İlhan BERK

Hayatı

Şair (D. 18 Kasım 1918, Manisa – Ö. 28 Ağustos 2008, Bodrum). Gerçek adı İlhan Birsen’dir. Annesinin adı Hesna, babasının adı Veli. Babası aslen Karamanlı; okuma yazma bilmemesine rağmen Manisa’da muakkiplik (takipçilik) yapan biriydi. Annesiyle babası çocukken ayrıldılar. Küçük İlhan’ı annesi ve ağabeyleri büyüttü. İlhan Berk, İstanbul Pertevniyal Lisesinde altı ay okuduktan sonra İzmir Öğretmen Okuluna geçti; daha sonra Balıkesir’e taşınan bu okulu orada bitirdi. Giresun’un Espiye bucağında iki yıl öğretmenlikten sonra askere gitti. Askerliğini İstanbul’da yedek subay olarak yaptıktan sonra Edirne’ye atandı. Bir süre de burada öğretmenlik yaptı. Daha sonra Ankara’ya giderek Gazi Eğitim Enstitüsü Fransızca Bölümünü bitirdi (1945). Zonguldak, Samsun ve Kırşehir ortaokullarında Fransızca öğretmenliği yaptı (1945-55). Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü yayın bürosunda çevirmen olarak çalıştıktan (1956-69) sonra emekliye ayrılarak Bodrum’a yerleşti. İlhan Berk’in Cenazesi 29 Ağustos Cumartesi günü ikindi namazında Bodrum Adliye Camisi’nde kaldırıldı, Bodrum’daki Türbe mezarlığında toprağa verildi.

İlk şiirleri, Manisa Halkevinin çıkardığı Uyanış dergisinde çıktı (1935). İlk kitabını aynı yıl yayımladı. 1955 yılına kadarki döneminde ürünlerini; Servetifünun-Uyanış, Ses, Yığın, Yeryüzü, Kaynak, Yeditepe (1940-50) dergilerinde yayımladı. Bu dönemde Walt Whitman ve Nazım Hikmet etkileri şiirinde belirgindir. Bu dönemin verimleri olarak İstanbul, Günaydın Yeryüzü, Türkiye Şarkısı ve Köroğlu kitapları sayılabilir. Bu kitaplarda yer alan şiirleri bugün İlhan Berk denilince akla gelen kişiliği temsil etmekten uzaktır. Yine de bu kitaplarda bile özgün İlhan Berk şiirine ait unsurlar vardır. Bunlar görselliğin ön planda olması, daimi konuşma edasının bütün şiiri kat etmesi ve şairin dünya görüşünün belirsizliğidir. İlhan Berk, kendisini Marksist saydığını pek çok defa belirtmiş olsa da, şiirine, hatta ilk dönem şiirinin konularına bakarak bunu anlamak mümkün değildir. Kendisinin Marksist olup olmadığı tartışılabilir fakat şiirinin bir ideoloji veya dünya görüşüne yaslandığını söylemek zordur. Genel olarak iyimser ve hümanist bir havası vardır şiirlerinin. Adeta mutluluğun şiiri peşindedir.

İlk dönemini şiir ortamında fazla ilgi uyandırmadan, fazla tanınmadan geride bırakan İlhan Berk, daha sonra İkinci Yeni akımına katıldı ve kırk yaşında çıkardığı Galile Denizi’yle hem önceki şiiriyle bağlantısını sona erdirmiş hem de yeni gelen akımın en aşırı örneklerinden birini ortaya koymuş oldu. Şaşırtıcı olan bir şey, İkinci Yeni şairleri genellikle kendilerini bu akımdan saymazken, sonradan gelip bu akıma katılan İlhan Berk’in kendini bu akımdan saymanın da ötesinde İkinci Yeninin sözcülüğünü üstlenmiş olmasıdır. İlhan Berk, sadece şiirini değil, poetikasını da İkinci Yeni akımının ortaya çıkış şartlarına göre geliştirdi ve çok uzun süre anlamsızlığı, estetizmi ve deneyciliği savundu.

