Kardeş Kıskançlığına Karşı 22 Çözüm Önerisi

1.Değişiklikleri bebek doğmadan yapın.

Aile içi düzende, bebek için yapılacak değişiklikler önceden tespit edilmeli ve doğum öncesi bu değişiklikler yapılmalı. Örneğin; bebek doğmadan çok önce çocuğunuzla odanızı ayırın.


2.Doğumdan önce diğer çocuğunuzu hazırlayın.

Çocuğunuz eğer bir yaşından büyük ve gelişmeleri anlayabilecek seviyedeyse, doğacak olan bebeğinizle ilgili olarak onunla konuşun. Bebeğin aile hayatında yapacağı değişiklikleri anlatın. Bunları anlatırken yeni düzenlerinin nasıl olacağını ve bu düzene kendisinin nasıl yardımda bulunabileceğine değinin. Bu sayede çocuk, aile içinde ne kadar önemli olduğunu anlayacak ve yeni kardeşini önemseyecektir. Ayrıca çocuğa vereceğiniz ön bilgiler de “kendi bakış açısıyla” karşılaşacağı sürprizleri azaltır.


3.Çocuğunuzla güçlü ilişkiler kurun.

Bebekle ilgili yaşadığınız telaş veya zaman problemleri diğer çocuğunuzla olan ilişkilerinizin zayıflamasına neden olabilir. İlişkilerinizi kuvvetlendirmek için ona sarılın, onunla paylaşın, ona sevgi ifadeleri kullanın, ondan yardım isteyin… Örneğin; bebeğinizin altını değiştirirken diğer çocuğunuzun da katkıda bulunmasını sağlayın. Bu sırada o da yeni alt bezi getirebilir, losyonu tutabilir ya da bebeği eğlendirebilir. Eğer bebeğe veya herhangi birine sarıldığınızda kıskandığını hissederseniz ona da iyice sarılın.

4.İlgiyi paylaşmayı övün ve olumlu hareketlerini takdir edin.

Çocuğunuz, başka şeylerle ilgilenmenize müsaade ediyorsa bu davranışını övün. Gözlemlediğiniz olumlu hareketleri, davranışın tekrarı ve pekiştirilmesi için takdir edin.


5.Yeni bebeğiniz uykudayken veya uyanıkken diğer çocuğunuzla da oyunlar oynayın.

Yeni bebek uykudayken de uyanıkken de diğer çocuğunuzla oyunlar oynayın. Bu oyunlar, çocuğunuzda; bebek olsa da olmasa da anne ve babasının kendisiyle ilgilendiği kanaatini oluşturacak. Böylece çocuğun gözünde bebeğin varlığı tehdit olmaktan çıkıp normalleşecek.


6.İki tarafın da çocuk olduğunu unutmayın.

Birbirleriyle iyi geçinmeleri hususunda bir çocuğunuza olabildiğince hassas yaklaşırken diğer çocuğunuza sorumluluk yüklemeyin. Çocuğa “Sen artık abi oldun.” gibi ifadeleri kullanmak, çözümden ziyade sorun oluşturur. Zira onun da bir çocuk olduğunu unutmamak gerekir.


7.Her bir çocuğunuza özel zaman ayırın.

Tüm çocuklarınıza özel zaman ayırın. Çocuklarınızın sayısının önemi yok çünkü her çocuk biriciktir, sevgiye ve ilgiye muhtaçtır. Bebeğin küçüklüğü diğer çocuğun değil, ebeveynin sorumluluğundadır. Her çocuk yaratılış gereği ilgi ve sevgiyle büyür. 2 yaşındaki çocuk için de 5 yaşındaki çocuk için de bu kural geçerlidir. Göstereceğiniz özel ilgi, çocukların içinde tuttukları duyguları ve problemleri keşfetmenizi sağlar. Böylece ortaya dökülmeden sorunları çözme imkânına erişirsiniz.


8.Şaka yaparak kıskançlığını tetiklemeyin.

Çocuğun tepkisini ölçmek için aileler arasında şakalar yapılabiliyor. Çocuk, olayın gerçekliğini tam kavrayamadığı için sizin söyleminizdeki amacı net algılayamaz. Dolayısıyla bu şakalar çocuğun kıskançlık duygusunu tetikler. “Bence kardeşin daha akıllı.” , “Annen ablanı daha çok seviyor.” gibi şakalar kesinlikle yapılmamalıdır. Bu durum çocukta “Evet, gerçekten onu daha çok seviyorlar.” kanaatini pekiştirir.


