Kimi toplumlarda el üstünde tutulup tüketilmiş kimi toplumlarda ise yöneticiler tarafından yasaklanan bu içeceğin öyküsü, Güney Etiyopya’nın yüksek yaylalarında yetişen yabani kahve bitkisi ile başlamıştır. Çok eski zamanlarda yerli halk zaman zaman bu bitkinin unundan ekmek yapıp tüketmişlerdir. Kahvenin tarihteki ikinci durağı Güney Etiyopya’dan sonra Yemen’dir. Osmanlı’ya gelişi ise kesin olarak bilinmemekle birlikte 1. Selim’in kahveyi Mısır Seferi’nden sonra İstanbul’a getirdiği söylenmektedir. O dönemde ticaret yoluyla Mısır ve İskenderiye’den Eminönü’ne gelmekte idi. Doğu’nun Batı’ya kültür hediyesi olarak eski tarihlerde sunduğu kahve, günümüz dünya ticaretinde petrolden sonra ikinci büyük kalemdir.

Kahve ile ilgili Roma’da yayınlanmış bir hikayede; Manastırlı bir çoban artık hayvanlarının geceleri uyumadığını, delice koşturup hoplayıp zıpladıklarını gözlemlemiş. Bu durumu manastır idarecisine anlattığında ise ertesi gün, gün boyu hayvanların otlanırken ne yediklerini incelemişler ve daha önce bilmedikleri koyu kırmızı-mora çalan tanecikli bir bitkiye rastlamışlar. Bu bitkiyi kaynatıp kendileri yediklerinde ise gece boyu neşeli ve canlı kalırlar, uykuları gelmez. O vakitten sonra idareciler belli zamanlarda manastırda gece ibadetleri ve gece işlerinde bu bitkinin meyve suyunu yaparak tükettiklerini ve bu sayede uyku ihtiyacı hissetmediklerini söylemişlerdir.

Kahve Ağacı

Kahve ağacının kırmızı kirazı andıran küçük meyvesinin içinde 2 adet çekirdeği bulunmaktadır. Ağaç dikildikten 3 yıl sonra meyve vermeye başlar ve 30-40 yıl aralıksız meyve verir. Nemli ortamı sever ve düzenli yağış alan tropik bölgelerde yetişir. Dünya kahve üretiminde Brezilya, Kolombiya ve Endonezya ilk üçtedir. Kahve çekirdekleri ayrılarak kısmen kurutulur ve su oranı azaltılır. Kahve çekirdeklerinin kavrulması ile karakteristik aroması oluşur. Günümüzde dev tanklarda tohumların ıslatılıp bekletilmesiyle erimeyen kahve çekirdekleri ayrılır ve çok koyu acı kahve bu sayede elde edilir. Fakat Gold kahve dediğimiz kahve en makbul olanıdır ve kahve çekirdeklerinin düşük ısıda işlenmesi ve dondurularak kurutulması işlemi ile elde edilir. Bu sayede çok koyu renkli ve acı olmaz.

Kahve Çeşitleri:

Türk kahvesi: Telvesi ile ikram edilen tek kahve çeşididir. Türk kahvesi denilmesinin nedeni hazırlama ve pişirme metodunu Türklerin keşfetmesidir. Diğerlerine göre daha yumuşak içimli, kıvamlı ve aromatiktir. Kaynatılarak içilen tek kahvedir. Kendine özgü enfes kokusu ve köpüğü ile diğer kahvelerden kolaylıkla ayrılabilir. Sağlıklıdır çünkü telvesi dibe çöktüğünden tüketilmez böylece fazla kafein alınmamış olur.

Mırra: Şanlıurfa’ya özgü birkaç kez demlenerek hazırlanan acı kahvedir.

Espresso: Makine ile hazırlanan İtalyanlara özgü acı kahvedir.

Cappuccino: Espresso ve su buharı ile köpük haline getirilmiş süt ile hazırlanan kahve.

Eskiye göre iş ve yaşam koşullarının ofis, ev, binalar gibi daha kapalı alanlarda olması ile kahve tüketimi 20. yüzyılın vazgeçilmezi olmuştur.