İlhan Berk’in “anlamsız şiir” yazıları ve bunlara karşı başkaları tarafından yazılan yazılar bir araya getirilse kitap ebadında bir toplam elde edilmiş olacaktır. İkinci Yeni şairleri çok fazla tartışma yapmamıştır. Edip Cansever, Ülkü Tamer ve Ece Ayhan zaten pek fazla eleştiri, deneme ve tartışma yazısı yazmamıştır. Sezai Karakoç, Cemal Süreya ve Turgut Uyar’sa İkinci Yeniyi üstlenerek taraf ve tavır yazıları yazmayı kabul etmemişlerdir. İlhan Berk, İkinci Yeni ve anlamsızlık savunmasında yalnızdır. Bu yalnızlık, günümüze kadar devam etmiştir. İlhan Berk de böylece anlamsız şiiri savunan İkinci Yeni şairi olarak şöhret kazanmıştır.

Bugün modernist şiirin aşırı uçlarında gezinmekle tanınan İlhan Berk, İkinci Yeni akımına katılmadan hemen önce çıkardığı Günaydın Yeryüzü (1953) kitabıyla 142. maddeden kovuşturmaya uğramıştı. Kendi şahitliğine göre ilk döneminde Yahya Kemal ve Nazım Hikmet’ten etkilenerek şiire giren İlhan Berk, destanlar yazmaya çalışırken neden anlamsız şiiri savunan, aşırı uçlarda gezinen, kelimelerle ve hatta harflerle şiir yazmaya çalışan, yer yer Dada ve gerçeküstücülükle bağ kuran bir şaire dönüştü? Bu sorunun cevabı henüz nesnel bir şekilde verilmiş değildir. Şimdiye kadar hakkında yazılan incelemeler genellikle şairin ilk dönemi ya da ilk dönemiyle sonraki dönemi arasındaki geçiş üzerinde değil, daha çok sonraki döneminde kazandığı kişilik ve sahip olduğu tavır ile ilgilidir.

İlhan Berk şiiri için hepten “anlamsız” denilmesi yerli yerinde bir tespit olmayacaktır. Mutlak anlamda özgün, baştan sona modernist bir şiiri olduğu da söylenemez. Çünkü yakın zamanda çıkan bazı incelemelerde de tespit edildiği gibi, gelenekle de ilişki kurmuş bir şairdir. Özellikle iki tür şiirinin anlamı çok da kapalı değildir. Bu iki türün birincisi lirik şiirlerdir. İlhan Berk’in lirik şiirleri üzerinde nedense çok fazla durulmamıştır; fakat aslında son dönemin en dikkate değer lirik şiirleri arasında İlhan Berk’in şiirleri de vardır. Bu şiirler genellikle soyut bir erotizmle yüklüdür ve kelime seçimi itibariyle özgündür. Galile Denizi kitabından “Eleni’nin Elleri”, “Saint-Antoine’ın Sevişme Vakti” ile Çivi Yazısından “Siz Ne Güzeldiniz Benimle Bilemezsiniz” bu tür şiirler arasında sayılabilir.

İlhan Berk’in şiirlerinin anlamca çok da kapalı olmayan diğer bir tür şiiri ise tarihsel veya edebi kişilikler üzerine yazdığı şiirlerdir. Özellikle Galile Denizi kitabındaki “Sait Faik”, “İvi Stangali” ile Deniz Eskisinden “Ölü Bir Ozanın Sevgili Karısını Görmeye Gitmek”, “İbn-i Hacer Heytemi’ye Göre Bir Ulunun Hayatı Üstüne Konuşmalar” bu tür şiirlerinin önde gelenleridir.

Aynca İlhan Berk’in şiirindeki coğrafya, tarih ve nesne ilgisi son derece dikkat çekici olup özellikle 1980’lerde ortaya çıkan postmodern arayışlara ilham kaynağı olmuştur.

