Kadınlar Neden Aldatır?

Bu zamana kadar her seferinde “Erkekler neden aldatır?”sorusunun cevabı aradık ve halen de arayama devam ediyoruz. Fakat son zamanlarda aldatan kadınların oranı, aldatan erkeklerin oranına yaklaşmıştır. ABD’deki araştırmalara göre eşini aldatan kadınların oranı yüzde 15, erkeklerin oranı ise yüzde 22’dir. Evlilik terapistleri de kadınlardaki aldatma oranının yüzde 50’ye yaklaştığı görüşünde hem fikir olunca bu hafta “Kadınlar neden aldatır?” başlığını konu almak istedim.

Kadınlar Neden Aldatır?

Öncelikle kadının aldatma öyküsüne aile yapısını irdelemekle başlanmalıdır. Çünkü aldatma davranışının altında çocukluk döneminden kalma bir travma olma olasılığı yüksektir. Hayatı boyunca güçlü bir baba modelinin eksikliğini hissetmiş olan bir kadın, eğer evlendiği erkekte de bu güçlü baba modelini bulamazsa, eşini kendisi için bu gücü temsil eden kişilerle aldatabilir. Ya da çocukluğu boyunca ancak flörtöz davranışlarla babasının ilgisini üzerinde tutabilmiş birisi evlilik hayatında da erkeklerin ilgisini onlarla flörtöz bir durumda olunca çekeceğini düşünür. Çocuklukta anne baba ilişkilerindeki eksiklikler, kusurlar ve yoksunluklar çok temel rol oynayabilir. Eşi tarafından arzu edilmediğini hisseden bir kadın öz saygısını onarmak için aldatmaya başvurabilir. Öte yandan aldatmanın altında yatan bir sebep de “yakınlık ve şefkat arama, kendini biricik görme” isteğidir.

Sonrasında günümüzde kadının eğitiminin artması ve iş yaşamında daha aktif rol almasıyla toplumdaki “Erkek aldatır ama kadın aldatmaz!”  şeklindeki önyargı yıkılmıştır.

Kadınlar, erkeklere kıyasla daha duygusal varlıklardır. Duygusal boşluk yaşadığı bir dönemde birinin kendisini özel hissettirmesi ve onu değerli kılması, kadını aldatmaya itebilir. Bu gibi durumlarda toplumun yaklaşımı hep etkili olmuştur. Nitekim toplumumuzda “Erkektir yapar, erkeğin elinin kiri…” gibi erkeğin aldatmasını meşru gösteren yaklaşımlar mevcuttur.

Günümüzde ise “Mutsuz olmazsa aldatmaz.” cümleleri de kadının aldatmasını meşrulaştırma yolunda kullanılmaktadır. Bunlara ek olarak da diziler, programlar ve magazinsel haberler aracılığıyla verilen subliminal mesajlar, aldatmayı olağan bir durum olarak göstermektedir.

Ne var ki aldatma onur kırıcı, ciddi bir travmadır. İhanete uğrayan kadın ya da erkek için yaralayıcı ve kabullenilmesi güç bir durumdur.

Evliliklerde aşkın, sevginin bitmesi kabul edilebilir bir durumdur fakat bunu aldatmayla sonuçlandırmak kabul edilebilir bir eylem değildir. Bu durum, kişinin öz saygısını da yok etmekte olup aldatılan kişi kadar aldatan için de travmatik bir durumdur.

Ne Yapılmalı?

Aldatılan veya aldatıldığını düşünenlerin sorunu görmezlikten gelmek yerine eşiyle bu durumu paylaşması ve konuşması gerekir. Aldatıldığını düşünen eş “Benimle eskisi gibi ilgilenmiyorsun, ilişkimizde sorunlar var, başka birisi olabileceğini hissediyorum, böyle bir sorun var mı?” şeklinde eşiyle konuşmalıdır. Bu dönemde en sağlıklı yol, bir evlilik veya eş terapistinden yardım alınmasıdır.

Mühim olan, ilişkileri bu denli çıkmaza sokmadan yaşayabilmek ya da ilişki için yapılabilecek bir şey kalmadığına inanıldığında ilişkiye son verilmesidir.

Farkındalığınız ve ışığınız daim olsun…