iltihaplanmayı azaltır. Dizlerini günde bir kez lahana yaprakları ile saran artritli hastaların, dört haftanın sonunda daha az ağrı ağrı hissettiği tespit edildi.

Kalp Hastalıklarından Korur

Kırmızı lahanaya karakteristik rengini veren flavonoid antioksidanlar olan antosiyaninlerin içeriği kalp sağlığını destekler. Antosiyanin bakımından zengin yiyecekler tüketen kadınların % 11–32 oranında kalp krizi riski düşüktür. Kırmızı lahana 36’dan fazla antosiyanin içerir. Bu miktar kalp sağlığı için çok etkilidir.

Kemikleri Güçlendirir

Kırmızı lahana, C, K vitamini; az miktarda kalsiyum, manganez ve çinko içerir. Bu bileşikler kemik sağlığı için çok önemlidir.

Bazı Kanser Türlerine Karşı Koruma Sağlar

Kırmızı lahana, bazı kanser türleri ile mücadele eder, bağışıklık sistemini güçlendirir. Uzmanlar bunun kırmızı lahananın içerdiği sülforaphane ve antosiyaninler sayesinde olduğuna kanaat getiriyor.

Araştırmalar, lahana da dahil olmak üzere sebze alımının kolon kanseri riskini % 18 düşürdüğünü ortaya koymakta. Ayrıca, kırmızı lahana ve diğer sebzelerde bulunan sülfofantanın, kanser hücrelerinin öldürülmesine katkı sağladığı; bu hücrelerin büyümesini ve yayılmasını önlediği belirtilmektedir.

Bağırsak Sağlığını Arttırır

Mor (Kırmızı) lahana, bağırsakların fonksiyonunu arttırır. Lahana bağırsakta iltihabı ve bağırsak mukozitini azalttığına dair veriler bulunmaktadır. Aynı zamanda bağırsakları sağlıklı tutan ve bağırsakların yiyecekleri daha kolay sindirmesini sağlayan iyi bir lif kaynağıdır. Çözünmeyen lif, lahana içindeki lifin yaklaşık % 70’ini oluşturur. Dışkıya yığın ekler ve yemeğin bağırsaklarınızda daha kolay hareket etmesine yardımcı olur, kabızlık riskini azaltır. Kalan % 30 lif, bağırsaklarınızda yaşayan faydalı bakteriler için yiyecek sağlayan çözünebilir elyaftır. Bu dost bakteriler bağırsak hücrelerini besleyen asetat, butirat ve propiyonat gibi kısa zincirli yağ asitleri (SCFA’lar) üretir. SCFA’lar; iltihabın, Crohn hastalığının, irritabl barsak sendromunun (IBS) ve ülseratif kolit gibi bağırsak rahatsızlıklarının semptomlarını azaltır.

Günde 1 litre (946 ml) lahana suyu içmenin, bağırsak ülserlerini 7-10 gün içinde iyileştirdiği belirtilmektedir.