9.Ebeveynler arası iş bölümü yapın.

Eğer anne bebekle ilgileniyorsa babanın diğer çocukla ilgilenmesi, kıskançlık duygusunun yüzeye çıkmasını engeller.


10.Empati kurun.

Çocuğunuzun kıskançlığı ortaya çıktığında onun nasıl hissettiğini anlamaya çalışın, bu durumu kendisiyle konuşun; “Bebeğe daha fazla ilgi göstermem hoşuna gitmiyor, biliyorum. Ancak bu durumu idare edebileceğine inanıyorum. Ben işimi bitirene kadar sen de oyuncaklarınla oyna sonra ben de seninle oynamaya geleceğim.” diyebilirsiniz. Çocuklar bazen olumsuz duygularının dahi ebeveynler tarafından keşfedilmesini isterler. Empati yöntemiyle bu olumsuz duyguları törpüler ve çocuğunuzla daha güçlü bir bağ kurarsınız.


11.Zamanınızı iyi ayarlayın.

Bir çocuk için sevgi, kendisine harcanan zamanla doğru orantılıdır. Çocuğunuzla kitap okumak, yemek yemek, oyun oynamak ve onun sorularını cevaplamak için ne kadar zaman harcadığınızı düşünün. Harcanan zamanın ve gösterilen sevginin büyüklüğü ile kıskançlık duygusu ters orantılıdır. Aranızdaki bağı güçlendirmek için çocuklarınızın her biriyle, yalnızca ikinizin yer alacağı oyun zamanları belirleyin. Böylece çocuklarınızın her biri, kendini önemli ve özel hissedecektir. Ayrıca gün içinde onu ne kadar çok sevdiğinizi sık sık tekrar edin.


12.Kıskançlığı olumlu davranışa dönüştürün.

Çocuk dünyanın kendisi için dönmesini ister ancak çocukta bağımsızlık duygusu da çok etkindir. Bu durumda bağımsızlığın bir bedeli olduğunu görmesi gerekmektedir. Kendi kararlarını uygulamayı ve kontrolünü sağlamayı istiyorsa ebeveynlerin tüm dikkatini kendine çekmekten vazgeçmelidir. Kendi isteklerinin gerçekleşmesi için olumsuz tavır sergileyen çocukların bu negatif davranışını, olumlu ve övülmeye değer bir davranışa dönüştürmelerine yardımcı olun. Ona “Biliyorum, seninle ilgilenmemi istiyorsun ancak odanı toplamak zaman alıyor; bana yardımcı olursan seninle oyunlar oynayabiliriz.” , ” Yemeği tek başına ve sorunsuz yersen ben de işlerimi bitirebilirim, bu sayede oyun oynamak için zamanımız olur.” diyebilirsiniz.


13.İlgi sırasının kimde olduğuna saat karar versin.

Çocuklarınız bütün ilgiyi kendilerinde toplamak için mücadele verebilir. Bu mücadelede ebeveyn, her çocuğun isteğini tam anlamıyla yerine getiremez. Böyle durumlarda ilgi sırasının hangi çocuğunuzda olduğunu saatin belirlemesine izin verin. Bu, çocuklarınıza paylaşmayı öğretecektir ve ço­cuklarınız sıranın kendilerine geldiğinde tek ilgilenilen olacaklarını bilmelerini sağlayacaktır.


14.Seçenekler sunun.

Çocuklar arasındaki çekişmeye, kavgaya, öfkeli tavırlara müsaade etmek, çocuklarınıza beraber geçinmeyi öğretmez. Kavgalara izin vermek yerine, çocuklarınıza başka bir seçim şansı sunun. Her ikisi de bir arada geçinebilir ya da geçinemez. Onlara, “İyi geçinerek oyunlar oynamaya devam edin, eğer ikiniz de bu çekişmeye son vermezseniz beraber oynamanıza müsaade etmeyeceğim.” , “Kavgaya son verip anlaşamadığınız takdirde size mola cezası vereceğim.” diyebilirsiniz. Seçim yapma alışkanlığı edinmelerini sağlayın. Bu sayede kendi hayatlarının kontrolünün onlarda olduğunu hissettirirsiniz ve kendi kararlarını nasıl vereceklerini öğretmiş olursunuz.