İlhan Berk, Kül (1978) adlı kitabıyla 1979 Türk Dil Kurumu Şiir ödülünü, İstanbul Kitabı’yla 1980 Behçet Necatigil Şiir Ödülünü, Deniz Eskisi’yle (1982) 1983 Yeditepe Şiir Armağanını aldı. Güzel Irmak (1988) kitabıyla Simavi Vakfı Edebiyat Ödülünü Ferit Edgü’yle paylaştı. Şiirin Gizli Tarihi, Histoire Secrete de la Poesia adıyla Fransızcaya (1991); şiirlerinden bazıları Poemas (1992) adıyla; Güzel Irmak, Rio Hermoso (1995) adıyla; İstanbul, 1988’de Estambul adıyla İspanyolcaya çevrildi.

Şiirleri, Yapı Kredi Yayınları’nda önce üç cilt olarak (Kült Kitap, Eşik, Aşk Tahtı, Akşama Doğru), sonra tek cilt olarak (Toplu Şiirler) basıldı.

Eserleri

Şiir

  • Güneşi Yakanların Selamı (1935)
  • İstanbul 1939-47 (1949)
  • Günaydın Yeryüzü (1952)
  • Türkiye Şarkısı (1953)
  • Köroğlu (1955)
  • Galile Denizi (1958)
  • Çivi Yazısı (1960)
  • Otağ (1961)
  • Mısırkalyoniğne (1962)
  • Aşıkane (1968)
  • Şenlikname (1972)
  • Şiirler (1975)
  • Taş Baskısı (1975)
  • Atlas (1976)
  • Kül (1978)
  • İstanbul Kitabı 1947-80 (1980)
  • Kitaplar Kitabı (1981)
  • Deniz Eskisi (1982)
  • Şiirin Gizli Tarihi (1983)
  • Delta ve Çocuk (1984)
  • Galata (1985)
  • Güzel Irmak (Şairin Kanı ile birlikte, 1988)
  • Pera (1990)
  • Dün Dağlarda Dolaştım Evde Yoktum (1993)
  • Avluya Düşen Gölge (1996)
  • Ev (1997)
  • Şeyler Kitabı (1997)
  • Çok Yaşasın Sayılar (1998)
  • Eşik 1947-1975 (Toplu Şiirler I, 1999)
  • Aşk Tahtı 1976-1982 (Toplu Şiirler II, 1999)
  • Akşama Doğru 1984-1996 (Toplu Şiirler III, 1999)
  • Şeyler Kitabı (2002)
  • Toplu Şiirler (2003)
  • Kuşların Doğum Gününde Olacağım (2005)

Antoloji

  • Başlangıcından Bugüne Beyit Mısra Antolojisi (1960)
  • Aşk Elçisi (1965)
  • Dünya Edebiyatından Aşk Şiirleri (1968)
  • Dünya Şiiri (1969)
  • A. Rimbaud’un Seçme Şiirleri (1982)
  • Gerçeküstücülük (2005)

Otobiyografi

  • Uzun Bir Adam (1982)

Günlük

  • El Yazılarına Vuruyor Güneş (1983, gen. bas. 1992)
  • İnferno (1994)

Deneme

  • Şifalı Otlar Kitabı (1982)
  • Şiirin Açık Tarihi (1984)
  • Şairin Toprağı (1992)
  • Logos (1996)
  • Poetika (1997)
  • Kült Kitap (1999)
  • Ben İlhan Berk’in Defteriyim (2004)

Söyleşi

  • Kanatlı At (1994)

Çeviri

  • Bellac Apollonu (J. Giraudoux, 1950)
  • Seçme Şiirler (1962)
  • Yerma (1962)
  • Seçme Kantolar (E. Pound, 1969)
  • Illuminations (1971) (A. Rimbaud)
  • Bernardo Alha’nın Evi (Loca, 1981)
  • Asılı Eros (şiirler, 1996)

Kaynakça

IŞIK, İhsan. Ünlü Edebiyatçılar (Türkiye Ünlüleri Ansiklopedisi. C. 4, s. 91-92). Ankara: Elvan Yayınları, 2013.