Peki kahvenin sağlığımıza etkileri nelerdir ve kahveyi ne kadar tüketmeliyiz?

-Kahve çekirdekleri; karbonhidrat, yağ, protein, su ve mineral içermektedir. Ayrıca kafeik asit vb. asitler de içermektedir. Kahve çekirdekleri her 100 gr üründe yaklaşık 6 gr posa içerirler; bu nedenle bağırsak sağlığına yararlıdır.

  • 1 fincan kahve (yaklaşık 150 ml) 50-120 mg kafein içermektedir. Yüksek doz kafein vücutta toksik etkiye neden olabileceğinden günlük kahve tüketimi, sağlıklı ve yetişkin bireyler için 2-3 fincanı geçmemelidir.

-Kahve diüretik etkisi olan bir içecektir. Fakat günlük düzenli kahve tüketimi olan bireylerde bu etki azalmaktadır.

-Kahve dengeli tüketiminde metabolizma hızını artırmaktadır. Mide asidi ve safra kesesi işlevlerini düzenlediği gibi bağırsakların peristaltik hareketini de hızlandırmaktadır.

-Son yapılan klinik çalışmalarda dengeli kahve tüketiminin kan basıncını artırdığı (tansiyonu yükselttiği) görüşü artık desteklenmiyor. Dolayısıyla sağlıklı yetişkinlerde ılımlı kahve tüketimi kalp sağlığına zarar vermemektedir.

-Gebe kadınlarda metabolizma hızı yavaşlayacağından vücudun atık maddeleri uzaklaştırması da belli oranda yavaşlamaktadır. Yani kahve ile vücuda alınan kafeini vücuttan uzaklaştırmak zaman alacaktır ve kafein de tıpkı alkol gibi plasenta yolu ile bebeğe geçmektedir. Bu nedenle sağlıklı gebelerde günlük 2 fincan kahve (yaklaşık 200 ml kafein) tüketimi idealdir.

-Kahvenin içerdiği antioksidan öğeler sayesinde vücudu çeşitli hastalıklardan koruyucu yararlı etkileri vardır. Yapılan çalışmalar dengeli kahve tüketiminin vücuttaki serbest radikalleri azalttığı yönünde veriler sunmaktadır. Antioksidan kapasitesi sayesinde Alzheimer hastalığına karşı koruyucudur.

-Çeşitli araştırmalarda dengeli kahve tüketiminin diyabet gibi birçok kronik hastalık riskini azalttığı yönünde veriler mevcuttur.

-Zayıflama diyetlerinde sağlıklı yetişkin bireylerde günlük 2 fincana kadar kahve önerilmektedir. Böylece metabolizma hızını yaklaşık %10 artırmış oluruz. Ancak makine kullanımı ya da Türk kahvesi tüketilmesi daha yararlı olacaktır. Böylece hazır ambalajlardaki kahvelerin içerdiği katkı maddelerini almamış oluruz.

-Spor öncesi tüketimi daha uzun süre antrenman yapma ve vücudun daha çok enerji harcamasını sağlar. Spor öncesi kahve tüketimi bireylerin performansını yaklaşık %15’e kadar artırmaktadır. Ayrıca kafein algı düzenleyici etkisi sayesinde spor öncesi tüketimi idealdir. Egzersiz performansını artırır ve daha kaliteli bir spor yapma imkanı sağlar. Bu anlamda en iyi şekilde faydalanabilmek için kremasız, yağsız ve şekersiz tüketimi sağlanmalıdır. Gün içinde tüketilen kahvelerin az kavrulmuş ve fazla sert olmaması gerekirken spor öncesi tüketilen kahvenin sert ve iyi kavrulmuş olması en iyi performansı sağlayacaktır.

  • Yararlı etkilerinin yanında aşırı doz tüketimi bireylerde kalp çarpıntısı, dikkat dağınıklığı, anksiyete ve bağımlılığa neden olabileceğinden kontrollü tüketilmelidir.

-Çocuklarda, gebelerde, tansiyon hastalarında ve ileri yaştaki bireylerde dikkatli ve kontrollü tüketilmelidir.

Sağlıklı günler dilerim…


DYT. AYŞE ÜNAL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

eighteen − four =