Karşınızdaki İnsan Sizden Neler Bekler?

Karşınızdaki insanın yansıttığı kişiliği kabul edin.

İnsanlar arası ilişkileri bozma açısından geçerliliği kanıtlanmış kesin bir formül vardır. Bu da karşınızdaki insanı değiştirmeye çalışmaktır. Bu durumda en sevdiğiniz insanlar bile bir süre sonra sizden nefret etmeye başlar.

Karşınızdaki kişiye seçim hakkı tanıyın.

Ne kadar geçerli olursa olsun, insanlar sadece kendilerine gösterilen doğruları uygulamaktan rahatsız olurlar. Unutmayalım ki kimse kimseye hayatı reçete edemez ya da gümüş tepside sunamaz. Hayat tecrübelerimizi ve deneyimlerimizi, karşımızdaki istediğinde paylaşmalıyız.

Karşınızdakini asla utandırmayın.

İnsanlar utandırılmaktan nefret ederler. Bu sebeple de olaya yol açan kendi kusurlarını düşünmek yerine; nefretlerini, kendilerini utandıran kişiye yöneltirler. Hatası ne olursa olsun, başkalarının yanında utandırdığınız ve teşhir ettiğiniz kişiyle aranızdaki bütün köprüler yıkılır. Bu kişi size kin besler, hınç duyar.

İnsanların övgü ve onay beklemeye ihtiyacı vardır.

Karşımızdakinin olumlu özelliklerini fark etmek ve bu doğrultuda geri bildirimler vermek onunla iletişimimizi olumlu etkiler. Onların gönlünde ayrı bir yerimiz olur. Günümüzde yanlışları değil, doğruları yakalama anlayışı geçerlidir.

Karşınızdakine, size yardım etme fırsatı verin.

Kendisine ihtiyaç duyulduğunu bilmek, herkesi mutlu eder. İnsanlar güçlerini gösterebilmek ve kendilerini kanıtlayabilmek için çevrelerine ve size bir şeyler verebilme konusunda büyük bir istek duyarlar. Bu fırsatı arada bir sevdiklerimize vermek, bize bir şey kaybettirmez.

Karşınızdakine doğru bilgi verin.

Hangi nedenle olursa olsun, karşınızdakine gerçek dışı bilgi vermeyin. “O nasıl olsa anlamaz.” , “Onun iyiliği için söylemiyorum.” gibi ifadeler, kendimizi kandırmak veya kendimizi savunmak için kullandığımız mekanizmalardır. Eninde sonunda karşımızdaki kişi gerçekleri öğrenecektir. Bilin bakalım öğrenince siz ne olursunuz: Yalancı… İnsanlar yalancıları sevmez. Şeytanla dost olup cehennemin en güzel köşesinde bir köşk sahibi olmak istiyorsanız o apayrı bir mesele…

Karşınızdakini iyi dinleyin.

Bütün insanlar, söyleyeceklerinin önemli ve değerli olduğuna inanır. Karşınızdaki kişiye verdiğiniz değerin en önemli göstergesi, onu dinlemek için ayırdığınız süre ve onu dinleme biçiminizdir. Karşınızdakinin ne söylediğini sürekli keserseniz o da sürekli olarak daha önce söylediklerini tekrar etmeye başlar. Kelimesi kelimesine bilseniz bile karşınızdakinin söyleyeceklerini dinleyin. Sonra onun söylediklerini özetleyerek ona geri bildirimde bulunun. Bu, karşınızdakine inanılmaz bir rahatlık verecektir. Ne de olsa anlaşılmak güzel şeydir. Bir sanatçı ağabeyimiz ne diyor: “Beni anlamadın ya ben ona yanıyorum.” Ne siz yanın ne de karşınızdaki yansın…