Not: Mola yöntemi, cezadan ziyade disipline etme ve sorunlu ortamdan uzaklaştırma yöntemidir. Bir sandalye veya oda kullanılır. Saat, belirlenmiş bir süreye kurulur (örneğin, her yaş için bir dakika) ve saat çalana kadar çocuğun o noktada beklemesi söylenir. O noktadan ayrılırsa durması gerektiği anlatılarak saat tekrar kurulur ve baştan başlanır.


15.İyi geçinmenin ne olduğunu tanımlayın.

Çocuklarınız uyumlu bir biçimde oynadıklarında veya herhangi bir konuda mutabık kaldıklarında direkt olarak bu davranışlarını takdir edin. Böylece sizin “iyi geçinmek” ile ne demek istediğinizi daha net anlayabilirler. Onlara, “Birlikte, uyumlu bir biçimde oyunlar oynamanız çok güzel bir şey, aferin.” , ” Bu yemeği paylaşmanız benim çok hoşuma gitti, sizi çok seviyorum.” diyebilirsiniz.


16.Farklı yaşlardaki çocukların anlayış farkının çok olduğunu unutmayın.

4 yaşındaki bir çocuk ile 5 yaşındaki bir çocuğun ihtiyaçları ve çözümleri farklıdır. Onlara aynı çözüm yöntemi ve iletişim tarzıyla yaklaşmamamız gerekiyor.


17.Dedikodulara karşılık vermeyin.

Çocuklar, ebeveynlerinden takdir görmek için birbirleri hakkında dedikodu yaparlar. Yapılan dedikoduya göre hareket ederseniz aradaki çekişmeyi körüklersiniz. Bu şikayet ve üstünlük mücadelesi oyununa, “Anlaşamamanız beni çok üzdü.” diyerek son verin. Hiç dedikodu yapılmamış gibi davranın. Tehlikeli bir iş ile ilgili dedikodu yapılmış olsa bile bu tehlikeli işi sonlandırabilir ve dedikodu hiç yapılmamış gibi davranabilirsiniz. Çocuğunuza başka (okul, diğer aile üyeleri, öğretmen vb.) birileri ile ilgili sorular sorarak da dedikodu yapmasına izin vermeyin.


18.Çocuğunuz diğerlerinden hoşlanmadığında sinirlenmeyin.

Kardeşler arası rekabet ve kıskançlık mutlaka olacaktır. Bu, insanın doğasında vardır. Bu duruma sinirlenerek çocukların bunu koz olarak kullanmasına, yanlış öğrenmelerine izin vermeyin. İyi geçinmeyi takdir ederek ve ödüllendirerek sürtüşmeleri asgari düzeye çekin. Kavgayla son bulacak rekabetlere de izin vermeyin.


19.Kin tutmayın.

Çekişmeler sona erdikten sonra çocuklarınıza onların eskiden düşman gibi olduklarını hatırlatmayın. Temiz bir sayfa açın ve onların bu sayfada kalmalarına yardımcı olun.


20.Çocuğunuzu kardeşiyle ya da diğer çocuklarla kıyaslamayın.

Çocuğunuza, “Keşke ablan gibi cömert olsan.” ya da “Neden kardeşin gibi rahat duramıyorsun?” gibi cümleler kurmayın. Bu cümleler çocuğunuzda, “Anne ve babamın istediği gibi biri olamayacağım.” kanaati oluşturur. Bu söylemler kıskançlık duygusunu tetikler.


21.Cezalandırmayın.

Kardeş kıskançlığı, kardeşler arası rekabet ya da ilgiyi üzerine çekmeye yönelik olumsuz davranışlarda çocuğunuzu cezalandırmayın. Bu tür durumlarda uygulanan fiziksel ve duygusal şiddet sorunu daha da büyütmektedir.


22.Taraf olmayın.

Tartışmalar olduğunda kesinlikle taraf tutmayın. Bu davranış diğer çocuğun “sevilmiyorum” veya “onu daha çok seviyorlar” gibi düşünmesine ve bu kanaatin güçlenmesine yol açar.


Diğer çocuk yazıları için tıklayınız…